Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davanın, diğer davalı şirket yönünden kısmen kabulü ile; (takas-mahsup talebi de kısmen dikkate alınarak) 1.266.108,21 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Taraflar arasında 18.06.1999 düzenleme tarihli, 10 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Söz konusu kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin 26.03.1999 olduğu, sözleşmede feshi ihbar süresi kararlaştırılmadığı ve sözleşmenin davalı kiracı tarafından haksız feshedildiği hususları Yargıtay 11....
Davacı tarafça, davalının takas savunmasına karşı konulmadığı gibi, yapılan ödemeye de itiraz edilmemiştir. HUMK.nun 204. maddesi uyarınca takas ve mahsup talebi davayı mütekabiledir. Anılan yasa hükmünce ayrıca harcı verilerek karşı bir dava açılmasına gerek bulunmamaktadır. Öyle olunca, davalının takas def’i üzerinde durularak davacıya 16.6.2005 tarihinde yapılan 5.000.Euro ödemenin davalıya iadesine karar verilmesi gerekirken, mahkemece bu yön gözardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) numaralı bent uyarınca temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 540.00 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 27.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Davalı taraf, takas/mahsup talebinde bulunurken ne kadar alacağının olduğunu dahi beyan etmemiştir. Defter, belge ve ticari kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, davacıdan takip tarihi itibariyle 3.764,92.-TL alacağının bulunduğuna dair kayda rastlanmış olmasına rağmen takip tutarını aşmadığı ortadadır. Takas ve mahsubun yasal koşullarının oluştuğundan söz etmek de mümkün değildir. Her ne kadar davalı taraf taşınan emtiasının teslim edilmediği iddia etmekte ve bu konuda tutanak da tutulmuş olmakla birlikte davalının hasar bedelinin tahsiline ilişkin ayrı bir dava açması gerekmekte olup, dosyamızdaki davada bu konuyla ilgili herhangi bir takas-mahsup talebi de yoktur. Hasar-kusur incelemesinin taşıma kurallarına göre incelenmesi gerekmektedir. Bu nedenle hasarlı taşınan malın değeri, bu malın taşınması için belirlenen ücrete ilişkin cari hesap ilişkisi içinde ayrıca incelenmemiştir....
Davalı banka vekili, davacı tarafından imzalanan sözleşmeler ve aynı tarihli alınan taahhütname, talimat ve temlikname ile borcun ödenmemesi halinde mevduat ve hesapları üzerinde bloke, hapis, mahsup ve takas yetkisi verildiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince "... davacının bankadan kredi kullanırken ve aynı tarihte verdiği taahhütname ile kredi taksitlerinin maaş hesabından alınması konusunda takas, virman ve mahsup yetkisini davalı bankaya verdiği, bankanın da bu güvenceye dayanarak davacıya kredi kullandırdığı, takas, virman ve mahsup yetkisinin haksız şart olarak değerlendirilemeyeceği, tüketicinin haklı bir sebep olmadan sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih edemeyeceği ve ifası yapılmış bedellerin iadesini isteyemeceği..." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf talebi ......
Bilindiği üzere, TBK nun 139/1 maddesi uyarınca, iki kişi karşılıklı olarak bir miktar parayı veya konuları itibari ile aynı türden malı birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise iki tarafın her biri borcunu alacağı ile takas edebilir. Sonuçta her iki borç da az olanı oranında sona erer. Takas, karşılık dava olarak ileri sürülebileceği gibi, defi olarak da ileri sürülebilir. Takasın defi olarak ileri sürüldüğü davada, takas ve mahsup sonucu kalan ve hüküm altına alınan miktar üzerinden yargılama harcı alınacak, takas ve mahsup defi nedeni ile reddedilen miktar üzerinden ileri süren yararına vekâlet ücreti ve yargılama giderine karar verilecektir....
Takas ve mahsup bir defidir. Bu itibarla, ileri sürülmedikçe kendiliğinden dikkate alınamaz. Takas, karşılık dava olarak ileri sürülebileceği gibi, defi olarak da ileri sürülebilir. Takasın defi olarak ileri sürüldüğü davada, takas ve mahsup sonucu kalan ve hüküm altına alınan miktar üzerinden yargılama harcı alınacak, takas ve mahsup defi nedeni ile reddedilen miktar üzerinden ileri süren yararına vekâlet ücreti ve yargılama giderine karar verilecektir. MAHSUP KURUMUNUN İNCELENMESİ; I. Normatif Dayanak Uyuşmazlığın normatif dayanağı Borçlar Kanununun 84–86 maddeleridir. Borçlar Kanununun 84 üncü maddesinde “Borçlu faiz veya masrafları tediyede gecikmiş değil ise kısmen icra eylediği tediyeyi resülmale mahsup edebilir....
Takas ve mahsup bir defidir. Bu itibarla, ileri sürülmedikçe kendiliğinden dikkate alınamaz. Takas, karşılık dava olarak ileri sürülebileceği gibi, defi olarak da ileri sürülebilir. Takasın defi olarak ileri sürüldüğü davada, takas ve mahsup sonucu kalan ve hüküm altına alınan miktar üzerinden yargılama harcı alınacak, takas ve mahsup defi nedeni ile reddedilen miktar üzerinden ileri süren yararına vekâlet ücreti ve yargılama giderine karar verilecektir. Somut olayda, davalı vekili davacının şirket hesabından 13.09.2007 tarihinde çektiği 8.208,00 TL ‘nin neden çekildiği ve kim hesabına ödendiği bilinmediğinden bu paranın davacının alacağı ile takas ve mahsubunu talep etmiştir. Mahkemece davalının bu talebi üzerinde durulmaması, olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılmaması hatalı olmuştur. 3- Ayrıca, ıslah dilekçesinin davalılara tebliğ edildiğine dair tebligat parçasına dosya içinde rastlanmamıştır....
mahsup talebi olması karşısında artık davalının zararının hesaplanmasının bu dosyanın sonucuna etkisi kalmamıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Takas ve mahsup talebi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Şikayetçiler vekili, ... . İcra Müdürlüğü'nün 2011/5161 ve 5162 Esas sayılı ilamlı takip dosyaları ile ayrı ayrı 16.282 TL borçlu olan her iki müvekkilinin de birlikte bu dosyalarda alacaklı olan ...'tan ... ....
Henüz vadesi gelmeyen senetler yönünden ise her ne kadar mahkemece "Davacıların takas mahsup talebine aykırı olarak bankaların yapmış olduğu mahsuplar sebebiyle bedel iadesi talebi bakımından maddi hukuka ilişkin bu şekilde tedbiren davacılara iadesine karar verilemeyeceğinden uyuşmazlığın ayrı bir yargılamayı gerektirmesi sebebiyle davacıların görevli ve yetkili mahkemede bu hususta ayrı bir dava açmakta muhtariyetine" karar verilmiş ise de, bu karar hatalıdır. Zira bu nevi bedellerin bankalar tarafindan kendi alacaklarına mahsup, takas edilmemesi, İİK'nın 294.maddesi gereği olup, mahkemece bu hususta tensiple tedbir kararı verildiği de anlaşılmakla, şayet bankalar tarafından bu tedbirin aksi yönde işlem yapılmış ise, bedelin iadesi gerektiği açıktır....


