İflas İdaresine başvuru yaptığına ve iflas masasına kayıt yaptırdığına ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığını ileri sürerek onama ilamının kaldırılarak yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tapu iptal tescil, bedel iadesi, tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk a....
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, Rekabet Kurumunun acente-bayilik sözleşmelerine ilişkin düzenlemeleri üzerine sonradan geçersiz hale gelen bayilik sözleşmesi kapsamında ödenen intifa bedeli bakiyesinin ve kalıcı yatırım bedelinin, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalı (muris) taşınmaz malikinden tahsili talebine ilişkin alacak davasıdır. Taraflar arasında akaryakıt bayilik sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşme gereğince davacı lehine intifa hakkı tesis edildiği, sözleşmenin yürürlükte olduğu dönemde intifa hakkı ile ilgili olarak davalı tarafa bir takım ödemeler yapıldığı sabit olup, uyuşmazlık, sözleşmenin kurulması aşamasında intifa bedeli olarak ödenen tutarın bakiyesi ile kalıcı yatırım bedeli olarak ödenen tutarların davacıya iadesi gerekip gerekmediği konularındadır. Dava ilk olarak ......
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/409 E. sayılı dosyasıyla açılan davanın feshin iptali olmayıp feshin haksız olduğunun tespiti ile tazminat isteğine ilişkin olduğu, neticede mahkemece 29.05.2013 tarihinde feshin haklı olduğundan bahisle davanın reddine karar verildiği, dolayısıyla gerek sözleşmenin ifasının imkansız hale gelmesi ve gerekse de davacının fesih talep etmekle menfi zararını isteyebileceği, yukarıda ifade edildiği üzere menfi zararın, alacaklının sözleşme yapılmasaydı uğramayacağı fiili zararlar ile yoksun kaldığı kâr’ı kapsadığı, bunun da sözleşme kapsamında ödenen bedel ile taşınmazın ifasının imkansız olduğu 17.08.2011 tarihindeki rayiç bedeli ile ödenen bedel arasındaki fark olduğu, Belediyenin sorumluluğunun güven sorumluluğu olduğu, TBK.m.51 uyarınca somut olayın özelliği ve hakkaniyet gereği belediyenin kusuru daha hafif olduğundan belediyenin sadece sözleşme kapsamında ödenen bedel yönünden sorumlu tutulması gerektiği, zarar yönünden yüklenici firmanın kusurlu olduğu...
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, ipoteğin fekki, ikinci kademe bedel iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın satış vaadi sözleşmesi tarihi itibari ile dava konusu taşınmazın mülkiyetinin davacıya geçtiğinin tespiti talebinin reddine, taşınmaz üzerindeki davalı ... tarafından konulan hacizlerin kaldırılması yönündeki talebin kabulü ile, Şekerbank tarafından konulan 16.04.2018 tarih 13122 yevmiye sayılı ve 27.04.2018 ve 14830 yevmiye sayılı ihtiyati hacizlerin kaldırılmasına, davalı Albaraka Türk tarafından konulan ipoteğin kaldırılması yönündeki talebi yönünden davanın reddine, terditli taleplerden rayiç bedelin tespiti ve tahsili talebinin önceki talebin kabul edilmiş olması nedeni ile değerlendirilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ile davalı ......
heyetin görev konusu olmadığı , acentelik sözleşmesinde ki hükmün açık olduğu, ticari defter kayıtları ve diğer tüm belgelerin kesin delil olduğu, ancak davacı tarafça bu mahsuplaşma belgelerinin geçersizliği yada mevcut belgeleri imzalamamış olduğu ve mahsuplaşma anlaşmasının mevcut olmadığı iddiasını ispatlaması ve bu hususta sahip olduğu belgeleri ibraz etmesi gerektiği, davalı şirketin almış olduğu teminat bedelini davacı acentenin borcunun olmadığını tespiti halinde iade etme yükümlülüğü altında olduğu hususunun tereddütsüz olduğunu, sözleşmenin belirsiz süreli olduğunun kabulü halinde emredici hüküm niteliğindeki TK m. 133 hükmü gereği sözleşmenin 8.1 maddesi uyarınca 15 günlük feshi ihbar süresi verilerek sözleşmenin sona erdirilmesinin mümkün olmayacağı; buna karşılık taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin belirli süreli olduğunun kabulü halinde ise aksinin kararlaştırılmasının mümkün olduğunun belirtildiği ve bu durumda, tarafların sözleşmenin 8.1. maddesinde tek taraflı...
