Esas sayılı dosya numarasıyla hâlen derdest olduğunu, "alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir" hükmü uyarınca müvekkilinin davacıdan 564.000,00-TL alacaklı olduğu için takas mahsup definde bulunduklarını ve takas talebi doğrultusunda görülmekte olan davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, takasın borcu sona erdiren nedenlerden biri olduğunu ve 6098 sayılı TBK. 139 vd. Maddeleri uyarınca takasın borcu sona erdiren nedenlerden biri olduğunun kabul edildiğini, beklenmesi talep edilen dosyanın müvekkili lehine sonuçlanması halinde takas definin dikkate alınacağını ve davacının davasının da reddedileceğini, davacının haksız ve kötü niyetli davasının reddi ile davacının %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir....
in takasa esas 183.313,55 TL borcunun alacaklı oldukları ... 16.İcra Müdürlüğü'nün 2013/10040 Esas sayılı dosyasındaki 31.804,48 TL alacaktan takas ve mahsubuna, ... 16. İcra Müdürlüğü'nün 2013/10040 Esas sayılı icra takip dosyasındaki alacaklarının son bulmasına, kalan miktarlar yönünden ... Anadolu 9. İcra Müdürlüğü'nün 2013/10551 Esas sayılı takibinin devamına karar verilmiştir. Hüküm davacı borçlu Mehmet Yücel vekili tarafından temyiz edilmiştir. Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; HGK.nun 12.10.1994 tarih ve 1994/251-593 sayılı kararında da benimsendiği üzere, icra mahkemesinde takas ve mahsup iddiası kural olarak; 1- Takasa konu alacağın İİK.nun 68. maddesindeki belgelere dayalı bulunması, bu alacakla ilgili olarak icra takibi yapılmış ve takibin kesinleşmiş olması, 2- Alacağın ilama bağlanması hallerinde nazara alınabilir. Bu istem, takibin her safhasında ileri sürülebilir. Somut olayda, birleşen dava yönünden takas ve mahsup istenilen ... 16....
İcra Dairesi'nin 2013/20733 Esas sayılı takip dosyasında icra müdürlüğüne yaptığı takas-mahsup talebinin müdürlükçe reddi işlemini şikayete getirmiş olup, mahkemece bu şikayetle aynı nitelikte daha önceden açılmış başka bir dava olduğu belirtilmiş ise de, sözkonusu dosyadaki talepte, borçlunun şikayeti İstanbul İcra Dairesi'nin 2013/20732 Esas sayılı takip dosyasına ilişkindir. Bu durumda dava konuları farklı olup derdestlikten bahsedilemez. Diğer taraftan talep, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede ileri sürülen takas mahsupa ilişkin olup, mahkemece duruşma açılarak İİK'nun 71. maddesi koşullarında değerlendirme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetsizdir....
Mahkemece, davalının alacağını, dolayısıyla davalının takas mahsup talebiyle bu davanın sonucunu etkileyecek 1. İdare Mahkemesinin 2013/1053 Esas sayılı dosyasının sonucu beklenilmeksizin karar verilmiştir. Değinilen bu yön gözetilerek söz konusu idare mahkemesi kararının kesinleşmesinin, “bekletici sorun” yapılması gerekmekte olup sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. 2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir....
mahsup yasağı kapsamında olmasını tedbiren talep ettiğini ,İzmir 2....
Diğer yandan 1086 sayılı HUMK'nın 204 ve devamı maddeleri uyarınca takas ve mahsup talebi karşı dava niteliğindedir. Zaman bakımından uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 118. maddesi hükmünce takas definin sonuç doğurabilmesi için ayrı bir dava açılmasına veya karşı dava ile ileri sürülmesine gerek olmayıp, takas bildiriminin karşı tarafa ulaşmasıyla hukuki sonuç doğuracağı kabul edilmelidir. Mahsup talebi ise, bir itiraz olup yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir ve mahkemenin de görevi gereği bu itirazı dikkate alması gerekir (HGK. 05.07.1967 gün ve 234/320 15. HD. 25.06.2007 gün ve 2007/853 E.- 2007/4314 K. sayılı kararları). Dava konusu somut olayda davalının cevap dilekçesindeki fazla ödeme yapıldığı, iş bedelinin yapılan ödemeden düşülmesi halinde bile alacaklı oldukları biçimindeki savunması takas/mahsup niteliğinde olduğu halde, mahkemece bu savunma değerlendirilmeden hüküm kurulmuştur....
