Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, davalı borçlu şirketin 02.12.2022 tarihinde, haksız, usule ve yasaya aykırı şekilde, takas/mahsup iddiası ve davacı şirketin borcunu gereği gibi ifa etmediği ve takip dayanağı belgenin kendilerine gönderilmediği gibi nedenlerle takas/mahsup talebi ile borca itiraz ettiğini, davalının Konya . İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyası nedeniyle alacaklı olduğunu ve takas/mahsup talebinde bulunduğu gerekçesiyle borca itiraz ettiğini, ancak cari hesap ilişkisine ve bu borca itiraz etmediğini, alacağın varlığı ve miktarı yapılacak olan bilirkişi incelemesi ile de ortaya çıkacağını, Konya . İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyasına davacının itiraz etmesi üzerine durduğunu, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi ......
Davalı vekili, dava konusu havalenin alıcı adıyla geldiğinden doğrudan dava dışı şirket hesabına geçtiğini ve bu şirketle davalı arasında imzalanan sözleşme/taahhütnameler gereğince, hesap üzerinde davalı Banka'nın rehin/hapis/takas/mahsup hakkı bulunduğunu, 20/01/2014 tarihinde gelen eft tutarınında kredi borcuna mahsup edildiğini, hesaba geçen para üzerinde havale göndericisinin tasarruf hakkının bulunmadığını, hesap üzerinde bankanın rehin/hapis/takas/mahsup hakkı bulunduğu gibi bu haktan sonra gelmek üzere ise 17 adet icra dosyasından haciz bulunduğunu, hesap sahibinin de tasarruf hakkının bu nedenlerle sınırlandığından iade talebinin yerine getirilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir....
Çünkü, bu talep hakkında ortada verilmiş bir karar yoktur.Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 204.maddesinde, takas-mahsup talebinin davayı mütekabile (karşı dava) addolunacağı belirtilmiştir. Ancak, Borçlar Kanunu'nun 122.maddesi uyarınca, takas, borçlunun takas iradesini alacaklıya bildirmesiyle vaki olacağından, takasın sağlanması için mutlaka ayrı bir dava veya karşı dava açılması gerekmez. Borçlu, kendisine karşı açılmış olan bir dava içerisinde takas-mahsup talebinde bulanabilir ve böylesi bir talep, usul hukuku anlamında bir def'i niteliği taşır.Bilindiği üzere, ilk itirazlardan (Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, Md.187) farklı olarak, def'ilerin esasa cevap süresi içinde bildirilmeleri zorunlu değildir. Dolayısıyla, takas-mahsup def'i, esasa cevap süresi geçtikten sonra dahi bildirilebilir....
Ayrıca mahkemece varılan sonuçta davalı şirketin takas ve mahsup savunmaları da dikkate alınmamıştır. Bu yönleriyle mahkemece varılan sonuç ve kurulan hüküm doğru olmamıştır. Dosyaya rapor veren her iki bilirkişi kurulu, davalı şirketin defterlerinde kayıtlı olan faturaları dikkate alarak ve davalı şirketin takas-mahsup savunmalarını da değerlendirmek suretiyle sonuca vardıklarından ve her iki raporda da davacı şirketin alacak miktarı 5.370,61 TL olarak hesaplandığından, bu miktarı dikkate alınarak uyuşmazlığın çözümü, davacı tarafın işlemiş faiz ve bilirkişi raporuyla sonuca varıldığından icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın tümden reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir....
kurtarıcı bedelinin tespiti ile davacı alacağından takas -mahsup edilmesini talep etmiştir....
Davalı, satışa konu malı dava dışı kişiye düşük bedelle satmak zorunda kaldığını belirterek bu şekilde oluşan ------- gereğince ve takas mahsup yolu ile davacı alacağından indirilmesini istemektedir. Mahkemece davalının takas mahsup talebi kabul edilerek davanın konusuz kaldığına karar verilmiş ise de bu doğru olmamıştır. Zira her dava açıldığı tarih itibariyle mevcut hukuki şartlara göre değerlendirilir. 2)Davalı satışa konu malı dava dışı 3.kişiye dava tarihinden sonra satmış olması nedeniyle oluşan zararını davacının alacağından takas mahsup talebinde bulunmasına usulen imkan yoktur. Davalının bu zararı ayrı bir dava konusudur....
Davalı vekili davanın reddini, davacının aynı zamanda müvekkilinin işyeri sigortacısı olması nedeni ile zararı tazmin etmekle yükümlü olduğunu savunarak takas mahsup yolu ile reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının işyeri sigortası nedeni ile doğan zararı davacıdan talep etme hakkı bulunduğu, takas mahsup definin kabulü ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,25 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 17.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Davalı vekili, satın alınan trafonun arızalı çıktığını, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını belirterek takas mahsup talebinde bulunmuş ve davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve toplanan deliller doğrultusunda davacının davalıya sattığı trafo bedeline ilişkin olarak davacıya verilen çekin ödenmediği, davalının yaptığı itirazda haksız olduğu, ayrıca davalının davacı nezdinde vadesi gelmiş alacağının olmaması nedeniyle davalının takas mahsup talebinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 8.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacının verdiği zarara karşılık işçilik alacaklarının takas mahsup edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının ... sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davalı temyiz etmiştir. Gerekçe: Davalı, davacının eylemi sonucu şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek takas mahsup talebinde bulunmuştur. Bu husus açıklattırılarak ilgili belgeler getirtilerek gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılarak zarar olgusu açıklığa kavuşturularak talep konusunda bir karar verilmesi gerekir. Davalının bu def’i hakkında araştırma yapılmaması ve olumlu olumsuz bir karar verilmemesi de doğru değildir. Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 05.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Bilirkişi raporunda şirketin mali durumunun iyileştirilebilmesi için nakit ihtiyacının giderilmesi gerektiği, bu nedenle takas, mahsup, hapis ve temlik işlemlerinin durdurulmaması halinde şirketin tıkanarak faaliyetini tamamen durdurabileceği belirtilmiştir. Mahkemece takasın alacaklılar arasında eşitsizlik yaratacağı, ertelemenin amacı ile bağdaşmadığı, rehin ve blokaj kayıtlarının ertelemenin amacı ile bağdaşmadığı gerekçesiyle takas, rehin ve blokajla ilgili tedbirlerin devamına karar verilmiştir. İflasın ertelenmesi talebinin yerinde görülmesi halinde mahkemece malvarlığının muhafazası için gerekli tedbirler alınmalıdır. Ancak mahkemece, maddi hukuk alanında sonuçlar doğuran muhafaza tedbirleri verilmemelidir. Ayrıca alacaklıların alacaklarını tahsil amacıyla kullanabilecekleri takas, mahsup hapis hakkı gibi hukuki işlemlerin durdurulması da mevcut düzenlemeye uygun değildir.(Öztek, ......


