maddi tazminat taleplerinin söz konusu olup manevi tazminat taleplerinin bulunmadığını belirterek kazaya sebep olan ------------ plakalı araçların trafik kaydına haciz uygulanmasına, müvekkilleri için fazlaya aît maddi tazminat hakları saklı kalmak üzere şimdilik anne ------ baba ------maddi tazminat ile anne ------baba ----- kardeş ---- manevi tazminat------------ taleplerinin davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Ltd Şti'den alacaklı bulunduğu, söz konusu Mahkeme ilamı gerğince lehe hükmedilen alacaklarıtı tahsili amacıyla davacı/borçlu alyhine takip işlemine başlandığı, davacı/borçluya Ödeme emri 03.08.2017 tarihinde tebliğ edildiği, ödeme emrine karşı yasal süresi içinde her hangi itiraz ve beyanda bulunulmadığı, kesinleşen alacak nedeniyle yasal takip dosyasını borçluya ait tespit edilen araçlarına Kayden haciz işlemi uygulandığı, bu aşamada davacı/borçlu tarafından açılan işbu menfi tespit davasında, davacı taleplerinin yerinde olmadığı, ödeme iddiasının yerinde olmadığı, takip tarihi itibariyle ödeme yapıldığı iddia edilen borç konusu Senet aleyhine Menfi tespit davası açılmış olup, dava hebüz kesinleşmediği, Müvekkili ...Davacı/borçlu firmada 1994 /2008 yılları arasında tüp dağıtım elemanı olarak çalıştığı, söz konusu işyerinden yasal ödemelerinin ödenmemesi üzerine 2008 yılında işten ayrıldığı, yasal haklalrının talep ve tahsili için İsatnbul 9 İş Mahkemesinin 2008/841 E., 2011/263 K sayılı...
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2021/505 Esas KARAR NO: 2023/494 DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 20/08/2021 KARAR TARİHİ: 06/07/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi....
Dava konusu olayda davacı bu şekilde bir iddia da bulunmuş ve 12/05/2009 tarihli sözleşmeyi ibraz etmiş ise de yukarıda belirtilen borcun üstlenilmesine ilişkin usule uyulmaması nedeniyle geçerli bir borcun nakli sözleşmesi bulunmadığından borcun nakledildiğini kabul etmek mümkün değildir. Bu yönüyle de değerlendirdiğimizde de davacı ...'in talepte bulunma hakkı bulunmadığından ... yönünden de davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacıların menfi tespit istemine gelince; davacı bu konudaki talebini açıklamış ve hem İİK'nun 72. hem de 89. maddeleri gereğince talepte bulunduğunu beyan etmiştir. Davacı ... yönünden değerlendirdiğimizde; kendisine karşı bir takip yapılmadığı, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki takipte haciz ihbarnamesi tebliğ edilmeden davalının beyanda bulunduğu, dolayısıyla İİK'nun 89/2. Maddesi gereğince herhangi bir işlem yapılmadığı, netice itibariyle 89/3....
A.Ş. ile ... hakkında 03/06/2013 tarihinde 37.500,00 TL alacağın tahsili amacıyla 03/06/2013 tarihinde başlatıldığı, ilamsız icra takibi olduğu, takibin dayanağı olarak 4 adet çekin gösterildiği; İcra Müdürlüğü tarafından borçlu şirketin adresine 23/08/2013 tarihinde haciz işlemi için gidildiği, adreste hazır olan şirket yetkilisi ...’in “içerideki malların İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasında 14/08/2013 tarihinde satıldığını” bildirdiği, “haczi mümkün mal olmadığı” hususunun haciz tutanağına yazıldığı ve haczin yapılamadığı görülmüştür. 6102 sayılı TTK'nın 560. maddesinde; “(1) Sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar....
