İİK.nun 275.maddesi ve 04.12.1957 tarih 11/26 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince alacaklının, imzası ikrar olunsa bile tarihi inkar edilen tahliye taahhüdüne dayanarak itirazın kaldırılmasını isteyemez. Tahliye taahhüdüne dayalı icra takibinde dayanak tahliye taahhütnamesi noterlikçe tanzim veya tasdik edilmiş değildir. Kiralayan davacı adi yazılı tahliye taahhüdüne dayandığına, kiracı davalı da bu adı yazılı tahliye taahhüdündeki imzasını açıkça inkar ettiğine göre icra mahkemesinin inkar edilen imzayı incelettirme yetkisi olmadığı gözetilerek itirazın kaldırılması ve tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tahliyeye karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ...Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair hükmün Dairemizin 26.03.2015 gün ve 2015/2042-2015/3042 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmesi üzerine bu defa davacı tarafından yasal süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.03.2010 başlangıç tarihli ve 2 yıl süreli sözleşme ile kiracı olan davalının 14.03.2013 tarihli tahliye taahhütnamesi ile kiralananı 04.03.2014 tarihinde tahliye edeceğini taahhüt etmesine rağmen bu tarihte tahliye etmediğini belirterek tahliye taahhütü nedeniyle kiralananın tahliyesini talep etmiştir....
KARAR Davacı kiralayan tarafından, davalı kiracı hakkında tahliye taahhüdüne dayalı olarak başlatılmış olan icra takibi nedeniyle düzenlenen tahliye emrine davalı kiracının yasal süresinde itiraz etmesi üzerine, davacı İcra Mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, takibin devamı ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece itirazın kaldırılmasına ve kiralananın tahliyesine karar verilmiş; karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı 08.05.2015 tarihinde başlatmış olduğu icra takibi ile, 08.06.2013 tanzim ve 01.05.2015 tahliye tarihli adi yazılı belgeye dayanarak taşınmazın tahliyesini istemiştir. Davalı kiracı, süresi içinde yapmış olduğu itirazında, kira sözleşmesinin aslında tahliye taahhütnamesi ile aynı gün yapıldığını, ancak tahliye taahhütnamesini geçerli kılmak için baskı ile kira sözleşmesinin tarihinin daha önceki bir tarih olarak gösterildiğini belirterek, tahliye taahhüdündeki tarihe açıkça itiraz etmiştir....
Davalı dava konusu kiralananın 03/08/2008 tarihinde tahliye edildiğini bildirmiş ise de buna ilişkin bir belge sunmamıştır. Bu nedenle öncelikle tahliye hususunda davacının beyanı alınarak, gerektiğinde anahtar teslimi konusunda yemin teklif etme hakkı olduğu davalıya hatırlatılarak kiralananın tahliye edilip edilmediğinin belirlenmesi gerekir. Davalı tarafından kiralananın tahliye edildiğinin ispatlanması halinde; mahkemece yeniden kiraya verilebilecek süre konusunda keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak tahliye tarihine kadarki ve buna ilaveten tahliyeden sonra yoksun kalınan kira alacağının tahsiline karar verilmesi gerekirken bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır....
Kira sözleşmesinin özel koşullar 8. maddesi ile “Kiracı kiralananı tahliye etmek istediği takdirde 1 ay evvelinden mal sahibine ulaşacak şekilde bildirim yapmak zorundadır.” hükmü kararlaştırılmıştır. Bu şart geçerli olup tarafları bağlar. Bu maddede düzenlenen hüküm ile davalı kiracıya sözleşme süresi içinde kira sözleşmesini feshetme yetkisi verilmiştir. Davalı bu düzenlemeye dayanarak 20.09.2007 tarihinde keşide edilen ihtarname ile kiralananı 30.10.2007 tarihinde tahliye edeceğini bildirmiş ve söz konusu ihtar davacı kiralayana 21.09.2007 tarihinde tebliğ olunmuştur. Sözleşme şartına uygun olarak feshi ihbarda bulunulmuş, kiralanan 30.10.2007 tarihinde tahliye edilmiştir. Tahliye tarihi konusunda taraflar arasında bir anlaşmazlık yoktur. Bu durumda mahkemece, feshi ihbar koşuluna uygun olarak kiralananın tahliye edilmesi nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır....
