Dava, İİK’nin 277 ve devamı maddeleri uyarınca tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Hemen belirtmek gerekir ki 6100 sayılı HMK’nin 2. maddesinde asliye hukuk mahkemelerinin görevi düzenlenmiş olup buna göre dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Diğer taraftan bilindiği üzere İİK'nin 277. ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır....
Taraflar arasındaki “ tasarrufun iptali” davasından dolayı, bozma kararı üzerine direnme yoluyla Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesince (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) verilen 21.04.2016 tarihli ve 2015/747 E., 2016/340 K. sayılı kararın bozulmasına ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.03.2021 tarihli ve 2017/17-2702 E., 2021/237 K. sayılı kararının, karar düzeltme yoluyla incelenmesi davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd....
İş Bankası ile akdedilen sözleşmenin tarihinin (16.06.2011) tasarrufun iptali talebine konu olan taşınmazın devredildiği tarihten (16.04.2010) sonraya tekabül ettiği dikkate alındığında, tasarrufun iptali için gereken yasal şartlar oluşmadığından, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, dava konusu tasarrufun, borcun doğumundan önce olduğunun mahkemece tespit edilmesine göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 8,20 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 23.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Dava, İİK.nın 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Bu davaların görülebilmesi için genel dava koşullarının yanında, borçlu hakkında kesinleşmiş bir icra takibinin bulunması ve her dava koşulunda olduğu gibi bu koşulun kararın kesinleşme aşamasına kadar varlığını devam ettirmesi gereklidir. Bu tür davalar icra takibine bağlı davalar olduğundan, dava devam ederken borcun ödenmiş olması ya da borçlu hakkında yapılan icra takibinin işlemden kaldırılması halinde dava konusuz kalacaktır. Somut olayda, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında Elazığ 4....
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davalardan maksat, tasarrufun butlanına hükmetmekdir. Aynı yasanın 283. maddesinden de anlaşılacağı üzere iptal davası sabit olduğu takdirde, alacaklı davaya konu mal üzerinde cebri icra yoluyla hakkını alma yetkisi elde eder. Davanın konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü kişi üzerindeki tapu kaydının düzeltilmesine yer olmadan, başka bir anlatımla tapunun iptali ve tesciline gerek kalmadan o taşınmazın satışını istiyebilir. Somut olayda dava konusu tasarrufun, borçlu ile yakın akrabaları (oğlu ve damadı) ve borçlunun durumunu bilebilecek kişiler arasında yapılmış olması nedeniyle iptale tabi tasarruf kabul edilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir. Ancak bu tür davalar ayni dava olmayıp şahsi hali doğuran davalardır....
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; borçlunun borcu karşılayacak başka gayrimenkullerinin bulunduğu ve aciz içinde bulunmadığı ayrıca dava konusu taşınmazın cebri ... yoluyla da üçüncü şahıslara satıldığı anlaşılmakla davacının davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Asliye Hukuk Mahkemesinin) 2010/330 E. 2013/92 K. sayılı tasarrufun iptali davasında verilen 21.09.2010 tarihli ara karar gereğince teminat karşılığında ihtiyati haciz konulduğunu, şikâyetçinin taşınmazı üzerindeki takyidatlarla beraber devir aldığı tarih olan 22.07.2011 tarihinden bu yana tasarrufun iptali davasından haberdar olduğunu, şikâyetin süresinde olmadığından reddi gerektiğini, şikâyetçiye ve (...’ten) üzerindeki yükümlülüklerle beraber taşınmaz hissesini satın alan diğer hissedarlara tasarrufun iptali davasının ihbar edildiğini, bazı hissedarların tasarrufun iptali davasını asli müdahil olarak takip ettiğini, İstanbul Anadolu 10....
Davacı, davalılardan ... ilamsız takibi ve usulsüz tebligatları sonucu kesinleşen takip nedeniyle kooperatife ait üzerinde 43 adet bağımsız bölüm bulunan taşınmazın cebri icra yoluyla satıldığını, icra dosyasında belirtilen miktarda borcun bulunmadığının tespit edildiğini, diğer davalıların muvazaalı satış işlemleri ile taşınmazı satın aldıklarını belirterek satışa ilişkin tasarrufun iptali ile tapu iptali ve tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine dair verilen ilk kararın temyizi üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 09/04/2007 tarihli ilamı ile "Söz konusu parseldeki 43 adet bağımsız bölümün 21/08/2003 tarihinde düzenlenen kat irtifakı ile davada yer almayan çeşitli kişilere satıldığı anlaşılmaktadır....
İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 280 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki "istihkak-tasarrufun iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kartal 2. İcra Mahkemesince istihkak isteminin kabulüne-tasarrufun iptali isteminin reddine dair verilen 21.12.2004 gün ve 2003/61-2004/545 sayılı kararın onanması üzerine karar düzeltme yoluyla incelenmesi davalı-karşı davacı alacaklı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 04.07.2006 gün ve 2006/8646-7422 sayılı ilamı ile, (...Davacı; karşı davalı 3. kişi; dava konusu 4 adet aracı noter satış senedi ile satın aldığını belirterek; üzerlerine konulan haczin kaldırılmasını istemiştir. Davalı; karşı davacı ise; araç satışının mal kaçırma amacına yönelik olduğunu, satışın iptal edilmesi gerektiğinden bahisle karşı dava olarak tasarrufun iptali davası açmıştır. Mahkemece davacı; karşı davalı 3. kişinin davası kabul edilmiş, tasarrufun iptali istemine ilişkin karşı davanın ise reddine karar verilmiştir....
Tasarrufun iptali davası, borçlu tarafından alacaklısını zarara uğratmak kastıyla gerçekleştirilen tasarruftan zarar gören alacaklının, borçlunun mal varlığından çıkarmış olduğu, mal ve hakların veya bunların yerine geçen kıymetlerin, tekrar borçlunun mal varlığına geçmesini sağlamak ve bu yolla alacağını elde etmek amacıyla açtığı davadır. Alacaklı tarafından açılan böyle bir dava ile cebri icra yolunun tamamlanması amaçlanır. Açılan dava kanıtlandığı takdirde tasarruf tamamen iptal edilmez. Sadece dava konusu mal borçlunun mal varlığından hiç çıkmamış addedilerek, alacaklı bu malı haczettirerek sattırıp, satış bedelinden alacağını elde etme olanağını bulur. Dolayısıyla, tasarrufun iptali sadece, bu davayı açan alacaklının, kendisini zarara uğratmak kastıyla hareket eden borçludan cebri icra yoluyla alacağını tahsiline olanak sağlayan bir yoldur....


