WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Davalı cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile yapmış oldukları sözleşmenin davacının iddia ettiği şekilde ile yapmış oldukları sözleşme ile talep ettiği makine dışında herhangi bir sözlü veya yazılı talebinin olmadığını, davacının enflasyonist durum nedeniyle fiyatların artması nedeniyle 90.000,00-TL daha ödeme yapılması gerektiğini söylediğin, davanın reddini karar verilmesini beyan etmiştir. Sakarya Ali Fuat Cebesoy Vergi Dairesi Müdürlüğü Ve Trabzon Beşikdüzü Malmüdürlüğü'ne davacı ve davalının BA/BS formlarının celbi için müzekkere yazılmış ve müzekkere cevapları dosya uhdesine alınmıştır. Sakarya Ticaret Sicili Müdürlüğü, Sakarya Ticaret Ve Sanayi Odası ve Sakarya Esnaf Ve Sanatkarlar Birliğine davacının tacir veya esnaf kaydı olup olmadığı, ticari işletmesinin bulunup bulunmadığı hususunda müzekkere yazılmış ve müzekkere cevapları dosya uhdesine alınmıştır....

Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde özetle: Diğer davalının işleteni ve sürücüsü olduğu aracın kaza tarihi itibariyle müvekkilinin ZMMS poliçesi ile teminatı altında olduğunu, bu kazadan dolayı davacı tarafa müvekkilinin 10.439,96.-TL ödeme yaptığını, yaptığı ödemenin davacının zararını karşıladığını, ayrıca davacının desteğinin kaza sırasında kask takmadığı için belirlenecek tazminattan indirim yapılması gerektiğini, müvekkilinden avans faizi istenemeyeceği gibi ancak dava tarihinden itibaren faiz istenebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce hasar dosyası getirtilmiş incelendiğinde, davalı sürücü ...adına kayıtlı aracın kişi başına 250.000,00.-TL limitli ZMMS poliçesi ile davalı ... tarafından teminat altına alındığı görülmüştür. Mahkememizce kusur oranı ve zarar miktarı yönünden dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş alınan raporda, davacının murisi ...'...

bedelinden indirim istenemeyeceğinin düzenlendiği, tacir olan kiralayanın sözleşmenin imzalanması tarihinde kiraya konu mecurun ve parkın vaziyetini bildiği, parkın tamamlanması veya kır kahvesinin yapılması, beklenen karın elde edilmesi hususlarını basiretli tacir olarak değerlendirmesi ve öngörmesi gerektiği, kira sözleşmesi imzalandıktan sonra olağanüstü bir değişiklikte bulunmadığı, kira bedelinin indirilmesinin şartlarının oluşmadığı, kira sözleşmesi devam etmekte iken kiralayanın zarar tazmini ve kar kaybı talep etmesinin mümkün olmadığı ancak sözleşmenin feshi halinde bu zarar tazmin ve kar kaybının değerlendirilebileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir....

Denkleştirme talebinde bulunabilmek için sözleşmenin sona ermesi yeterli olup, sözleşmenin hangi sebeple sona erdiğinin bir önemi yoktur. Sözleşme; sürenin son bulması, iflas, ölüm, kısıtlama veya feshi ihbarla sona ermiş olabilir. Sözleşmenin sona ermesinde acentenin kusurlu bir davranışının olmaması gerekir. Bundan başka tek satıcının sözleşmenin ifası sırasında sözleşmeye konu ürünün, markanın yayılmasına katkıda bulunarak müşteri çevresini oluşturması veya önemli ölçüde geliştirmesi ve sözleşmenin sona ermesinden sonra, tek satıcı tarafından oluşturulan müşteri çevresinden üreticinin yararlanmaya devam etmesi gerektiği gibi tek satıcının da, sözleşme sonrasında kendisinin oluşturduğu veya önemli ölçüde geliştirdiği müşteri çevresinden artık yararlanamaması gerekir....

Bilindiği üzere TMK 6. ve HMK. 190. maddeleri uyarınca herkes iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür. Hâl böyle olunca, yukarıdaki ilkeler uyarınca araştırma yapılması, tarafların varsa tanıklarının dinlenilmesi mirasbırakandan tüm mirasçılarına intikal eden taşınır, taşınmaz mallar ve hakların araştırılması, tapu kayıtları ve varsa öteki delil ve belgeler mercilerinden getirtilmesi, her bir mirasçıya nakledilen malların ve hakların nitelikleri ve değerleri hakkında uzman bilirkişiden rapor alınarak paylaştırma kastının bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması, gerektiğinde keşif yapılması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Davacı tarafın temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 14.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Ne var ki, bu işin kapsamı, diğer bir deyişle, sıhhi tesisatı yapılan daire sayısında uyuşmazlık bulunduğu gibi, bedeli hükme esas alınan bilirkişi raporunda soyut değerlendirme ve öngörülerde bulunularak, hesaplama yoluna gidilmiştir. Mahkemece yapılması gereken iş, asıl davada davalı-karşı davada davacı vekilince tanık deliline de başvurulmuş olmakla, gösterilecek tanıklar dinlenmek suretiyle sözleşmenin kapsamı ve böylece fiilen yapılan iş net olarak belirlendikten sonra edimin ifası sırasındaki serbest piyasa fiyatları üzerinden imalat ve malzeme bedelinin tespitine göre hüküm vermekten ibarettir. Bunun yanında asıl dava konusu takip talepnamesinde asıl alacak için ... kısa vadeli krediler uygulanan aylık % 7'den olmamak üzere faiz uygulanması talep edilmiştir. Uyuşmazlık, kooperatif ile üyesi arasında mevcut aidat bedeline ilişkin olmakla, talep gibi, kısa vadeli kredilere uygulanan faizin yürütülmesi mümkün değildir....

