WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Tapu ve Kadastro Müdürlüğü Tapu Sicil esasında ... ... .. ... mevki 169 pafta, 1103 ada, 4 parselde kayıtlı dükkanlı han 20.000.000 TL bedelle davacıya satışı hakkında olduğunu, somut olayda ... A.Ş. "Davalı .... A.Ş.'den 20.000.000 TL bedelle satın aldığını, taşınmazın "Mal Bedeli olan 20.000.000 TL'yi ... ve Tic. A.Ş.'ne aktin memur huzurunda, resen yapılmış senet akit tablosunda alıcı 20.000.000 TL bedelle satın alma beyanı gerçek dışı olduğunu, bedel ödenmediğini, karşılıksız kaldığını, Satış muteberiyetini yitirmiş butlanla malul olduğunu, satış akti hukuki sonuç doğurmadığını ve finansal kiralama sözleşmesinin geçersiz olduğunu, finansal kiralama sözleşmesinin davacı tarafa yüklediği edimin tam yerine getirilmediğini belirterek, esas davanın reddine, karşı davanın kabulü ile finansal kiralama sözleşmesinin geçersiz olduğunun ve yoklukla malul olduğunun tespitine, bonoların hükümsüz olduklarının tespitine uğranılan zararını tespiti ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir....

İlk derece Mahkemesince; "Tüm dosya kapsamı, dava, cevap, kooperatif kayıt ve belgeleri ile hükme yeterli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinden; davalı kooperatifin kayıtlı 181 üyesi bulunduğu, KK'nun 45. Maddesi ile ana sözleşmenin 33. Maddeleri gereğince bu ortak sayısının 1/4 ü olan 46 ortağın asaleten yada vekaleten katılımı ile toplantı yapılabileceği, yani toplantı nisabının 46 üyeyi gerektirdiği, ancak bilirkişi incelemesi neticesinde ortak ... ölü olduğu ve adına vekaleten katılındığından vekaletin geçersiz olduğu, yine ...'a, ..., ... ile ... adına vekaleten katılanların vekaletlerinin geçersiz olduğu anlaşılmakla, bu 6 üyenin de toplantıya katılmadığı nazara alındığından toplantının 41 üye ile yapıldığı ve kanun ve ana sözleşme hükümüne göre bu sayının toplantı için zorunlu nisabı yani 1/4 sağlamadığı ve bu haliyle kanunu emredici hükümüne aykırı olarak nisap sağlanmadan yapılan genel kurulun toplantısının ve de alınan batıl olduğu anlaşılmıştır....

Davalı; alacağın zamanaşımına uğradığını, hiçbir zaman dava konusu taşınmazın maliki olmadığını, zilyetlik hakkını devrettikten sonra dava konusu taşınmazın akıbetini takip etmek zorunda olmadığını, sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığını, davacının zilyetliğindeki taşınmazı kullandığını, bedel iadesi talebinin haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece; geçersiz bir sözleşme nedeni ile edinimi ifa eden tarafın verdiğini sebepsiz zenginleştirme kuralına bağlı olarak geri isteyebileceği, denkleştirici adalet kuralı uyarınca, satış bedeli olarak verilen bedelin dava tarihi itibariyle ulaştığı alım gücünün bilirkişiye hesaplattırıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 25.605,68 TL'nin 30/12/2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Mahkemece verilen karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur....

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı bedel iadesi, gecikme cezası ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizce 03/10/2023 günlü tensip zaptı düzenlenmiş, davalının tacir olup olmadığı hususunun tespiti bakımından müzekkereler yazılmış, gelen cevabi yazılar dava dosyasına eklenmiştir. ...'ndan gelen cevabi yazıda davalının oda kaydının bulunmadığı bildirilmiştir. ...'ndan gelen cevabi yazıda davalının ... ... Ltd.Şti'nin tek ortağı ve müdürü olduğu, şirketin vergi mükellefi olduğu, davalının bireysel vergi kaydının bulunmadığı yönünde cevap verilmiştir. Bilindiği üzere görev kamu düzenine ilişkin olup dava şartıdır. Mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekmektedir. Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin görev alanı TTK'nın 4.maddesinde belirlenmiştir....

İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu sözleşmenin 4054 sayılı yasa kapsamında hakim durumun kötüye kullanıldığı geçersiz bir sözleşme olduğunu, davacı şirketin, bira ve alkollü içki pazarında en büyük paya sahip olması ve buna rağmen perakende satış yapan işletmelerle bu tarz dikey anlaşmalar yapmasının 4054 sayılı Yasanın 6....

