Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazların iptali, takibin devamı ve %20 icra inkar tazminatı talep edilmiş olup; davalılar vekilince ilk olarak davada görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu ileri sürülerek, görev itirazında bulunulmuş ise de; takibin ve davamızın dayanağı ticari nitelikte genel kredi sözleşmesi olduğundan HMK 1., TTK 4. maddeleri nazara alınarak bu itirazın reddine karar vermek gerekmiştir....
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ... adına atılmış imzanın müvekkiline ait olmaması nedeni ile açılan davanın reddine karar verilmesi grektiğini, borçlu ... ... terekesinin borca batık göründüğünü, bu halde ... ... ve ... ... açısından mirasın reddi hakları saklı kalmak kaydıyla kefalet imzası müteveffaya ait olmadığından davanın reddininin gerektiğini, kefalet sözleşmesindeki imza ... Ustaya ait olsa dahi takip konusu borcun kaynaklandığı krediler şirkete vefat tarihinden sonra kullandırıldığından terekenin ve mirasçılarının borçtan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müteveffa ... ... tarafından davacı lehine ipotek tesis edilmiş olmakla İİK 45....
Cevap : Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında haksız olarak başlatılan takibin devamı talepli itirazın iptali davasının öncelikle dava şartı yokluğundan görev nedeniyle reddi gerektiğini, 6102 sayılı Ticaret Kanunun 5/3 maddesinin değiştirildiğini, davanın TTK'nun 4.Maddesinde mutlak ticari dava olarak sayılan dava tiplerinden olmadığını, davaya dayanak bononun Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre 3 yıllık zamanaşımı süresi geçmiş bulunduğunu ve kıymetli evrak niteliğini yitirdiğini, davanın Mahkemenin görev kapsamında olmadığını, genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülerek sonuçlandırılması gerektiğini, HUMK'nun 114.maddesi ve HUMK'nun 115.maddesi maddeleri gereğince davanın görevsizlikle Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesini, davacının daha evvel aynı bono nedeniyle ... 2.İcra Müdürlüğü'nün...Esasına kayıtlı olarak başlatılan takibe 12.11.2009 tarihinde itiraz edildiğini, İİK amir hükümleri gereği yasal süre de itirazın iptali davası açılmadığını...
Cevap : Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında haksız olarak başlatılan takibin devamı talepli itirazın iptali davasının öncelikle dava şartı yokluğundan görev nedeniyle reddi gerektiğini, 6102 sayılı Ticaret Kanunun 5/3 maddesinin değiştirildiğini, davanın TTK'nun 4.Maddesinde mutlak ticari dava olarak sayılan dava tiplerinden olmadığını, davaya dayanak bononun Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre 3 yıllık zamanaşımı süresi geçmiş bulunduğunu ve kıymetli evrak niteliğini yitirdiğini, davanın Mahkemenin görev kapsamında olmadığını, genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülerek sonuçlandırılması gerektiğini, HUMK'nun 114.maddesi ve HUMK'nun 115.maddesi maddeleri gereğince davanın görevsizlikle Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesini, davacının daha evvel aynı bono nedeniyle ... 2.İcra Müdürlüğü'nün...Esasına kayıtlı olarak başlatılan takibe 12.11.2009 tarihinde itiraz edildiğini, İİK amir hükümleri gereği yasal süre de itirazın iptali davası açılmadığını...
Cevap : Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında haksız olarak başlatılan takibin devamı talepli itirazın iptali davasının öncelikle dava şartı yokluğundan görev nedeniyle reddi gerektiğini, 6102 sayılı Ticaret Kanunun 5/3 maddesinin değiştirildiğini, davanın TTK'nun 4.Maddesinde mutlak ticari dava olarak sayılan dava tiplerinden olmadığını, davaya dayanak bononun Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre 3 yıllık zamanaşımı süresi geçmiş bulunduğunu ve kıymetli evrak niteliğini yitirdiğini, davanın Mahkemenin görev kapsamında olmadığını, genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülerek sonuçlandırılması gerektiğini, HUMK'nun 114.maddesi ve HUMK'nun 115.maddesi maddeleri gereğince davanın görevsizlikle Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesini, davacının daha evvel aynı bono nedeniyle ... 2.İcra Müdürlüğü'nün...Esasına kayıtlı olarak başlatılan takibe 12.11.2009 tarihinde itiraz edildiğini, İİK amir hükümleri gereği yasal süre de itirazın iptali davası açılmadığını...
