Şart ve ceza arasındaki ilişki gözetilerek, işçinin iktisadi açıdan mahvına neden olmayacak çözümlere gidilmelidir. İşçinin belli bir süre çalışması şartına bağlanan cezalardan, sözleşme kapsamında çalışılan ve çalışması gereken sürelere göre oran kurularak indirime gidilmelidir. Somut olayda davacı aile ve eğitim danışmanı olarak davalı dernekte çalışmak üzere beş yıl süreli iş sözleşmesi imzalamıştır. Taraflarca yapılan iş sözleşmesinin 7. maddesinde sözleşmenin beş yıl süreli olduğu, bu süre içerisinde taraflarca tek taraflı olarak feshedilmesi halinde diğer tarafa 200.000 TL tazminat ödeneceğine ilişkin düzenleme bulunmaktadır. İşyeri bir dernek, davalı da aile ve eğitim danışmanıdır, işin niteliğinde ve iş sözleşmesinde 4857 sayılı İş Kanunun 11. maddesinde sayılı olan akdin belirli süreli sayılması için bulunması zorunlu olan koşullar bulunmamaktadır....
Satış sözleşmesinin tarafı davacı ile davalı olduğuna göre, sözleşmeden doğan hak ve yükümlülükler ile sözleşmeye ilişkin talep hakkı da sözleşmenin taraflarına aittir. Öyle ki, davacı davalı ile yapılan sözleşmeye dayalı olarak tazminat talebinde bulunduğuna göre, mahkemece, davacı talepleri hakkında işin esasına girilerek, taraf delilleri toplanıp, sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece, yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 09/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Altın Oran Faz 3 konutlarının anahtar teslim olarak yapılması işinin müvekkili şirkete verildiğini, sözleşmenin 13. maddesinde işin alt yüklenicilere hangi şartlarda yaptırılacağının düzenlendiğini, bu bent başlığı altında 7 maddede şartlar yer aldığını, 13.1 maddede yer alan düzenlemede sözleşme konusu işlerin, uygulama özelliklerine, türüne ve sürelerine göre, kısımlara ayrılarak yüklenici tarafından, bu işlerin yapılmasından doğan bütün yükümlülük ve sorumluluk kendinde kalmak kaydı ile ve bu madde hükümlerine uygun olmak kaydıyla alt yükleniciler marifetiyle yapılması mümkün olduğunun kararlaştırıldığını, bu kapsamda davacı ile müvekkili arasında 03/09/2013 tarihli tüm mekanik tesisatı işlerinin yapılması için alt yüklenici/taşeron sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 5. maddesinde işin süresinin belirlendiğini ve işin 31/11/2014 tarihinde bitirileceği kararlaştırıldığını, işin belirtilen tarihte bitirilmediğini, davacının sözleşmeyi haksız ve tek taraflı olarak 10/07/2014 tarihli...
İdare Mahkemesi Başkanlığı'nın 2010/279 Esas sayılı dosyası ile iptaline karar verildiğini, böylece işletme ruhsatının iptaline dayalı sözleşmenin feshi işleminin geçersiz kaldığını, haksız fesih nedeniyle cezai şart istenemeyeceğini, İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/373 Esas ve 2013/447 Karar sayılı ilamının bekletici mesele yapılması gerektiğini ve davanın kabulü anlamına gelmemek kaydı ile cezai şart bedelinin fahiş olduğu dikkate alınarak mahkemece resen indirim yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile davalının İstanbul Anadolu 11....
Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; gerek taraflar arasındaki 16.02.1996 tarihli sözleşmenin 2.1., gerekse de 23.08.2011 tarihli sözleşmenin 5.1. maddesine göre, davalı şirket bu sözleşme ile davacının gereksinim duyduğu Geliştirilmiş Sistemin tüm parçalarını üretecek/tedarik edecek, hasar ve ziyan riski kendisine ait olmak üzere Türkiye'ye getirip alıcı davacının göstereceği merkeze kuracak, işletime alacak, Geliştirilmiş Terminalleri depolardan bayilere taşıyacak, kuracak, iletişim ağına bağlayacak, işletime alacak, Geliştirilmiş Sistemle ilgili tüm idari, işletme, tamir, bakım ve destek hizmetlerini verecektir. Davacının indirim talep ettiği ücretlerin ise sözleşmenin 10.1. maddesinin D, E, F, G, H bentlerinde düzenlenen ve davalı tarafça verilen bakım ve tamir hizmetlerine yönelik, sabit ücretlere veya kurulu Gelişmiş Terminal başına değişen ücretlere ilişkin olduğu anlaşılmaktadır....