Davacı 23.7.2007 düzenleme tarihli taahhütnameye dayanarak 8.8.2008 tarihinde başlattığı icra takibi ile kiralananın tahliyesini istemiş tahliye emri davalıya 19.8.2008 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı tahliye emrinin tebliği üzerine süresinde verdiği itiraz dilekçesinde tahliye taahhüdünün ilk kira sözleşmesi ile birlikte baskı altında verildiğini ve sözleşmenin bir yıl süreyle uzadığını ileri sürmüş, taahhütname altındaki imzaya ve tarihe açıkca karşı koymamıştır. Davalı B.K.'nun 31.maddesi gereğince tahliye taahhüdünün iptali konusunda bir yıl içinde bir dava açmadığına göre taahhütnamesinin geçersizliğinin ileri sürülmesi mümkün değildir. Öte yandan tahliye taahhütnamesinin mutlaka noterden yapılması da gerekmez....
TAHLİYE TAAHHÜDÜ NEDENİYLE TAHLİYE 6570 S. GAYRİMENKUL KİRALARI HAKKINDA KANUN [ Madde 7 ] "İçtihat Metni" Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, tahliye taahhüdü nedeniyle kiralananın tahliyesine yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilin kiracısı olan davalının kendi iradesi ile vermiş olduğu tahliye taahhüdüne dayalı olarak icra takibi yaptıklarını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, kira sözleşmesi imzaladıktan sonra kendi serbest iradesi ile tahliye taahhüdü imzalayıp veren davalının boş kağıda imza attığını kanıtlamak zorunda olduğunu belirterek, itirazın iptali ile kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir....
Davacı 1.3.1999 tarihli 10 yıl süreli kira sözleşmesinin 7. maddesine göre süresinden önce mecurdan tahliye edildiğini bildirerek eldeki davayı açmıştır.Dosya içeriğinden murisin, dava dışı olan davacının kardeşi ... ile 1.1.1996 tarihli 10 yıl süreli kira sözleşmesinin olduğu ve bu sözleşmenin 6. maddesinde de erken tahliye ettirilmesi halinde 5000 USD nin ödeneceği şartının bulunduğu görülmektedir.Davalıların, kiracı olduğunu bildiren ...’ın verdiği 7.7.2003 tarihli tahliye taahhüdü nedeniyle taşınmazı 11.10.2003 tarihinde icra yolu ile tahliye ettirdikleri de sabittir.Davacı 2003 yılında tahliye edilen bu taşınmazla ilgili olarak 2005 yılında eldeki davayı açmıştır.Davacı sonraki tarihli kira sözleşmesine dayanmaktadır.Ancak icra ve tahliye aşamasında davacının hiçbir şekilde karşı çıkmadığı görülmektedir.Bir işyerinin kiracısı olduğunu iddia eden davacının tahliye edildikten iki yıl sonra talepte bulunması hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi, tahliye taahhüdü veren şahsın davacının...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali ve tahliye Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, tahliye taahhüdü nedeniyle yapılan icra takibine itirazın iptali ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının 01.09.2005 başlangıç tarihli sözleşme ile müvekkiline ait taşınmazda kiracı olduğunu, davalının kiralananı 01.04.2010 tarihinde tahliye edeceğini taahhüt etmesi nedeniyle icra takibi yapıldığını, davalının tahliye emrine itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ve kiralananın tahliyesini istemiştir....
Davacının 15.09.2014 gününde, davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla, tahliye istekli olarak başlatmış olduğu icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emri 19.09.2014 tarihinde davalıya tebliğ edilmiş, davalı borçlu 25.09.2014 tarihinde ve süresinde icra takibine itiraz etmiştir. Oysa davacı alacaklı açmış olduğu tahliye davasında takibin kesinleştiğinden sözetmiş, daha sonra da davasına itirazın kaldırılması talebini ekleyerek vaki itirazın kaldırılması istemiştir. Islah Müessesesi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 176 ve devamı maddelerinde düzenleme altına alınmış olup, ıslah usul işlemlerine ilişkindir. Islah ile dava talebine ayrı, bağımsız bir davanın eklemesi mümkün değildir. Davacı, ıslah ile itirazın kaldırılmasını isteyemez. Davacı dava dilekçesinde kesinleşen takip sebebiyle tahliye isteminde bulunmuş isede ortada kesinleşmiş bir takip bulunmadığından, tahliye talebinde bulunamaz....


