Şart ve ceza arasındaki ilişki gözetilerek, işçinin iktisadi açıdan mahvına neden olmayacak çözümlere gidilmelidir. İşçinin belli bir süre çalışması şartına bağlanan cezalardan, sözleşme kapsamında çalışılan ve çalışması gereken sürelere göre oran kurularak indirime gidilmelidir. Ancak sadece süre oranlamasına göre indirim yapılması yeterli değildir. Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasında düzenlenen 15.07.2013 tarihli iş sözleşmesi ile 01.09.2013-01.09.2014 tarihleri arasında geçerli iş sözleşmesi imzalanmış olup bu iş sözleşmesinin özel şartlar başlığını taşıyan 6.maddesi gereğince, "Taraflardan biri sözleşme bitiminden önce sözleşmeyi fesh ettiği takdirde diğer tarafa 20.000,00 TL tazminat ödeyecektir." düzenlemesi mevcuttur. Davalı işçi, dosya içeriğine göre iş sözleşmesini şahsi nedenlerle feshettiği, ataması yapılınca istifa ettiğini belirttiğinden, davalı iş akdini haklı nedenle feshettiğini yöntemince ispatlayamamıştır....
Somut uyuşmazlıkta; davacı ve davalı arasında imzalanan 27.06.2014 tarihli özel eğitim kurumlarında görev alan eğitim personeline ait iş sözleşmesi ile davacının 01.09.2014 – 01.09.2015 tarihleri arasında net 1.922,92 TL+ders ücreti ile öğretmen olarak çalışacağı belirtilmiştir. Aynı sözleşmenin 9.maddesinin c fıkrasında “sözleşmenin başlama tarihinden bitim tarihine kadar haklı nedenler dışında ve söz. hükümlerine aykırı olarak söz. fesheden taraf, fesih tarihinden söz. bitim tarihine kadar olan aylık net ücretin toplamını karşı tarafa nakden ve defaten ödemeyi kabul eder hükmü” bulunmaktadır....
Kabule göre de, sözleşmenin haksız feshedilmesi nedeniyle doğan zarardan takdiri indirim yapılması da doğru olmayıp her dava açıldığı tarihteki mevzuat hükümlerine göre değerlendirilip çözümlenmesi gerekmekte olup dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren TBK hükümlerinin somut olay değerlendirildiğinde kamu düzenine aykırılık bulunmaması nedeniyle uygulama yeri bulunmamaktadır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir olunan 1.630,00 TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, 04/07/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Maddesi uyarınca Sözleşme uyarınca işin tamamlanmasının iş sahibinden kaynaklanan beklenmedik olay dolayısıyla imkansızlaşması nedeniyle davalıdan yaptığı işin değeri ile bu değere girmeyen giderler yanında, ayrıca tazminat isteme hakkı da bulunmaktadır. Sözleşmenin davalı tarafından feshi halinde hangi miktarda alacak ve tazminat talebinde bulunulabileceği Sözleşmenin 3. Bölüm 5. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre kusuru bulunmaksızın sözleşmenin sona ermesi halinde davacının davalı iş sahibinden kalan süre için hem sözleşme bedelini, hem de cezai şart ödenmesini talep edebilecektir. Sözleşmenin bu hükmü, TBK’nın 180. Maddesindeki “Alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile, kararlaştırılan cezanın ifası gerekir....
Bilirkişi kurulu 25/09/2019 tarihli raporlarının sonuç kısmında özetle; Türk parasının değerinin düşmesinde öngörülemezlik unsurunun oluşmadığı, sözleşmenin uyarlanması şartlarının bulunmadığı, davacının 109.662,68 TL zarara uğradığı ve sözleşmenin ifası hususunda davacının davalıya Ankara 17. Noterliğinin 21/09/2018 tarih ve 11970 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile temerrüde düşürdüğü görüşü bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekilleri bilirkişi raporuna karış beyan ve itirazlarını ayrı ayrı dosyaya sunmuşlardır. Taraf vekillerinin itirazları, dosyaya kazandırılan müzekkere cevapları incelenmek üzere dosya bilirkişi heyetine tevdii edilmiştir. Bilirkişi kurulu 18/01/2021 ve 07/04/2021 tarihli ek raporlarının sonuç kısmında özetle; 1- Davacı ... Şti.'nin , davalı ... Şti. arasında imzalanan 06.08.2018 tarihli 271.510,00 TL bedelli sözleşmenin feshi sonucu, davalı ... Şti.'nin temin etmediği 1722 adet poligondirek teminini davadışı ... Enerji Şti.'...
