GEREKÇE : Asıl dava, kiralanan taşınmazda meydana gelen yangın nedeniyle sigorta poliçesi gereği sigortalısı olan kiracıya ödeme yapan davacının ödediği bedelin davalıdan rucuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali ve inkar tazminatı, birleşen dava, aynı yangın nedeniyle kiralanan taşınmazda meydana gelen hasar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Asıl davada; davacı sigorta şirketi, davayı sigortalısının halefi olarak açtığından görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. ...'nun 22.03.1944 tarihli ... sayılı ilamında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir....
Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/156 Esas sayılı dosyası ile mirasın reddinin iptali davası açtıklarını, ispat yükünün davacıda olduğunu, senetle senet ispat zorunluluğu gereği, iddiasını kanıtlayamayan davacının davasının reddini gerektiğini, davacı yanın tanık dinletmesine de muvafakat etmediklerini, davanın reddine, haksız itiraz nedeniyle % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: ".... bekletici mesele yapılan ve kesinleşen ceza davası sonucunda verilecek olan maddi vakıayı saptayan bir kararın hukuk hakimini bağlayacağı dikkate alındığında açıklanan delil durumu da gözetildiğinde davacının üzerine düşen ispat yükünü yerine getiremediği açıktır. ".... ispat edilemeyen bu davanın reddine davacının kötü niyeti ispat edilemediğinden şartları oluşmaması nedeniyle davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir....
Toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna göre müteveffa davalı ... mirasçıları hakkındaki davanın mirasın reddi nedeniyle pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine ve diğer davalılarhakkındaki davanın kısmen kabulü ile icra takibine itirazın kısmen iptaline, takibe konu alacak likit olduğu için itirazın iptaline karar verilen alacağın takip tarihi dikkate alındığında takdiren % 40' ı oranında icra inkar tazminatına, karar verilmesi gerektiği kanaati ile ... tarih ... Esas ... Karar sayılı hüküm tesis edilmiştir. Mahkememiz kararı davalılar ... Odun Kömür İnş. Pet. Ür. Nak. San. Tic. Ltd. Şti., ..., ..., ..., ... ve ... Ajans Rad. TV. Yayın Kurum A.Ş vekilince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay ... HD.' nin ... tarih ... Esas ......
in süresi içerisinde ihtiyati haciz kararına ve takibe itiraz etmediğini, mirasçı itiraz edenin de murisin ölümünden önceki işlemlere itiraz edemeyeceğini, mirasçıların itirazının ancak, mirasçı olunmadığı, mirasın reddedildiği gibi itirazlarla, imhal, itfa, zamanaşımı ve benzeri sebeplerle şikayetçi mirasçı/borçluya ayrıca ödeme emri tebliğ edilmiş olmadığını, ödeme emrinin müteveffa ...’e tebliğ edilerek kesinleştiğini, itiraz edenin maddi hukuk ve usul hukuku açısından haksız olduğu gibi somut bir şekilde hakkın kötüye kullanılması örneği de olduğunu, kötüniyeti açık olduğunu, ihtiyati haciz kararı ve takibin kesinleşmesi üzerinden 16 yıl geçmiş olup itiraz eden tarafından mirasçı sıfatı ile dosyaya beyanda bulunulması üzerinden de 2 yıl süre geçtiğini, itiraz edenin bu tutumu ile haksız menfaat sağlamaya çalıştığını ileri sürerek, itirazın reddini istemiştir. Mahkemece duruşma açılarak, itirazın reddine dair ek karar verilmiştir....
Esas sayılı dosyasına yaptıkları itirazın iptaline, takibin devamına, kötü niyetle itiraz eden davalıların %20 tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Sayılı dosyasındaki borçlunun haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına, %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatı hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı/borçluya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA / Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Usule ilişkin olarak, davanın görev yönünden reddi gerektiğini, işbu uyuşmazlıkta görevli mahkeme Ticaret Mahkemesi olmayıp Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davanın yetkisizlik nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili şirketin merkezinin ... ve sözleşmenin ifa yerinin ... olduğunu, alacaklının kendisi ise Niğde'de olup İstanbul Mahkemeleri'nin yetkili olmadığını, davacının ... mahkemelerinde dava açması gerekirken aksine yetkisiz olan İstanbul mahkemelerinde dava açmış olduğunu, Esasa ilişkin olarak, borcu nakil alan müvekkili şirketten borcun istenebilmesi için muaccel hale gelmesi gerektiğini, borcu nakleden şirketin ......
Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri, faiz ve ücreti vekâletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Dava, itirazın iptali davası olup, takip talebine sıkı sıkıya bağlı olduğundan, takibin dayanağı belgenin, davacı tarafından davalılara gönderilen İzmir .......
Tarafların uyuşmazlık noktalarının ana başlıklarıyla; davacının genel kredi kredi sözleşmesi nedeniyle davalılardan alacaklı olup olmadığı, davalıların icra takibine vaki itirazının haklı olup olmadığı ve bu itirazların iptalinin gerekip gerekmediği ve davacının İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatı talep edip edemeyeceği hususlarında toplanmaktadır. Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219, 223)....
Karar sayılı dosyasıyla tebligata, borca ve imzaya itiraz ederek, şikayet yoluna başvurusunun reddi kararı ile kesinleştiğini, işbu davanın davacının takibin her aşamasında yapmış olduğu kötü niyetli itirazları gibi süreci uzatmaya, müvekkilinin alacağına kavuşmasını önlemeye ve borçtan kurtulmaya yönelik olduğunu, menfi tespit davasının herhangi bir hak düşürücü süreye tabi olmadığını, ancak somut olayın durumuna göre menfi tespit davası’nın belli bir süre içinde açılması gerektiğini, dava konusu takiplerin kambiyo senedine dayalı takipler olduğunu, bu nedenle açıkça zamanaşımı ilk itirazında bulunarak ilgili hüküm gereğince davanın zamanaşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, tasfiye dosyasından da muris üzerine kayıtlı Konya İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel, ......