Dava dilekçesi davalıya 15.8.2005’te tebliğ edilmiş, davalı süresinde sunduğu cevap dilekçesinde takas ve mahsup definde bulunmamış, 05.05.2014 havale tarihli dilekçesiyle takas ve mahsup definde bulunmuştur. 5.5.2014 tarihli duruşmada davalı vekili takas mahsup talebini tekrarlamış ancak davacı vekili süresinde ileri sürülmeyen bu defiyi kabul etmediklerini bildirmiştir. Davalının takas ve mahsup talebinin süresinde olmadığı ve davacı tarafça da itiraz edildiği hususları gözetildiğinde yerinde olmayan takas ve mahsup talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurularak kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine , 08.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Somut olayda, borçlu şirketin hesaplarında bulunan paraların haczi için davalı üçüncü kişi Bankaya 89/1 haciz ihbarnamesi gönderildiği, Banka tarafından verilen cevapta, şube nezdinde bulunan borçluya ait hesap üzerine kendilerinin rehin, hapis ve takas mahsup haklarından sonra gelmek kaydı ile haciz şerhinin işlendiği bildirilmiştir. Buna göre, İcra Müdürlüğünce, Bankaya gönderilen 89/1 haciz ihbarnamesi üzerine, Bankanın hesap üzerinde, rehin hakkını ileri sürmesi, haciz ihbarnamesine itiraz mahiyetinde olup, bu itirazın İİK’nin 89. maddesinde düzenlendiği şekilde çözümlenmesi gerektiğinden bahisle davacı tarafından açılan istihkak davasının reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olmuştur....
Davacı-karşı davalı erkeğin asıl davadaki talep miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelemesine gelince: Somut olayda, davacı-karşı davalı erkeğin dava dilekçesinde 10.000,00 TL alacağın tahsilini talep ettiği, 19.11.2020 tarihli dilekçesinde ‘davacı-karşı davalının belirlenen alacağının 385.640,00 TL, davalı-karşı davacının belirlenen alacağının 152.760,00 TL olduğu, alacakların takas-mahsup edilerek bakiye 232.880,00 TL alacağın hüküm altına alınması’ gerektiğini belirttiği ve takas-mahsup sonucu bakiye kısım olan 232.880,00 TL’ye göre eksik nisbi harcını tamamladığı, mahkemece takas-mahsup talebi reddedilerek 232.880,00 TL alacağın tahsiline karar verildiği, davacı-karşı davalının 19.11.2020 tarihli dilekçesi bir bütün halinde değerlendirildiğinde alacak talebinin 385.640,00 TL olduğu anlaşılmakla, eksik nisbi harç yönünden 492 sayılı Harçlar Kanunu 30. ve 32. maddesi gereğince mahkemece kendiliğinden gözetilerek tamamlanması gerekirken eksik harcın tamamlatılmaması hatalı olmuştur...
Takas mahsup talebinin defi olarak süresi içinde ileri sürülmedikçe mahkemece resen gözetilemeyeceği, takas mahsup defisinin dinlenebilmesi için definin ileri sürüldüğü anda davalının muaccel bir alacağının bulunması gerektiği, Davalıların hapis hakkı ile takas mahsup talebinde bulundukları, işçilik alacaklarına ilişkin açılan davalarda ve buna mukabil yapılan icra takibindeki davalılardan talep edilen alacak miktarının, davacının davaya konu icra takibinde talep ettiği alacak miktarından daha fazla olduğu hapis hakkında ilişkin şartlar ile takas ve mahsuba ilişkin şartların oluştuğu, İş mahkemelerinin kararlarının kesinleşmesinin beklenmesine gerek olmadığı, usul ekonomisi ve yargılamada hedef süre de dikkate alınarak aşağıdaki şekilde karar verildi....