Noterliğinin 17/08/2020 Tarih 6841 Yevmiye numaralı ihtarnamesini gönderdiğini belirterek, inşaat yapma yetkisi ve nama ifaya izin verilmesini, inşaat maliyetlerindeki artışlardan kaynaklı zararlar ile oluşan menfi ve müspet (olumlu, olumsuz) zararların tazminini, mahkemenin aksi kanaate olması halinde sözleşmenin geriye etkili olacak şekilde feshine, Sözleşmenin davalı tarafından ifası engellendiğinden, kar kaybı, inşaat maliyetlerindeki artışlardan kaynaklı zararlar ve oluşan menfi ve müspet (olumlu, olumsuz) zararların ileride arttırılmak üzere şimdilik 10.000,00 TL'sinin yasal faizi ile davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II....
Buna göre, 6098 sayılı Kanun’un 438/2. maddesine göre işçinin, sözleşmenin sona ermesi yüzünden tasarruf ettiği miktar ile başka bir işten elde ettiği veya bilerek elde etmekten kaçındığı gelir araştırılmak suretiyle işçinin sözleşmenin feshinden sonraki dönem içinde başka bir işten gelir elde edip etmediği ya da iş arayıp aramadığı araştırılarak indirim yapılması gerektiği hususu da göz önünde bulundurularak bakiye süre ücreti yönünden bir değerlendirme yapılmalıdır. Taraflar arasında imzalanmış belirli süreli iş sözleşmesinde, süresinden önce haksız feshe bağlı olarak hak veya borç doğuracak şekilde cezai şart kararlaştırılmıştır....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2018/450 KARAR NO :2022/610 DAVA:Tazminat DAVA TARİHİ:21/05/2018 KARAR TARİHİ:12/10/2022 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, Otogaz dağıtım dağıtımı sektörleri işi ile uğraştığını, davalı şirketle müvekkil arasında olan otogaz dağıtım bayiliği sözleşmesi olduğu, sözleşmenin 03.09.2012 tarihinden itibaren 5 yıl geçerli olduğunu davalı bayinin sözleşme kurallarına aykırı olarak üst üste iki haftadan fazla alım satım taahhüdünü yerine getirmediğini, sözleşmeye aykırı sözleşme süresi bitmeden başka bir dağıtıcı firmanın (...) giydirme ve reklamlarının firmada kullanıldığını, dolayısıyla sözleşmeye aykırılıktan 100.000,00 TL tazminat verilmesini istemiştir....
Dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilerek, davacının sözleşmeyi sektörel açıdan aynı şartlarla başka bir kişiyle yapabileceği makul sürenin tespitinin yapılması suretiyle kazanç kaybının hesaplanması, tespit yapılamıyorsa sözleşme süresi sonuna kadar kazanabileceği kazanç kaybının hesaplanması, kar kaybı hesaplaması yapılırken doğrudan hizmet bedelinin esas alınmayıp bu sözleşmenin ifası için davacı tarafın yapmaktan kurtulduğu masrafların da tespit edilip hesaptan düşülmesi, keza davacının bu süre içinde ikame aldığı iş varsa kar kaybının hesaplanmasında dikkate alınması ayrıca hesaplamada davacının sözleşme uyarınca çalışma dönemleri ve hak ediş oranlarının da dikkate alınarak taraf itirazlarını irdeler şekilde alternatifli olarak hesaplama yapılarak inceleme yapılması istenmiş, düzenlenen 29/06/2022 tarihli ek raporda; davacının davalılardan ... Yat. ve İşl....
TTK'nun 1439/2. maddesinde, sigortalının kasten ya da ihmali ile beyan yükümlülüğüne uymaması hallerinin, sigortacının tazminat sorumluluğunun son bulması, tazminattan indirim yapılması, proporsiyon hesabı ile tazminatın belirlenmesi şeklinde üç ayrı sonucu olduğu kabul edilmiştir. Sigortalının poliçeden önceki rahatsızlıklarını bildirmediği ve bu bildirmeme halinin kast derecesinde olduğu; bildirilmeyen hastalıkların sadece ölüme etki eden faktör olup doğrudan ölüm nedeni olmadığı (bağlantının bulunmadığı) durumda, ödenen prim ile ödenmesi gereken prim arasındaki orana göre (proporsiyon hesabıyla) tazminatın belirlenmesi, TTK'nun 1439/2. maddesi gereğidir....


