Satım bedelinin iade tarihindeki ulaştığı bedel belirlenirken, ödenen paranın çeşitli ekonomik etkenler nedeniyle azalan alım gücünün enflasyon, ÜFE-TÜFE artış oranları, faiz, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar ve benzeri ekonomik göstergelerin ortalamaları göz önünde tutulmalıdır....
Yani her iki taraf da hissenin gerçek sahibinin davacı olduğunu ve geniş yetkili vekaletname ile davacının oğlu tarafından hisse devrinin yapıldığını ve şirket pay defterine bakıldığında gerçek pay sahibinin öğrenilebileceklerinden bildikleri kabul edilmiştir. Diğer uyuşmazlık ise , vekilin imza atarken vekaleten hareket ettiğini bildirmemesi ve noter tasdik şerhinde--------- kimlik bilgilerine yer vermiş olması nedeniyle sözleşmenin geçersiz olup olmadığı hususudur.818 sayılı TBK 386 ve devamı maddelerin vekalet düzenlenmiş olup vekilin ya da temsilcinin imza atarken vekaleten ya da temsilci olarak hareket ettiğini yazmaması tek başına o sözleşmeyi geçersiz hale getirmez....
Bu durumda, yapılması gereken, sözleşmenin yapıldığı tarihte davalının satmış olduğu taşınmazın rayiç değerinin ne olduğunun tespitinden ibarettir. Hal böyle olunca, mahkemece; dava konusu taşınmazda keşif yapılarak, öncelikle davalıya ait tarla vasfındaki taşınmazın sözleşme tarihindeki rayiç değerinin tespiti ile bu değerin çeşitli ekonomik etkenlerin (enflasyon, ÜFE, TÜFE, faiz, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar vs) ortalamaları alınmak suretiyle ifanın imkansız hale geldiği tarihde ulaşacağı alım gücünün belirlenmesi için konusunda uzman bilirkişiden denetimine elverişli rapor aldırılması ve bu yolla belirlenecek miktara hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/06/2021 NUMARASI: 2020/717 Esas, 2021/439 Karar DAVA: Hizmet Sözleşmesinin Feshi - Bedel İadesi KARAR TARİHİ: 15/05/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi....
İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf başvurusunda özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin genel işlem şartı olarak değerlendirilen bir sözleşme olduğunu bu nedenle süre aşımına bağlı olarak davacı aleyhine yapılan cezai şart niteliğindeki fahiş ücretlendirmelerin haksız ve geçersiz olduğunun açıkça ortada olduğunu, yerel mahkeme tarafından bu yönde herhangi bir inceleme yapılmadığını, davacı şirketin sözleşmenin içeriği hakkında hiçbir şekilde bilgi sahibi olmadığını, dava konusu faturaların kendisine tebliği ile sözleşmenin içeriğinden haberdar olduğunu, dürüstlük kurallarına aykırı olarak, fahiş ücretlendirme ile ilgili yapılan genel işlem niteliğindeki maddelerin yok hükmünde sayılması gerektiğini, davacı şirketin fazla kullanıma ilişkin bu şekilde bir faturalandırma yapılacağı hususunda hiçbir şekilde bilgilendirilmediğini, hiçbir şekilde sözleşme maddelerinin geçerliliğini kabul anlamına gelmemek kaydı ile yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunu da teknik...
Fesih tarihi 05/04/2021 olduğuna göre, 90 gün sonrası 05/07/2021 olacak olup, davalının bu tarihten itibaren temerrüde düştüğü ve faiz ödemesi gerektiği, tarafların tacir olması nedeniyle de avans faizi talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Anlatılan gerekçelerle, davacının tapu iptal ve tescil talebinin reddine, bedel yönünden kısmen kabulüne karar vermek gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur....
Fesih tarihi 05/04/2021 olduğuna göre, 90 gün sonrası 05/07/2021 olacak olup, davalının bu tarihten itibaren temerrüde düştüğü ve faiz ödemesi gerektiği, tarafların tacir olması nedeniyle de avans faizi talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Anlatılan gerekçelerle, davacının tapu iptal ve tescil talebinin reddine, bedel yönünden kısmen kabulüne karar vermek gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur....
Fesih tarihi 05/04/2021 olduğuna göre, 90 gün sonrası 05/07/2021 olacak olup, davalının bu tarihten itibaren temerrüde düştüğü ve faiz ödemesi gerektiği, tarafların tacir olması nedeniyle de avans faizi talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Anlatılan gerekçelerle, davacının tapu iptal ve tescil talebinin reddine, bedel yönünden kısmen kabulüne karar vermek gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur....
Sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talep edilebilmesi için borçlunun mal varlığından bir başkasının aleyhine olarak bir zenginleşme meydana gelmeli, zenginleşme ve zenginleştirici olay arasında illiyet bağı bulunmalı ve zenginleşme haklı bir sebebe dayanmamalıdır. Taşınmazın devrine ilişkin, TMK'nun 705, BK'nun 213(TBK'nun 237), Tapu Kanunu 26, Noterlik Kanununun 60.maddeleri gereğince ve HGK'nun 15.11.2000 tarih, 2000/13-1612 E, 2000/1704 K.sayılı kararı ile taşınmazın devrine ilişkin sözleşme resmi şekilde yapılmadıkça geçersizdir. Geçersiz satış sözleşmesi gereğince; diğerinin mal varlığına kayan değerlerin iadesi "Denkleştirici ..." düşüncesine dayanmaktadır. Denkleştirici ... İlkesi ise, haklı bir sebebe dayanmadan başkasının mal varlığından istifade ederek, kendi mal varlığını artıran kişinin elde ettiği kazanımı geri verme zorunda olduğunu ve gerçek bir eski hale getirme yükümlülüğünü ifade eder....
bütün bir projenin (Ordu- Giresun Doğal Gaz Bağlantı Hattı (Faz-3) Yapım İşi Projesi) eksik işlerinin tamamlatılması işi olduğu, sözleşmenin "Sözleşmenin Türü ve Bedeli" başlıklı 6.maddesinde sözleşmenin anahtar teslimi götürü bedelli sözleşme olup, ihale dokümanında yer alan uygulama projeleri ve bunlara ilişkin mahal listelerine dayalı olarak işin tamamı için yüklenici tarafından teklif edilen 10.462.278,00 TL bedel üzerinden akdedildiği, sözleşmenin 7.maddesinde KDV’nin sözleşme bedeline dahil olmayıp, idare tarafından yükleniciye ayrıca ödeneceği, sözleşmenin "Sözleşmenin Ekleri" başlıklı 9.maddesinde ise Yapım İşleri Genel Şartnamesi, İdari Şartname, sözleşme tasarısı, işin kapsamı, teknik şartnameler ve varsa açıklamaların sözleşmenin eki olduğu hususlarının düzenlendiği anlaşılmıştır....


