WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

İİK'nun 135/2. maddesi; "Taşınmaz borçlu tarafından veya hacizden evvelki bir tarihte yapıldığı resmi bir belge ile belgelenmiş bir akde dayanmayarak başkaları tarafından işgal edilmekte ise on beş gün içinde tahliyesi için borçluya veya işgal edene bir tahliye emri tebliğ edilir. Bu müddet içinde tahliye edilmez ise zorla çıkarılıp taşınmaz alıcıya teslim olunur" hükmünü içermektedir. Tahliye emrine karşı taşınmazı işgal eden ve bu sıfatla kendisine tahliye emri gönderilmiş olan 3. kişi 7 gün içinde gerekçeleriyle birlikte mahkemeye şikayet yoluna başvurabilir. 3. kişinin doğrudan satış memurluğuna yaptığı itiraz geçersiz olup, hukuki bir sonuç doğurmayacaktır....

Noterliği'nin 31.01.2013 tarih ve 010710 yevmiyle numaralı taahhütnamesi ile kiralananı sözleşme bitim tarihi olan 28.01.2014 tarihinde tahliye etmeyi taahhüt ettiğini ancak tahliye etmediğini belirterek kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili,taraflar arasında bulunan 28.01.2013 düzenleme tarihli kira sözleşmesinin 02.02.2013 tarihinde başladığını buna göre davaya konu taahhütnamenin taraflar arasındaki kira ilişkisi başlamadan önce 31.01.2013 tarihinde düzenlendiğini beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin 02.02.2013 olduğu gözetildiğinde tahliye taahhütnamesinin kira sözleşmesinin başlangıç tarihinden önce verilmiş olması nedeniyle geçerliliğinin bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Davalı, Bakırköy 42. Noterliğinde düzenlenen 31.01.2013 tarihli tahliye taahhütnamesinde ......

Yukarıda anlatılanların ışığında somut olaya gelince; itirazın kaldırılması ve tahliye istemli uyuşmazlıkta mahkemenin, dairemizin kararın tahliyeye ilişkin kısmının bozulmasından önce mahkemece 17.04.2013 tarihli karar ile kiralananın tahliyesine karar verildiği söz konusu kararın icraya konularak 27.05.2013 tarihinde tahliyenin gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Ancak tahliye kararının bozulmasıyla İ.İ.K'nın 40. Maddesi uyarınca icranın iade edilerek kiralanan kiracı davalıya iade edilebileceğinden sonradan bozularak ortadan kalkan tahliye kararının infazı ile gerçekleşen tahliyenin, rızaen gerçekleşen tahliye gibi sonuç doğurmayacağı gözetilerek bozma kararına uyulduğuna göre tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı biçimde yazılı şekilde karar verilmesi usul veya yasaya aykırıdır. Karar bu nedenle bozulmalıdır....

Davalı, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, davalının iş yeri sahibi tarafından ihtarname ile kira sözleşmesi sonunda kira sözleşmesinin yenilenmeyeceği, işyerini tahliye etmesinin bildirdiğini ancak davacının iş yeri sahibi tarafından bu ihtarla yetinildiği, tahliye konusunda her hangi bir davanın açılmadığnı,bu nedenle davacının tahliye tehdidi altında olduğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Tahliye tehdidinin varlığı için tahliye davası açılması zorunlu değildir.Davacının tahliye tehdidi altında bulunduğu kendi kiralayanı tarafından keşide edilmiş ihtarname içeriği ve davacı tanıklarının ifadesi ile doğrulanmıştır.Davacının tahliye tehdidi altında bulunması halinde kiralananın daha üstün nitelikte olması koşulu da aranmaz.İhtiyaç iddiasının gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kabulü ile tahliyeye karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır....

Davacı bu tahliye taahhüdüne dayanarak 05.01.2013 tarihinde davalı hakkında tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile kiralananın tahliyesini istemiştir. Tahliye emrinin davalıya 17.1.2013 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine davalının tahliye emrine itiraz etmesi üzerine davacı icra mahkemesinden tahliye taahhüdüne dayalı olarak icra takibine yapılan itirazın kaldırılması ve tahliye talebinde bulumuştur....