İzah edilen nedenlerle, davanın, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir....
İcra Dairesinin 2012/20667 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalının itiraz etmesi neticesinde takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile 3.615.12TL asıl alacak ve 26.09.2012 tarihine kadar işlemiş faiz 1.832.52TL üzerinden takibin devamına karar verilmesini ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı vekili 23.07.2013 havale tarihli cevap dilekçesinde; davalının talebi yönünden zamanaşımı süresinin dolduğunu, müvekkilinin müteveffa...'ın mirasçısı olduğu gerekçesiyle Kurum tarafından işbu davanın açıldığını ancak derdest olan mirasın reddi davasının soncunun beklenmesinin gerektiğini, ayrıca Kurumun kendi hatalı işlemi nedeniyle fazla ödediği miktarın tahsilini istemesinin hukuka uygun olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin Kararı: 6. İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesinin 27.03.2014 tarihli ve 2013/818 E., 2014/204 K. sayılı kararı ile; İstanbul Anadolu 8....
Sulh Hukuk Mahkemesi ...E. ve ...K. numaralı dosya kapsamında mirasın gerçek reddi talebini 08/10/2020 tarihinde kabul ettiklerini, 08/10/2020 tarihli hüküm, 19/10/2020 tarihinde kesinleştiğini, müvekkillerinin müteveffanın bütün borç, alacak ve haklarını kayıtsız koşulsuz reddettiklerini, davada taraf sıfatına haiz olmadıklarını, bu nedenlerle; yasal süresi içerisinde mirasın gerçek reddi yapan müvekkillerinin görülmekte olan davaya taraf sıfatına haiz olmadıklarına karar verilmesini ve bu karar doğrultusunda celse arasında gereğinin yapılmasını talep etmişlerdir. (II) YARGILAMADA TOPLANAN DELİLLER: Mahkememizce; Konya . İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir....
Kanun koyucu burada takip yoluna başvuran ve iflas isteyen alacaklının, başlattığı takibe borçlu tarafından itiraz edilmiş olması nedeniyle takip kesinleşmediğinden ve henüz alacaklı sıfatı belirli hale gelmediğinden iflas ilanının takibin kesinleşmesi gerçekleşmeden evvel yapılmayacağını açık biçimde ortaya koymuştur. Kanun koyucu 158. Madde ile borçlunun itiraz ettiği borcun var olduğu mahkemece kabul edildiğinde ve bu konu hakkında bir ara karar verilerek takibin kesinleşmesi halinde iflas ilanının 166. Madde usulü ile yapılacağı belirtilmiştir. Kanun koyucunun buradaki amacı alacaklı sıfatı bulunmayan bir kimsenin iflas isteminde bulunması halinde iflas ilanının borçlu tacir bakımından zararlandırıcı sonuçlarını önlemektir. Zira bir iflas davası gündeme gelip ilan edildiğinde bir de bunun kötü niyetle istendiği varsayımında iflas ilanının yapılması durumunda borçlu tacirin ticari hayatına önemli ölçüde zarar verilebilecektir....
Arabuluculuk Numarası'nı aldığını 27.01.2021 tarihinde yapılan oturumda davalı tarafla görüşme yapılmadan anlaşmama olarak süreç tamamlandığını, bu nedenlerle; Davalının icra dosyasına yaptıkları itirazın iptali ile takibin aynen devamına,davalının aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....