Nitekim yerel mahkeme ve Yüksek Özel Dairece de niteleme böyle yapılmıştır. Bu durumda iade kapsamının belirlenmesi konusunda davacı tarafından yapılan iş nedeniyle yüklenici kârının hesaplanması ve iadesi doğru olmadığından, aksi yöndeki çoğunluk görüşüne bu konuda katılmıyorum....
ın ...’nin yetkili temsilcisi olmadığını, sadece %10 paya sahip hissedarı olduğunu...ın şirket yetkili temsilcisi olmadığını müvekkilinin yeni öğrendiğini, ...’ın şirketin yetkili temsilcisi olmaması sebebiyle dava dayanağı teklif yazısının geçersiz olduğunu, finansal kiralama sözleşmesinin gereği olan edimlerin davacı şirket tarafından yerine getirilmediği ve kira bedellerini ödemede temerrüde düştüğü için taşınmaz maliki... tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshinin tespiti, kiralama konusu taşınmazın iadesi ve finansal kiralama şerhinin kaldırılması talepli dava açıldığını, müvekkili ...'ın, teklif yazısını imzaladıktan sonra .... ile görüştüğünde .... ...ada ...parselde kayıtlı 857,00 m2 yüzölçümlü bodrum kat ... no.lu bağımsız bölüm üzerinde davacı ......ti.’nin hiçbir hakkının bulunmadığını öğrendiğini, müvekkili taşınmazı malik...den satın aldığını,...’ye karşı edimlerini yerine getirdiğini, dinlenen tanık ...'...
Bankası Konya Şubesine ait 24/12/2021 tarihli 20.000 TL. ve 21.500 TL. olmak üzere toplam 41.500 TL. 2 teminat mektubunun da davalı tarafından davacıya iadesine, bu teminat mektuplarının irat kaydedilmesi halinde ise bedellerinin irat kaydedildiği tarihten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin feshini talep etmesi üzerine taraflar arasındaki sözleşmenin ihale komisyonunun 14/07/2022 tarihli kararı ile feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "...Dava, "Sözleşmenin Feshi ve Alacak ile Teminat Mektubunun İadesi" davasıdır. Somut olayda ; taraflar arasında 27/12/2021 tarihli iş yapım sözleşmesi imzalandığı, işin toplam bedelinin 690.000 TL.+KDV olduğu, sözleşme gereğince davacı yükleniciden davalı idare (işveren) tarafından toplam 41.500 TL.'...
Harici satış sözleşmesinin hukuken geçersiz olması nedeniyle, 10.07.1940 tarihli 2/77 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve haksız iktisap kurallarına göre herkesin aldığını iade ile yükümlü bulunduğu ve tarafların aldıklarını iade edeceği yolundaki genel ilke ve kabul karşısında, davacı ile davalı arasında akdedilen 13.02.2007 tarihli daire satış sözleşmesinde devrin gerçekleşmemesi halinde davalının daire satış bedeli olan 80.000,00 TL'yi sözleşmenin akdedildiği 13.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davacıya ödemekle yükümlü olduğu kararlaştırıldığından ve davacının talebinin bu yönde olduğu görüldüğünden, davacının ikinci talebi olan bedel iadesi isteminin kabulüne, 80.000,00 TL'nin 13.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında imzalanan devre mülk sözleşmelerinin geçersiz olduğunu, sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince sözleşme kapsamında verilenlerin iadesinin gerekeceği kabul edilerek, imzalanan sözleşmelerin geçersiz olduğunun tespiti ile iptaline, davacı tarafından davalılara ödenen 121.011,00 TL'nin dava tarihinden itibaren itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4.417,00 TL fazlaya ilişkin istemin reddine, iptaline karar verilen sözleşmeler kapsamında düzenlenen senetlerin iptaline, Akköy köyü 424 ada 25 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 10 nolu bağımsız bölüme ilişkin 7/3650 hissenin davacı adına olan kaydının iptali ile, davalı Geo Turizm adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....