Maddesi uyarınca yönetici, kat maliklerine karşı aynen bir vekil gibi sorumludur, yönetici, kat maliklerini temsil ederken TBK'nun 504. Maddesi hükmü uygulanacağından, kat --- tarafından yöneticiye kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisi verilmediği ispat edilmedikçe, bu tür bonolar nedeni ile yöneticiliğin sorumluluğu söz konusu olmayıp, TTK'nun 778. Maddesi yollaması ile bonolar hakkında uygulanması gereken aynı kanunun 678. Maddesi gereğince bonoyu imzalayan bonodan şahsen sorumlu olur....
Tarafların tazminat istemleri yönünden yapılan değerlendirmede ise, davanın davalı lehine neticelenmemesi nedeniyle davalının, takibin haksız olduğu açık ise de kötüniyetli olarak başlatıldığı ispatlanamadığından da davacının tazminat isteminin ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN KABULÜ ile, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takibi ve Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takibi nedeniyle DAVACININ DAVALIYA BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, her iki icra takibinin davacı yönünden iptaline, 2-2004 sayılı İİK'nın 72/5. maddesi uyarınca, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takibi ile Konya . İcra Müdürlüğü'nün ......
Yani gerçeğe aykırı beyanda bulundum. ...uzun yıllar domates tüccarıydı. Benim tanışıklığım ondandır. Halbuki daha sonra öğrendiğim kadarıyla dolandırıcı ve mafyavari işler yapan bir kişiymiş. Köyden bir çok kişinin halen alacakları vardır. Gerekirse bunların isimlerini veririm, Benim olayla ilgili bilgim görgüm bundan ibarettir. Benim yanımda senet alıp vermediler. Senetlerin konusu geçti. Zira... 'ün bir kaç tane evini satıp borcunu ödemesini ...istiyordu. Ben senet konusunda daha sonra duyduğum kadarıyla baskı ile ben...'den senet aldığını duydum. Ancak görmedim. ...kendisi sahte ya da bozuk tohumları satar. Karşı taraftan senet alır. Tohumlar bozuk çıkınca iade edildiğinde senedi iade etmez. Bu şekilde karşı taraf hakkında icra takibi yapar..." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı ... talimat yoluyla alınan beyanında; "...Ben davacı ...'ün eşiyim. 2017 yılında ...Tohumculukta muhasebe işlerine bakmaya başladım....
Bu durumu öğrenebilmesi ve yasağa rağmen çek hesabı açmaması (ÇekK m. 2/1) veya çek defteri vermemesi (ÇekK m. 2/3) için bankalara hem araştırma yükümlülüğü getirilmiş hem de çek hesabı açmak veya çek defteri almak isteyen kişiye yasaklı olmadığına ilişkin beyanda bulunma zorunluluğu getirilmiştir. Doktrinde bankaların basiret ve özen yükümlülüğü olarak adlandırılan bu araştırma ve belgeleri özenle inceleme yükümlülüğünü yerine getirmeyen bankanın çek hamiline karşı TBK'nın 49. Maddesine göre sorumlu tutulması gerekir. Banka müşterisine çek hesabı açmak suretiyle gayrinakdi kredi kullandırabilmektedir. Bu halde banka kendi varlığından kredi vermemekte ve kredi riski de 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 3/3. Maddesi uyarınca, karşılığı olmayan her çek yaprağı başına ödeme yapmakla yükümlü olduğu tutarla sınırlı olmaktadır. Buna karşın banka müşterisi bu çek yapraklarını kullanarak menfaat temin etmektedir....
Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/367 E., 2021/158 K. sayılı kararı ile resmi belgede yalan beyanda bulunduğu gerekçesi ile ceza aldığını, şirketin resen tasfiye edildiğini bilerek davacı şirket yetkilisinin eldeki davayı ve bir çok davayı şirket adına kötüniyetle açtığını, davacı şirketin senet karşılığı borcunu bir şekilde ortadan kaldırmak için, senet karşılığı borcunun olmadığını iddia ettiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 3. Gerekçe ve Sonuç: Bölge Adliye Mahkemesinin 16/02/2022 tarihli ve 2021/497 E., 2022/389 K. sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ 1. Temyiz Yoluna Başvuranlar: Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2....