Asliye Hukuk Mahkemesinin .... esas sayılı dosyasında 05/07/2022 tarihinde açılmış olan sözleşmenin geçerli olduğunun tespiti, süre ve bedel yönünden uyarlanması, teminat mektubu bedelinin iadesi istemli dava bulunduğu, dava dışı kat maliklerinin bu tarihten sonra Karşıyaka ......

Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/409 Esas sayılı dosyasıyla açılan davanın feshin iptali olmayıp feshin haksız olduğunun tespiti ile tazminat isteğine ilişkin olduğu, neticede mahkemece 29.05.2013 tarihinde feshin haklı olduğundan bahisle davanın reddine karar verildiği, dolayısıyla gerek sözleşmenin ifasının imkansız hale gelmesi ve gerekse de davacının fesih talep etmekle menfi zararını isteyebileceği, yukarıda ifade edildiği üzere menfi zararın, alacaklının sözleşme yapılmasaydı uğramayacağı fiili zararlar ile yoksun kaldığı kâr’ı kapsadığı, bunun da sözleşme kapsamında ödenen bedel ile taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedeli ile ödenen bedel arasındaki fark olduğu, Belediyenin sorumluluğunun güven sorumluluğu olduğu, TBK.m.51 uyarınca somut olayın özelliği ve hakkaniyet gereği belediyenin kusuru daha hafif olduğundan belediyenin sadece sözleşme kapsamında ödenen bedel yönünden sorumlu tutulması gerektiği, zarar yönünden yüklenici firmanın kusurlu olduğu dikkate alınarak zarardan sadece...

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/07/2021 NUMARASI : 2020/458 E-2021/524 K DAVACI : VEKİLİ : DAVALILAR : DAVANIN KONUSU : Alacak, Teminat Senetlerinin İadesi (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 12/06/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/06/2024 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve teminet senetlerinin iadesi davasında mahkemece davanın teminat senetlerinin geçersiz olduğunun tespit talebi yönünden açılmamış sayılmasına, alacak talebi yönünden reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkili şirketin alüminyum işi, cam işi ve buna bağlı cephe giydirme, çatı, tavan sistemleri ile bu konuda diğer yardımcı bilumum sistemleri imal ve inşaa etme işiyle iştigal ettiğini, davalılar tarafından oluşturulan ...- ......

Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.'' hükmüne yer verildiği, somut olayda; davacının sözleşmenin feshi talebi olmamasına rağmen “taleple bağlılık ilkesi” dikkate alınmaksızın sözleşmelerin geriye etkili feshine karar verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğu, mahkemece yapılacak işin; hükme esas alınan bilirkişi kurundan ek rapor alınarak uyuşmazlığı nakit karşılığı eser sözleşmesi kapsamında çözmek ve 17.12.2011 ve 27.07.2012 tarihli sözleşmeler kapsamında davalı yüklenicinin yaptığı işlerin ve bedelinin tespiti ile bu sözleşmelere istinaden yapılan ödemelerin tespit edilerek yüklenicinin sözleşmeler kapsamında bedel olarak daireleri hakedip etmediği tespit edilerek sonucuna uygun karar verilmesinden ibaret olduğu gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. B....

bakımından da kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, Taraflar arasında imzalanan Bağımsız Bölüm Satış Vaadi Sözleşmesinin "Sözleşmenin Feshi Cezai Şart ve Geri Ödeme" başlıklı 12. maddesinde Davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı iddialarının aksine, sözleşmenin feshi nedeni ile davacı- alıcıdan kesilmesi gereken cezai şart miktarlarının kesilmiş olup, kesilen miktarın 56.340,00-TL olduğunu, davacının iddialarının aksine taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli bir sözleşme olduğundan, müvekkil şirket tarafından yapılan cezai şart kesintisinin de son derece hukuka uygun olduğunu, hukuken geçerli bir sözleşmeye ve sözleşme hükmüne dayanarak yapılan kesinti bedelinin işbu dava ile talep edilmesinin hakkaniyete aykırı ve haksız olduğunu çünkü yerel mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin şekil şartı eksikliği sebebiyle sözleşmenin geçersiz olduğunun iddia edildiği bilirkişi raporu dayanak gösterilerek hüküm kurulmuş olmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu,Bilirkişi Heyetince görev...

UYAP Entegrasyonu