Davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu hakkında, kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine, davalı borçlu tarafından süresinde itiraz edilmesi üzerine, davacı icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını talep etmeden tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece itirazın kaldırılması ve tahliyeye karar verilmesi üzerine, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı 15/07/2011 tarihinde başlatmış olduğu icra takibinde 4.100 TL kira parasının tahsilini istemiştir. Davalı borçluya örnek 13 tahliye ihtarlı ödeme emrinin 10/08/2011 tarihinde tebliği üzerine davalı borçlunun süresinde icra müdürlüğüne verdiği 17/08/2...arihli dilekçe ile borca itiraz ettiği görülmüştür. Davacı alacaklı vekili mahkemeden itirazın kaldırılmasını talep etmeden tahliye istemiştir.İcra takibine itiraz edildiğine göre, itirazın kaldırılması istenilmeden doğrudan doğruya tahliye isteminde bulunulamaz....
Davalının icra takibine itiraz etmesi üzerine davacı tarafından itirazın kaldırılması ve tahliye istemli dava ise 19.06.2012 tarihinde açılmıştır. İİK.nun 269/1.maddesinin göndermesi ile Borçlar Kanunu'nun 260.maddesinde (6098 Sayılı Türk Borçlar Kanun'unun 315) yer alan yasal ödeme süresi olan otuz günlük süre dolmadan icra mahkemesinden tahliye isteminde bulunulamaz. Bu nedenlerle mahkemece tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenle kararın alacağa ilişkin kısmının ONANMASINA, 2.bentte yazılı nedenle kararın tahliyeye yönelik kısmın BOZULMASINA ve onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına, 25.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Tahliye isteği bulunmadığı halde icra müdürlüğünce 30 gün ödeme süreli ve tahliye ihtarını taşıyan 13 örnek nolu ödeme emri düzenlenerek davalı borçluya gönderilmiş olması davacıya tahliye isteme hakkı vermez. Bu nedenle tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tahliyeye karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda (1) No'lu bentte açıklanan nedenlerle itirazın kaldırılmasına yönelik kararın ONANMASINA, (2) No'lu bentte yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın tahliyeye yönelik bölümünün BOZULMASINA ve onanan kısım için temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 18/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı alacaklı kira alacağı nedeniyle davalı borçlu hakkında tahliye istemli olarak başlatmış olduğu icra takibine vaki itiraz üzerine İcra Mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur....
Bu durumda takip tarihinden önce taşınmazın tahliye edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece takip tarihinden önce tahliye edildiği anlaşılan kiralananın tahliyesi isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, tahliye gerçekleştiğinden bahisle karar verilmesine yer olmadığına yönelik karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın alacağa ilişkin bölümünün ONANMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle tahliyeye ilişkin bölümünün BOZULMASINA, onanan kısım için temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 16.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 11/09/2014 NUMARASI : 2014/378-2014/572 Davacı tarafından davalı kiracı aleyhine tahliye taahhüdüne dayalı olarak yapılan takip nedeniyle düzenlenen tahliye emrine davalı kiracının yasal süresinde itiraz etmesi üzerine davacı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece istemin kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numarası yazılı karar Dairemizin 27.10.2014 gün ve 11439-11726 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiş idi. Bu kararın incelenerek düzeltilmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacının 10.02.2014 tanzim ve 15.05.2014 tahliye tarihli adi nitelikteki taahhütnameye dayanarak yasal süresinde 22.05.2014 tarihinde başlatmış olduğu icra takibi üzerine davalı itirazında taahhütteki tarihlerin davacı tarafından sonradan doldurulduğunu ileri sürmek suretiyle tahliye taahhüdünün tarihini inkar etmiştir....
Somut olayda; hükümlünün almış olduğu 17 yıl hapis cezasının infazı sırasında 24/11/2009 tarihinde şartla tahliye edildikten sonra kesinleşen ve infaza verilen 10 yıl 6 ay hapis cezasından dolayı 09.02.2014 tarihinde şartla tahliye edildiği, bihakkın tahliye tarihleri 03.02.2020 ve 22.05.2020 olan ve içtima edilmesi mümkün olmayan iki ayrı mahkumiyet hükmü nedeniyle ayrı ayrı şartla tahliye edilen hükümlü hakkında denetim sürelerinin bir kısmı çakışsa da ayrı ayrı denetim süresinin işlemeye başladığı ve denetim süreleri dolmadan 25.11.2014 tarihinde işlediği kasten yaralama suçundan 4 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmakla, hükümlü hakkında verilen Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/02/2014 tarihli ve 2014/294 değişik iş sayılı şartla tahliye kararının geri alınmasına, hükümlünün denetim süresi içinde işlediği suç için verilen 4 ay hapis cezasının iki katı olan (240 gün) sürenin aynen çektirilmesine dair Bakırköy 1....
Mahkemece, davacı alacaklıların, davalı borçlu şirket aleyhine takip yaptığı, örnek 14 nolu tahliye emri gönderdiği, takibin dayanağının 17/10/2011 tarihli tahliye taahhütnamesi olduğu, tahliye emrinin 17/11/2011 tarihinde borçlu şirkete tebliğ edildiği, borçlu şirket vekilinin 22/11/2011 tarihli dilekçe ile tahliye taahhütnamesindeki imzaya ve yazılara itiraz ettiği, 02/01/2012 tarihinde itiraz kabul edilerek takibin durdurulduğu, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 275. maddesi gereği tahliye emrine itiraz edilmesi halinde kiralayanın itirazın kaldırılmasını isteyebileceği ve tahliye talebinin noterlikçe resen tanzim veya tarihli imzası tasdik edilmiş yahut ikrar olunmuş bir mukaveleye dayanması halinde itirazın kaldırılmasının mümkün olduğu, ancak somut olayda tahliye emrine karşı itiraz edildiğinden davacıların itirazın kaldırılmasını ve davalının tahliyesini talep etmeleri gerekirken itirazın kaldırılması talebinde bulunulmadan doğrudan tahliye davası açamayacakları; ayrıca itiraz dilekçesiyle...
ye tebliğ edildiği, ... adına çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edildiği, ihtarnamede akdin feshedileceğine veya tahliye talep edileceğine ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığından tahliye için yasal taşımadığı gerekçesiyle, tahliye talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava,ihtiyaç nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....


