Mahkemece, davalı bankaca, kredi ve kart borçlarına yönelik uygulan bloke ve takas mahsup işleminin, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 6. maddesindeki haksız şart ile ilgili emredici hükmüne aykırılık taşıdığı gerekçesi ile davanın kabulüne ve davacıya ait mevduat hesabındaki blokajın kaldırılmasına, kesintilerin kesinti tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faizleri ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalı bankadan aldığı maaşına, kullandığı kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle, konulan blokenin kaldırılması amacıyla eldeki davayı açmıştır. Davalı banka ise davacıya kullandırılan tüketici kredisi sözleşmelerine istinaden maaş hesabı karşılığında tüketici kredisi kullandırıldığını, sözleşme ve ekindeki taahhütname ile takas mahsup haklarının olduğunu, yapılan işlemin sözleşmeye uygun olduğunu savunmuştur....
Bu durumda; HMK'nın 353/1-a/6 bendi gereğince ilk derece mahkemesinin davalının takas ve mahsup talebini değerlendirmeden karar vermiş olması nedeni ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 14....
Mahkemece yapılan yargılamada; davacının takas ve mahsup iddiasını icra dairesinde ileri sürebileceği veya icra tetkik mahkemesinden talep edebileceği, bu konuda ayrı bir dava açmasında hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 13.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Firmasının davacının sebep olduğu kaza sebebiyle ölen kişinin yakınlarına karşı maddi manevi tazminat sorumluluğu ile karşı karşıya kaldığını, bu sebeple ödeyecekleri tazminat kadar takas-mahsup talebinde bulunduklarını savunarak davanın reddini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davalı ... Ltd. Şti. vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, şoför olarak çalışmakta iken sevk ve idaresindeki araç nedeniyle bir kişinin ölümüne neden olduğunu, bu olay nedeniyle ... Firmasına karşı maddi-manevi tazminat talepli dava açıldığını, son zamanlarda ... sözleşmesinin gerektirdiği sorumlulukları yerine getirmemesi nedeniyle tutanaklar sonrası ... sözleşmesini feshettiklerini, ... Firmasının davacının sebep verdiği kaza sebebiyle ölen kişinin yakınlarına karşı maddi manevi tazminat sorumluluğu ile karşı karşıya kaldığını, bu sebeple ödeyecekleri tazminat kadar takas-mahsup talebinde bulunduklarını savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ... 32. ......
Davalılar vekili taşınmazın anahtarının Ocak 2009 tarihinde teslim edildiğini, anahtar teslimine kadar ödenmeyen üç aylık kira borcu olarak 11700 TL'sı ile taşınmazın yeniden kiraya verilmesi için geçecek süre kadar kira borcundan davacının sorumlu olduğunu, depozitoyu bu alacaklarına mahsup ettiklerini belirtmiş, bu konuda açılan dava sonucunda hükmedilecek alacakları ile depozitonun takas, mahsup edilmesini istemiştir. Mahkemece, ödenmeyen kira borcu bulunmadığından bahisle depozitonun iadesine karar verilmiştir. Uygulamada kiraya verenlerin muhtemel zararlarının teminatı olarak kiracı tarafından kiraya verenlere kira bedeli dışında depozito adı altında yapılan ödemeler güvence borcu olarak nitelendirilmektedir....
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının bir kısım ödenmemiş ücret alacağı olduğu gibi işyerinde fazla çalışma yaptığı ve dini bayram ve resmi tatil çalışmaları da olduğu ancak ücretin ödediğinin imzalı bordro, banka kaydı veya aynı değerde belge ile ispat edilemediği, dava dilekçesine HMK.317,318. maddelerine göre verilen 2 hafta içinde cevap verilmediği ve takas mahsup talebinin bu süre içinde öne sürülmediği anlaşılmakla davalının takas mahsup talebinin kabülü mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilerek ihbar tazminatı, fazla çalışma, ücret ve genel tattil alacakları hüküm altına alınmıştır. D) Temyiz: Kararı davalı taraf temyiz etmiştir....
Ayrıca davacı taraf takas mahsup talebinde bulunmuş olup, mahkemece bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, bu yönler itibariyle yargılama eksik bırakılmış olup davacı vekilinin istinaf talebinin belirtilen bu yönlerden kısmen kabulüne" karar verilerek kaldırılmıştır.İstinaf kararı sonrası devam eden yargılamada, mahkemece davacı vekiline yemin metnini hazırlaması ve sunması için 2 haftalık kesin süre verildiği, davacı vekilinin 31/05/2023 tarihli duruşmada "Yemin deliline dayanmadıklarını" beyan ettiği anlaşıldığından, mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Davacı tarafın "Takas - mahsup" savunmasının mahkemece ayrıntılı olarak değerlendirildiği ve taraflar arasındaki alacak ve borçların karşılıklı olmadığı gerekçesiyle davacının şartları oluşmayan takas talebinin de reddedilmesi yerinde olmakla; davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir....
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre asıl davanın davalısının takas mahsup defi kabul edilerek asıl davanın 694,98 YTL üzerinden kabulü ile bu miktarın dava tarihinden itibaren davalı ... Fındıktan yasal faiziyle tahsiline, manevi tazminat isteminin 3.000,00 YTL üzerinden kabulüne, birleşen davanın konusunun geçerli miktarı takas mahsup define göre asıl davada indirime tabi tutulduğundan reddine karar verilmiş, hüküm asıl davanın davalısı-birleşen davanın davacısı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı-karşı avacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 30.4.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Davalılar vekili, sözleşmeye göre bina paylaşımı gereğince müvekkillerine hisseli olmayan B blok 2. kat 4 no'lu bağımsız bölüm verilmesi gerekirken 3. kat 7 nolu daireden bir kısım hissesinin müvekkiline verildiğini, bu suretle sözleşmeye aykırı davranılıp 2. kat 4 no'lu dairenin başka bir kişiye satılması nedeni ile 7 no'lu dairenin sözleşmeden doğan hakları saklı kalmak üzere 27.06.2013 tarihinde kabul edilmek zorunda kalındığını, teslim edilen dairede fazla imalat bulunmadığını, bu durumda müvekkillerine nefaset farkından doğan alacaklarının takas mahsup def'i olarak davacı alacağından mahsubu gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir....
Davalı vekili, davacı ile davalı arasında bireysel kredi sözleşmeleri imzalandığını, davacının son bireysel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcunu ödememesi üzerine mevcut kredinin kapatıldığını ve davacıya yeni bir tüketici kredisi kullandırıldığını, bireysel kredi sözleşmelerine ek olarak da rehin sözleşmesi ve taahhütname ile virman-takas-mahsup talimatı imzalandığını, sözleşmelerin 11.maddesinde de bankanın rehin, takas mahsup ve hapis hakkının düzenlendiğini, bankanın sözleşme hükümleri doğrultusunda davacının emekli maaşına bloke koymak suretiyle kesinti yaptığını, sözleşmelerin haksız şart içermediğini belirterek davanın reddini istemiştir....