İfa borcu sona erdiren nedenlerdendir. ”İfa”, borç ilişkisinde borçlunun yüklendiği “edim”i, kaynağındaki ve kanundaki esaslara uygun surette yerine getirmesidir. İfanın konusu borç ilişkisinin konusundan, yani edimden başka bir şey değildir. Kural olarak alacaklı kendisine verilmesi (veya yapılması) gereken şeyden başka bir şey isteyemez, verilmek istenen başka şeyi de kabule zorlanamaz. Borcun ifa imkanı olduğu sürece borçlu borcunu yerine getirmekten kaçınıyorsa alacaklı onu ifaya zorlayabilir. Borcun ifa edilmemesi ise, borçlunun sözleşmenin kendisine yüklediği ifa yüküne karşı bir davranış içinde olmasını ifade eder. Bu durumda borçlu ya borcu ifa imkanını kendi kusuru sonucu kaybetmiştir, ya borcu ifa imkanına sahip olduğu halde, haklı bir sebep bulunmaksızın, ifadan tüm olarak kaçınmaktadır veya ifa etmiştir ama bu ifası noksandır, ayıplıdır, ya da borçlu ifada kusurlu olarak gecikmiştir....

İfa borcu sona erdiren nedenlerdendir. ”İfa”, borç ilişkisinde borçlunun yüklendiği “edim”i, kaynağındaki ve kanundaki esaslara uygun surette yerine getirmesidir. İfanın konusu borç ilişkisinin konusundan, yani edimden başka bir şey değildir. Kural olarak alacaklı kendisine verilmesi (veya yapılması) gereken şeyden başka bir şey isteyemez, verilmek istenen başka şeyi de kabule zorlanamaz. Borcun ifa imkanı olduğu sürece borçlu borcunu yerine getirmekten kaçınıyorsa alacaklı onu ifaya zorlayabilir. Borcun ifa edilmemesi ise, borçlunun sözleşmenin kendisine yüklediği ifa yüküne karşı bir davranış içinde olmasını ifade eder. Bu durumda borçlu ya borcu ifa imkanını kendi kusuru sonucu kaybetmiştir, ya borcu ifa imkanına sahip olduğu halde, haklı bir sebep bulunmaksızın, ifadan tüm olarak kaçınmaktadır veya ifa etmiştir ama bu ifası noksandır, ayıplıdır, ya da borçlu ifada kusurlu olarak gecikmiştir....

Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, 24.05.2013 tarihinde yapılan sözleşmenin belirsiz süreli iş sözleşmesi olduğunu, belirsiz süreli iş sözleşmelerinde cezai şart hükümlerinin geçerli olmadığını, işyerinde fiilen 30.09.2013 tarihinde işe başladığını, işe fiilen başladığı tarihten itibaren sözleşmede öngörülen 2 aylık deneme süresi içinde akdi sona erdirdiğini, bu yönden de tazminatla yükümlü tutulamayacağını,diğer taraftan çalışma saatlerinin hafta içi 09:00-18:00 saatleri arası, Cumartesi 09:00-14:30 olmasına karşın hemen her gün saat 22:00 ye kadar çalıştırıldığını, fazla çalışma sonucu iş şartlarındaki ağırlaşma, fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi nedenleriyle akdi haklı nedenle feshetmek zorunda kaldığını, haklı nedenle fesih sebebi ile tazminat talep edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkemenin aksi kanaatte olması halinde cezai şarttan makul bir şekilde indirim yapılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir....

Ayrıca belirtmek gerekir ki, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1959 gün ve 1957 /13 esas, 1959 karar ve 09.05.1960 gün 1960/21 esas, 1960/9 karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere Yargıtayca maddi hata sonucunda verilen bir karara mahkemece uyulsa dahi usuli kazanılmış hak oluşmaz. İş sözleşmesinde kararlaştırılan cezai şartın koşullarının oluşup oluşmadığı ve indirim hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Cezai şart öğretide, mevcut borcun ifa edilmemesi veya eksik ifası halinde ödenmesi gereken mali değeri haiz ayrı bir edim olarak tanımlanmıştır (Tunçomağ, Kenan: Türk Hukukunda Cezai Şart, İstanbul 1963). Cezai şart 818 sayılı Borçlar Kanunun 158 – 161'inci maddeleri arasında, yeni 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179-182'inci maddeleri arasında düzenlenmiş olup, İş Kanunlarında konuya dair bir hükme yer verilmemiştir....

UYAP Entegrasyonu