Birleşen dosya davacısının navlun alacağı 17.457,68 olarak tespit edilip, bu navlun alacağı davalının takas/mahsup beyanı üzerine söndüğünden davanın, takas/mahsup sebebiyle reddedilen kısmı için birleşen dosya davalısı lehine vekalet ücreti takdir edilemeyeceği nazara alınmadan davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmolunması dahi doğru olmamış, taraf vekillerinin bu yönlere ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 23.01.2017 tarih 2015/12263 E. 2017/412 K. sayılı onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir....
Tekstil A.Ş ile alacaklının 6111 sayılı Yasa'nın 2. maddesi gereğince yaptığı borcun yapılandırılması sözleşmesinden bahisle takibin durdurulmasına karar verilmesinin doğru olmadığını, alacaklının dosyaya gönderdiği 17.11.2011 tarihli yazı içeriğinden , bu alacakla ilgili olarak 2.733,927,96 TL'nin ödendiğine dair kabulüne göre bilirkişinin yaptığı hesaplamada, takip tarihi itibariyle ilamdan kaynaklanan bakiye asıl ve feri alacaklarının toplamının 499.196,24 TL olduğunun belirlendiği nazara alınarak mahkemece, bu alacak üzerinde takas mahsup talebinin kabulü ile bakiye alacak için takibin devamına karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur....
, takas-mahsup sonucu bakiye kalacak alacağının saklı tutulmasına, kötü niyetli davacının % 20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir....
Mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucu alınan uzman bilirkişi heyetinin 30.10.2012 günlü asıl ve 17.12.2013 günlü ek raporuna göre davalının yapmayı taahhüt ettiği işlerden KDV dahil 23.106,76 TL’lik kısmı eksik ve ayıplı ifa ettiği, dolayısıyla davacının davalıdan 23.106,76 TL alacaklı olduğu; taraf defterlerine göre davalının da davacıdan 5.388,08 TL alacağı bulunduğu, ancak davalı takas/mahsup definde bulunmadığından bu bedelin davacı alacağından mahsup edilmediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. 1086 sayılı HUMK'nın 204 ve devamı maddeleri uyarınca takas ve mahsup talebi karşı dava niteliğindedir. Zaman bakımından uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 118. maddesi hükmünce takas definin sonuç doğurabilmesi için ayrı bir dava açılmasına veya karşı dava ile ileri sürülmesine gerek olmayıp, takas bildiriminin karşı tarafa ulaşmasıyla hukuki sonuç doğuracağı kabul edilmelidir....
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın işyeri olarak kullanılmak üzere kiralandığını ve kiralanan taşınmazın işyeri olarak kullanılması için 8.378,00 TL değerinde tadilat yapıldığını bu nedenle kira bedelinin ödenmediğini belirterek faydalı imalat bedelinin kira bedelinden takas ve mahsubu ile davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, takas ve mahsup talebi kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 139. maddesi (mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 118. maddesi ) gereğince, iki kişi karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise, her biri alacağını borcuyla takas edebilir. Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir. Yine 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 143. maddesi ( mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 122. maddesi ) hükmüne göre takas, ancak borçlunun takas iradesini alacaklıya bildirmesi ile gerçekleşir....
Davalılar vekilleri; davacının üstlendiği nakliye hizmetlerini süresinde yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilleri tarafından oluşturulan adi ortaklığın zarara uğradığını, adi ortaklığın uğradığı 28.677,57 USD’nin davacının ödemelerinden kesileceğinin davacıya 09.07.2007 tarihli ihtarnameyle bildirildiğini, yani takas mahsup beyanında bulunduklarını, davacının buna itiraz etmediğini savunarak davanın reddini istemişlerdir....
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, müvekkilinin davacı taraftan alacaklı olduğunun, davacının da ikrarında bulunduğunu, salt bu ikrarın dahi takas mahsup definin muacceliyet şartının oluşması için yeterli olduğunu, dolayısıyla bu savunmalarının mahkemece değerlendirmeye alınması gerektiğini, müvekkilinin davacıya borcu olmadığı gibi aksine davacıdan alacaklı olduğunu, takas mahsup savunmalarının, hukuksuz bir şekilde eksik ve hatalı olarak dikkate alınmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır....
İlk Derece Mahkemesince "Taraflar arasındaki 06/06/2016 tarihli ihtiyaç kredisi sözleşmesinin rehin, takas, mahsup ve hapis hakkına ilişkin 17. maddesinde yer alan hüküm 6502 sayılı yasanın 5. maddesinde öngörülen haksız şart niteliğinde değildir. Davalı bankanın davacıdan olan kredi alacaklarına istinaden davacının banka nezdinde bulunan emekli maaş hesabı üzerine bloke/rehin koymasında ve buraya yatan maaşları kredi alacağından takas/mahsup yoluyla tahsil etmesinde sözleşmeye ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır." gerekçesi ile davanın reddine dair verilen karara yönelik davacının istinaf talebi; Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince, ilk derece mahkemesinin karar gerçekçesi benimsenerek esastan reddedilmiş, son olarak davacı temyiz talebinde bulunmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Asıl dosya davacıları olan takip borçluları icra müdürlüğüne yaptıkları takas-mahsup talebi üzerine müdürlükçe tahsil harcının fazla hesaplandığını ileri sürerek yeniden hesap yapılması talebi ile, birleşen dosya davacısı olan takip borçlusu Vahdettin ise, zamanaşımına ve faize itirazlarını ileri sürerek icra mahkemesine başvurulduğu, mahkemece, asıl dosya yönünden takas-mahsup talebinin kabulüne, birleşen dosya yönünden zamanaşımı şikayetinin reddine karar verildiği, Dairemizin 15.11.2017 tarih ve 2016/22867 E. - 2017/14211 K. sayılı kararı ile birleşen dosya yönünden faize itiraz hakkında...
Şti. ile davacı arasında imzalanan sözleşme gereğince davacının müvekkilinin ciro kaybından kaynaklanan kar kaybını müvekkili firmaya ödemeyi kabul etmesine rağmen fatura bedellerini ödemediğini, müvekkilinin takas- mahsup talebi bulunduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuş, % 40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, taraflar arasındaki 05.03.2004 tarihli sözleşmeye göre davacı tarafından davalıya 8.178.08 YTL' lik mal satıldığı, davalının ciro farkından kaynaklanan kâra ilişkin düzenlediği faturalar toplamının 8.938.86 YTL olduğu, takas mahsup sonucu davalının alacağının davacıdan fazla olduğu gerekçesiyle davanın ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir....