Birleşen dava, asıl dosya davacısının sözleşmenin ifası sırasında kusurlu davrandığından bahisle davalı birleşen davacı şirketin davacı birleşen davalıya yapmış olduğu fazla ödemelerle maddi zarara uğradığı ile taraflar arasındaki bu sözleşmenin ifası için şirket içinde yapılan ancak boşa çıkan çalışmalar nedeniyle zaman, emek kaybı ve altyapı maliyetlerinden kaynaklı maddi zararının doğduğu ve yine sözleşmenin kusurlu ifası sebebiyle birleşen davacı şirketin müşterilerine ve rakiplerine karşı ticari itibar kaybı yaşadığı gerekçesiyle maddi ve manevi tazminat talepleri ile açılmıştır. Birleşen davada talep, tazminata ilişkin olup TBK'nun 475. maddesindeki seçimlik haklar dava konusu edilmediğinden, yalnızca tazminat talepleri yönünden inceleme yapılması gerekmiştir....
Belediyeden gelen yazı ve mimari projeye göre, bodrum katta bağımsız bölüm oluşturulamayacağı sabit olup, davalı yükleniciler tarafından sözleşme ile yüklenilen bu edimin aynen ifası mümkün olmasa da bu bedele denk gelen eksik imalat bedelinin davalıdan tazmini gerekir. Hal böyle olunca, konusunda uzman inşaat mühendisi, mimar ve hesap bilirkişisinden oluşacak 3 kişilik bir heyetinden taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine açık, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre zemin katta bulunan mesken nitelikli 1 nolu bağımsız bölümün eklentisi olduğu belirtilen 1. bodrum kat için sözleşmenin 17. maddesinde yapılması taahhüt edilen ancak yapılmayan eksik işlerin ve bedelinin hesap edilerek sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir....
Davalı ... vekili, dava konusu bağımsız bölümleri davalı şirketten olan alacağına karşılık, tapu kaydına güvenerek ve iyiniyetle devraldığını, müvekkilinin,davacıların mağdur olmamaları için 24.02.2014 tarihli sözleşmeyi imzaladığını, ancak davacıların kötüniyetli davranarak kısa bir süre sonra bu davayı açtıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacılarca 21.05.2013 tarihli sözleşmenin ifası istenmediğinden cezai şart da talep edilemeyeceği, ......
ADA kuyu perde yapılması işlerine ait ... nolu ve 15.09.2015 tarihli sözleşmenin 8.2.1.maddesinde belirtilen sözleşme bedeli 75.800,00 TL dışındaki sözleşme hükümlerinin... nolu 01.02.2017 tarihli yüklenici sözleşmesi ile aynı olduğu ve yine taraflar arasında akdedilen ...Projesi ...ADA ... parsel kuyu perde yapılması işlerine ait ... nolu ve 02.08.2016 tarihli sözleşmenin 8.2.1.maddesinde belirtilen sözleşme bedeli 1.483.336,30TL dışındaki sözleşme hükümlerinin ... nolu 01.02.2017 tarihli yüklenici sözleşmesi ile aynı olduğu görülmüştür. Taraflar arasında akdedilen 02.08.2016 tarihli sözleşmenin iş süresinin sahada meydana gelen ihtiyaç doğrultusunda karşılıklı mutabakatla 25.12.2107 tarihine kadar uzatılmasına ve ana sözleşmenin 12.1.maddesinin revize edilmesine dair 06.02.2017 tarihli ek protokol düzenlendiği görülmüştür....
bulunan bu denkleştirme miktarında belirli oranda indirim yapılması gerektiğinin” bildirildiği, taraflar arasındaki sözleşme feshinden sonra davacı acentenin başka sigorta şirketleri ile faaliyetlerine devam ettiğinin ise, son celsedeki beyanları ile davacı vekilinin kabulünde olduğu, sözleşmenin feshinden sonra davacı acentenin başka sigorta şirketleri ile faaliyetlerine devam ettiği hususu da dikkate alınarak, bilirkişi heyeti raporunda belirlenen tazminat miktarında hakkaniyet ilkesi gereği %40 oranında indirim yapılmasının uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 211.504,26 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticaret temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir....


