Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalı ... aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek, davalı borçlunun dava konusu miras yoluyla gelen taşınmaz hisselerini diğer davalı annesi ... ile kardeşi ...’e devretmesine ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın dayanağı olan takibe yapılan itirazın iptaline ilişkin davada, davalı ...’in davacı bankaya borçlu olmadığının belirlenerek davanın reddine karar verildiği ve bu kararın da kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı temyiz talebinin reddine dair verilen ek kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalı borçlu... aleyhine davacı müvekkil adına ... İcra Müdürlüğü'nde 2014/867 sayı ile icra takibi yapıldığını, takibin semeresiz kaldığını, davalı borçlunun haciz talebinden sonra dava konusu taşınmazı diğer davalı ... devrettiğini devrin muvazaalı olduğunu belirterek tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, taşınmazın satışını internet üzerinden öğrenerek emlakçı vasıtasıyla satın alındığını dava konusu yeri davalının iş yeri olarak kullandığını, taşınmazın üzerindeki haciz bedelini ve taşınmaz değerini diğer davalıya banka yoluyla ödediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda;davanın kabulüne dair verilen kararın davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 21/11/2018 gün, 2016/4705 E- 2018/11070 K sayılı ilamında; “ ..... çekte vade olmamakla birlikte ticari hayatta çeklerinde bono gibi vadeli kullanıldığı bilinen bir gerçektir. Davalı 3. kişiler ... ve ...'...
Öyle ki dava, davacı banka tarafından davalıya kullandırılan krediler nedeniyle üzerinde ipotek tesis edilen ve daha sonra davacı bankaca borca mahsuben satın alınan taşınmazlar hakkında açılan tasarrufun iptali davası neticesinde tasarrufun iptaline karar verilmesi üzerine davacının dava dışı kişiye ödemek zorunda kaldığı bedelin tahsiline yöneliktir. Bu haliyle hukuki temeli itibariyle dava konusu takibe dayanak alacak davacının selefi olan bankanın dava dışı kişiye yaptığı ödeme tarihi ile doğmuştur. Zira alacağın dayanağı daha önce sözleşme hükümlerine göre ipotek yoluyla artık tahsil edildiğinden, bu kez ise davacı bankaca borca mahsuben satın alınan taşınmazlar hakkında açılan tasarrufun iptali davası neticesinde tasarrufun iptaline karar verilmesi üzerine davacının dava dışı kişiye ödemek zorunda kaldığı bedel yönünden davalının sebepsiz zenginleşmesi temelinde olduğu açıktır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “tasarrufun iptali” davasından dolayı bozma üzerine direnme yoluyla; Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 25.06.2013 gün ve 2013/128 E.- 2013/263 K....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki "tasarrufun iptali" davasından dolayı, bozma üzerine direnme yoluyla; İstanbul (Kapatılan) 27....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki “tasarrufun iptali” davasından dolayı, bozma kararı üzerine direnme yoluyla İzmir 5....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “tasarrufun iptali” davasından dolayı, bozma kararı üzerine direnme yoluyla İzmir 8....
Söz konusu kararda, eski hukuka göre mümkün ve geçerli olan muvazaa ve nam-ı müstear iddialarının, Medeni Kanun'un yürürlüğünden sonra taşınmaz mallar hakkında dinlenip dinlenemeyeceği tartışılmıştır....
müstear hadiselerinde, meselenin bir istihkak ve mülkiyet davası niteliğini geçemeyeceğinden, ne resmi senet, ne de şekil meselesinin bahse konu olamayacağı, meselenin akitte ve isimde muvazaayı kapsamına alan TBK'nin 19.maddesi kapsamında düşünülmesinin kanunun amacına uygun düşeceğine, değinildikten sonra sonuçta, ... müstear davalarının dinlenebilir ve yazılı delil ile ispatının mümkün olduğuna, hükmolunmuştur. İçtihadı Bileştirme kararlarının konularıyla sınırlı, sonuçlarıyla bağlayıcı bulunduğu tartışmasızdır. ... müstear için düzenleme getiren 1947 tarihli kararın, teminat amacıyla temlike dair inanç sözleşmelerini kapsadığı da kuşkusuzdur. Uygulamada anılan sözleşmeler gerek özü, gerek işleyişi açısından ,genelde muvazaa, özelde ise ... müstear başlıkları altında nitelendirilegelmektedir....


