"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali ve tahliye Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, tahliye taahhüdüne dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı kiracısı olan davalının 01/12/2010 düzenleme tarihli tahliye taahhüdüyle kiralananı 08/05/2012 tarihinde tahliye edeceğini taahhüt ettiği halde tahliye etmediğini beyan ederek, 01/06/2012 tarihinde .... İcra Müdürlüğünün 2012/5269 Esas sayılı dosyası ile İİK'nun 272 maddesi gereğince icra takibi yapmıştır....
Ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal otuz günlük ödeme süresi beklenmeden tahliye isteminde bulunulamaz. Bu durumda mahkemece tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi hatalı olmuştur. SONUÇ; Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının alacağa yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte yazılı nedenle davalının tahliyeye ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın tahliyeye hasren BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 14.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tahliye İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı alacaklılar tarafından, davalı borçlu hakkında, kira alacağının tahsili amacıyla haciz ve tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yasal süresinde itiraz edilmemesi üzerine kesinleşen takip sebebiyle davacı alacaklılar icra mahkemesine başvurarak tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. Temerrüt sebebiyle tahliye isteme hakkı ancak temerrüde esas olan alacağın alacaklısı bulunan kiralayana aittir....
Davalı 25.2.2009 tanzim tarihli tahliye taahhüdünde, kiralananı Şubat 2009 sonuna kadar kayıtsız ve şartsız tahliye edeceğini bildirmiş, davacı bu taahhütnameye dayanarak 24.3.2009 tarihinde icra takibi başlatmış, davalının itirazı üzerine Sulh Hukuk Mahkemesinden 6570 Sayılı Kanunun 7/a maddesi uyarınca tahliye isteminde bulunmuştur. Davalı gerek icra müdürlüğüne verdiği itiraz dilekçesinde ve gerekse yargılamadaki savunmasında tahliye taahhütnamesinin kendisinden baskı altında (ikrahla) alındığını ileri sürmüştür. İkrah, öğretide genel olarak kişinin irade serbestisini ihlal suretiyle onu gerçek iradesine uymayan bir beyanda bulunmak zorunda bırakan hukukun caiz görmediği davranışlar olarak tarif edilmiştir. Karşı tarafın veya üçüncü kişinin ikrahı sonucu oluşan sözleşme korkutulan tarafı bağlamaz. Sözleşme korkutulan tarafın iptal bildirimini karşı tarafa ulaştırdığı anda sona erer....
nun 272. maddesi gereğince icra dairesinden tahliye isteyebileceği gibi, dilerse mahkemeden de tahliye isteminde bulunabilir. Dosya kapsamından taşınmazın stand olarak kiralandığı ve kiralananın genel hükümlere tabi bulunduğu anlaşılmaktadır. Kiralanan genel hükümlere tabi olduğundan kira sözleşmesi, sözleşmenin VII.maddesindeki; akdin süresi ve feshi başlıklı maddede belirtilen tahliye taahhüdü tarihi olan 13/04/2015 tarihinde sona ermektedir. Zaten tahliye talepli icra takibi de süre sonundan bir ay içerisinde davalı aleyhine başlatılmıştır. Her ne kadar mahkemece dava yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile reddedilmiş ise de, İİK.nun 275/2. maddesinde belirtilen kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair aynı kuvvet ve mahiyette bir belge dosyaya ibraz edilmemiştir Davacının, icra takibinde dayandığı kira sözleşmesine istinaden itirazın kaldırılması ve tahliye istemesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır....
Asliye Ceza Mahkemesinin 25/07/2005 tarihli ve 2005/226 müteferrik sayılı kararı ile daha sonra şartla tahliye kararı verilmek üzere infaza ara verilerek hükümlünün tahliye edildiği, daha sonra aynı mahkemenin 20/12/2005 tarihli ve 2005/304 müteferrik sayılı kararı ile hükümlünün 25/07/2005 tarihinden geçerli olmak üzere şartla tahliyesine karar verildiği anlaşılmakla, her ne kadar şartla tahliye kararının tarihi 20/12/2005 olsa da, şartla tahliye kararında “25/07/2005 tarihinden geçerli olmak üzere şartla tahliyesine” karar verildiği cihetle, hükümlünün tahliye edildikten sonra 07/11/2005 tarihinde kasıtlı suç işlemesi karşısında, şartla tahliye kararının geri alınmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 02/11/2016 gün ve 94660652-105-16-7510...
Davacı tarafça tahliye istemli dava, İİK'nun 269/1. maddesi uyarınca, yasal 30 günlük süre beklenmeden 17.03.2016 tarihinde açılmıştır. Ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal otuz günlük ödeme süresi beklenmeden tahliye isteminde bulunulamaz. Bu durumda mahkemece tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi hatalı olmuştur....
Uyuşmazlık, kira parasının ödenmemesi nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkeme istem gibi karar vermiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının ... 7. İcra Müdürlüğünün 2012/955 E. sayılı takip dosyasındaki borcu nedeniyle tahliyesine karar verilmiştir. Hükme dayanak yapılan söz konusu icra takibi aidat alacağına ilişkin olarak apartman yönetimi tarafından yapılmış olup, davacı tarafından İ.İ.K.nın 269 ve devamı maddelerinde düzenlenen taşınmazın tahliyesini sağlamaya yönelik ilamsız icra takibi değildir. Bu nedenle söz konusu icra dosyasına istinaden icra mahkemesi olarak tahliye kararı verilmez. Dava dilekçesinde de, tahliye isteminin icra takibine dayalı olup olmadığı anlaşılamamaktadır....
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında 33.200 TL kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine davacı itirazın iptali ve tahliye isteminde bulunmuş, mahkemece verilen görevsizlik kararının Dairemizce bozulması üzerine yeniden verilen kararda “6570 sayılı kanunun 7/d maddesi gereğince 3. kişi gayrimenkulü iktisap tarihinden itibaren bir aylık sürede maddede öngörülen ihtiyaç sebebi ile tahliye ihtarını tebliğ ettirmediği gibi davalı ile önceki kiralayan arasındaki sözleşmede adresler tebliğ adresleri olarak kararlaştırılmış ise de; davacı bu sözleşmeye taraf olmadığından kira sözleşmesindeki bu maddenin davacıya göre kiracıyı bağlamadığından bahisle davanın reddine” karar verilmiş, karar davacı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir. Dava itirazın iptali ve tahliye istemine yönelik olup dairemizin bozma ilamında da bu husus belirtilmiştir....
nun 269/1. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken Borçlar Kanununun 260. maddesinde yer alan yasal otuz günlük ödeme süresinin geçmesi beklenmeden tahliye isteğinde bulunulamaz. Mahkemece tahliye isteğinin reddi yerine tahliyeye karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 2 no'lu bentte yazılı nedenlerle davalı kiracının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın tahliye yönünden BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....


