Takasın defi olarak ileri sürüldüğü davada, takas ve mahsup sonucu kalan ve hüküm altına alınan miktar üzerinden yargılama harcı alınacak, takas ve mahsup defi sebebi ile reddedilen miktar üzerinden ileri süren yararına vekâlet ücreti ve yargılama 'giderine karar verilecektir. Defıler, dava dilekçesine cevap verilirken ileri sürülmelidir. Aksi halde, davalı "Savunmanın genişletilmesi yasağı" ile karşılaşabilir. Ancak karşı tarafın açık muvafakati ile veya ıslah yoluyla iddia ve savunmaların genişletebilir yahut değiştirebilirler. (HMK m. 141/1) Cevap dilekçesinin ıslahı yoluyla takas ve mahsup definin ileri sürülmesi hukuken mümkün olup, karşı tarafın muvafakatine de ihtiyaç bulunmamaktadır. Cevap dilekçesinin ıslah edilmesi harca da tabi değildir....
Davalı taraf, masraf yaptığını bildirerek takas – mahsup talebinde bulunduğu halde davalı tarafça çekişme konusu daireye gerçekten masraf yapılıp yapılmadığı açılığa kavuşturulmamıştır. Öte yandan, dava sadece iptal isteği ile açılmış Dairece yapılan bozma üzerine tescile ilişkin açılan dava eldeki dava ile birleştirilmiştir. Birleştirilen bu dava asıl davanın devamı niteliğindedir. Ne var ki, mahkemece ayrı bir davaymış gibi her iki dava bakımından davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir. Hal böyle olunca, davalılar ... ile ... (ölümü ile mirasçıları) arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, birleştirilen tescil davasının eldeki davanın devamı niteliğinde olduğu husuları ile kazanılmış hak kuralı da dikkate alınarak vekalet ücretinin belirlenmesi, davalı ...'in takas-mahsup talebi yönünden inceleme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....
Davalılar; taşınmazın 2002 yılında davacıya kahvehane olarak kiralandığını, 2005 yılında yapılan sözleşmenin o tarihte 90 yaşının üstünde bulunan murisin yaşlılığından faydalanarak sözleşmeye düğün salonu yazıldığını, taşınmazın tahliye sırasında kullanılamayacak bir şekilde teslim edildiğini, taşınmaza değerini artıracak bir tadilat yapılmadığını, ayrıca davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, aksi halde Ankara 25.İcra Müdürlüğünün 2008/10003 Esas sayılı dosyasındaki alacağın takas-mahsup edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece; davanın reddine dair verilen hüküm, davacı tarafın temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 6....
/A-... no'lu bendinde, "...takas, mahsup ve temlik uygulamalarının ve ayrıca İİK'nın 89/.... maddesindeki ihbarnamelerin tedbiren durdurulmasına” şeklinde verilen tedbir kararları usul ve yasaya aykırı olup, itirazın bu açıklamalar çerçevesinde ele alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, müdahil .... ... A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, müdahil....... A.Ş. yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 07.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
/A-... no'lu bendinde, "...takas, mahsup ve temlik uygulamalarının ve ayrıca İİK'nın 89/.... maddesindeki ihbarnamelerin tedbiren durdurulmasına” şeklinde verilen tedbir kararları usul ve yasaya aykırı olup, itirazın bu açıklamalar çerçevesinde ele alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle müdahil ... ... ... A.Ş vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, ....05.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Somut olayda, maddi hukuka ilişkin haklara etki edebilecek şekilde 03.....2011 tarihli ihtiyati tedbire ilişkin ... no'lu bendinde takas, mahsup ve temlik uygulamalarının tedbiren durdurulması şeklindeki karar usul ve yasaya aykırı olup, tedbir kararının anılan kısmının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda ( ... ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep eden müdahiller ... ve Türk Ekonomi ... A.Ş. vekili ile Türkiye ... ... A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ( ... ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile ihtiyati tedbire ilişkin kararın belirtilen kısım açısından BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde temyiz edenlere iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
(Alpet) vekili, davacının dava dilekçesinde eksik olan harcı tamamlaması gerektiğini, tensiple verilen tedbir kararının hukuka aykırı olduğunu, menfi tespite konu çeklerin davacıya teslim edilen faturalar karşılığı olduğunu, intifa hakkı terkini davası ile davacının doğduğunu iddia ettiği zarar arasında illiyet bağı olmadığını, davacının davalı mülk sahibi ile birlikte hareket ettiklerini düşündüklerini, takas mahsup iddiasının doğru olmadığını, çeklerin alınan mal karşılığı verildiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkilinin intifanın fekki davası için ....Asliye Hukuk Mahkemesinde 2009/356 Esas sayılı dava açtığını ve tedbir kararı aldığını, taraflar arasındaki ilişkinin müvekkili dışında olduğunu beyan etmiştir....
Bu mahkeme hükmü çerçevesinde yapılan, davalı bankanın teminat olarak aldığı çeklere ilişkin takas mahsup işleminin usulüne uygun olduğu, davacının davalı bankadan takas mahsup işlemine yönelik alacağı bulunmadığı kabul edilerek davanın reddine karar vermek gerekmiştir....
verilmiş, hükmün davacı/karşı davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2016/3293 esas ve 2017/3531 karar sayılı ve 08.05.2017 tarihli ilamıyla, “Yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı kısa kararda ''Asıl davanın kısmen kabulü ile davalının takas ve mahsup talepleri dikkate alınarak icra takibinin 65.828,48 TL asıl alacak ve buna takip tarihinden % 16,50 oranından fazla olmamak kaydı ile değişen oranlarda yıllık ticari avans faizi yürütülmek suretiyle devamına, fazla talebin reddine'' denildiği halde, gerekçeli kararda ''Asıl davanın kısmen kabulü ile davalının takas ve mahsup talepleri dikkate alınarak icra takibinin 95.984,61 TL asıl alacak ve buna takip tarihinden % 16,50 oranından fazla olmamak kaydı ile değişen oranlarda yıllık ticari avans faizi yürütülmek suretiyle devamına, fazla talebin reddine'' denilmiştir....
Mahkemece yapılan yargılama ve muhasebeci bilirkişiden alınan rapor ve ek rapora göre davacının davalıya sattığı ve teslim ettiği mallardan dolayı 90.189.54 YTL alacaklı olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, ancak davalının davacıdan 83.137.38 YTL alacağı bulunduğu, bu durumda mahsup sonucu davacının 7.052.16 YTL alacağı kaldığı, davalının takiple temerrüde düştüğünü, bu nedenle 7.052.16 YTL üzerinden itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, işlemiş faiz ve fazla istemin reddine, % 40 icra inkar tazminatı, 2.820.86 YTL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Takas beyanında bulunulmadıkça, takas edebilme şartının gerçekleşmesi ile takas kendiliğinden vuku bulmaz. Takas, takas hakkının kullanılması ile dava dışında ya da dava sırasında yapılabilir. Somut olayda davalının ne davadan önce ne de dava sırasında bir takas beyanı bulunmamaktadır....