Dava, kesinleşen icra takibi nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı alacaklı 01.01.2013 ve 01.01.2015 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmelerine dayanarak 09.02.2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile aylık 500,00 TL’den 2014 yılı Aralık ayı ile aylık 1.700,00 TL’den 2015 yılı Ocak ve Şubat ayları kira bedeli 3.900,00 TL’nin işlemiş faiziyle tahsilini istemiş, ancak takip talebinde tahliye istemine yer vermemiştir. Takip talebinde tahliye istemi bulunmadığı halde icra dairesince borçluya örnek 13 ödeme emri düzenlenerek gönderilmesi alacaklıya tahliye yönünden bir hak vermez. Zira icra müdürlüğü takip talebiyle bağlı olup talebin dışına çıkarak tahliye istemi bulunmadığı halde ihtarlı ödeme emri düzenlemesi tahliye açısından hukuki sonuç doğurmaz. Hukuki sonuç doğurmayan ödeme emrine dayanarak tahliye kararı verilemez....

Davacı alacaklı, 16/10/2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2.200,00 TL kira ve 30,65 TL işlemiş faiz alacağının tahsilini talep etmiş, ancak takip talebinde tahliye istemine yer vermemiştir. Takip talebinde tahliye istemi bulunmadığı halde icra dairesince borçluya örnek 13 ödeme emri düzenlenerek gönderilmesi alacaklıya tahliye yönünden bir hak sağlamaz. Zira icra müdürlüğü takip talebiyle bağlı olup, talebin dışına çıkılarak tahliye istemi bulunmadığı halde ihtarlı ödeme emri düzenlenmesi tahliye açısından hukuki sonuç doğurmaz. Hukuki sonuç doğurmayan ödeme emrine dayanarak tahliye kararı verilemez. Davacı alacaklının icra mahkemesinden tahliye isteminde bulunabilmesi için takip talepnamesinde tahliye talebinin bulunması zorunludur....

Davacı alacaklı, 11/09/2014 başlangıç,01/01/2015 bitiş tarihli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 04/05/2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile 9.000,00 TL kira alacağının tahsilini talep etmiş, ancak takip talebinde tahliye istemine yer vermemiştir. Takip talebinde tahliye istemi bulunmadığı halde icra dairesince borçluya örnek 13 ödeme emri düzenlenerek gönderilmesi alacaklıya tahliye yönünden bir hak sağlamaz. Zira icra müdürlüğü takip talebiyle bağlı olup talebin dışına çıkılarak tahliye istemi bulunmadığı halde ihtarlı ödeme emri düzenlenmesi tahliye açısından hukuki sonuç doğurmaz. Hukuki sonuç doğurmayan ödeme emrine dayanarak tahliye kararı verilemez. Davacı alacaklının icra mahkemesinden tahliye isteminde bulunabilmesi için takip talepnamesinde tahliye talebinin bulunması zorunludur. Mahkemece bu husus kendiliğinden gözetilerek tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tahliyeye karar verilmesi doğru değildir....

Somut olayda, davacı kiralananın 2010 yılı Ocak ayında tahliye edildiğini ileri sürmüş, davalı ise 2009 yılı Haziran ayında tahliye edildiğini bildirmiştir. Kiralananın tahliye tarihini kanıtlama yükümlülüğü kiracı davalıya aittir. Davalı bildirdiği tarihte kiralananı tahliye ettiğini yazılı bir belge ile kanıtlayamamıştır. Ancak davalı yemin deliline dayanmıştır. Bu durumda mahkemece davalıya bu konuda yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak saptanacak tahliye tarihine göre alacak miktarının hesaplanması gerekirken, kesin tahliye tarihi tespit edilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır. Kabule göre; davanın reddedilen kısmı yönünden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi de isabetsizdir....

Davacı vekili, dava dilekçesinde 25/09/2004 başlangıç tarihli ve 2 yıl süreli sözleşme ile kiracı olan davalının 12/10/2004 tarihli tahliye taahhütnamesinde kiralananı 24/09/2006 tarihinden tahliye edeceğini taahhüt etmesine rağmen bu tarihte kiralananın tahliye edilmediğini ve kiralananı kullanmaya devam ettiğini ve hakkında yapılan icra takibi üzerine gönderilen tahliye emrine itirazı üzerine açılan itirazın iptali ve tahliye davası sonucunda kiralananın tahliyesine karar verildiğini ve kiralananın 03/06/2008 tarihinde teslim edildiğini, tahliye taahhüdünde belirtilen tahliye tarihi ile kiralananın tahliye edildiği tarihe kadar olan 1 yıl 9 aylık sürede davalının fuzuli işgalde bulunduğunu belirterek 24/09/2006-03/06/2008 dönemi için 6000 TL ecrimisil, bu süreye ait yakıt bedeli 520 TL, çevre temizlik vergisi 114,20 TL ile su tüketim bedeli 34,20 TL olmak üzere toplam 6668,40 TL nin davalıdan tahsilini istemiştir....

UYAP Entegrasyonu