WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/409 E. sayılı dosyasıyla açılan davanın feshin iptali olmayıp feshin haksız olduğunun tespiti ile tazminat isteğine ilişkin olduğu, neticede mahkemece 29.05.2013 tarihinde feshin haklı olduğundan bahisle davanın reddine karar verildiği, dolayısıyla gerek sözleşmenin ifasının imkansız hale gelmesi ve gerekse de davacının fesih talep etmekle menfi zararını isteyebileceği, yukarıda ifade edildiği üzere menfi zararın, alacaklının sözleşme yapılmasaydı uğramayacağı fiili zararlar ile yoksun kaldığı kârı kapsadığı, bunun da sözleşme kapsamında ödenen bedel ile taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedeli ile ödenen bedel arasındaki fark olduğu, Belediyenin sorumluluğunun güven sorumluluğu olduğu, TBK.m.51 uyarınca somut olayın özelliği ve hakkaniyet gereği belediyenin kusuru daha hafif olduğundan belediyenin sadece sözleşme kapsamında ödenen bedel yönünden sorumlu tutulması gerektiği, zarar yönünden yüklenici firmanın kusurlu olduğu dikkate alınarak zarardan sadece...

İflas İdaresine başvuru yaptığına ve iflas masasına kayıt yaptırdığına ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığını ileri sürerek onama ilamının kaldırılarak yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tapu iptal tescil, bedel iadesi, tazminat istemine ilişkindir. 2....

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; Dava, eser sözleşmesine dayalı, Erzurum .... İcra Dairesi'nin 2019/...Esas sayılı dosyasına konu 50.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davalıya borçlu olunmadığının tespiti ile davalıya ödenen 50.000,00 TL'nin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, kararı davalı şirket vekili istinaf etmiştir. Davacı ile davalı arasında, 19.04.2018 tarihli 1.175.000,00 TL bedel karşılığında 5 adet dairenin satımı hususundaki sözleşme nedeniyle 50.000,00 TL tutarında nakit ödeme yapıldığı ve 50.000,00 TL tutarında çek verildiği, bu sözleşmenin yanında taraflar arasında yazılı olmayan bir eser sözleşmesi yapıldığı, bu sözleşmenin de yerine getirilmediği görülmüştür....

CEVAP Davalı, davacının taleplerinin hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, taleplerin zamanaşımana uğradığını, davacının iddialarını kabul etmediklerini, davacının kendisine herhangi bir para ödemediğini, delil olarak sunulan 11.03.1987 tarihli hisse senedidir başlıklı sözleşmenin taraflarına tebliğ edilmediğini ve dosya içerisinde de olmadığını, bahsi geçen sözleşmenin geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Eşme Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.03.2022 tarihli ve 2021/490 Esas, 2022/126 Karar sayılı kararıyla; kadastro öncesi sebebe dayalı davada, dava tarihi itibariyle, 3402 Sayılı Yasa'nın 12/3 üncü maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebinin, B.K.nun 125 inci maddesinde düzenlenen zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle sözleşmenin güncellenmiş bedelinin tahsili talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....

Bu sözleşme ve dosyada toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, KÖK DOSYA YÖNÜNDEN: Kök dosyada davacı taraf yukarıda tanıtılan------ tarihli sözleşme gereğince davalı tarafından ödenmesi gereken ve banka borçlarından kaynaklanan ipotek bedellerinin kendisi tarafından ödendiğini iddia ederek iade istemektedir. Öncelikle ---- sözleşmenin geçerliliği üzerinde durmak gerekmiş olup; mahkememizce alınan-------işi raporunda, hukuki taktiri mahkemeye ait olmak üzere bilirkişiler bu sözleşmenin geçerli olmadığını, zira gayri menkul satışına ilişkin sözleşmelerin ------ gereğince resmi şekle tabi tutulduğunu; noterde -------şeklinde yapılmayan veya tapuda gerçekleştirilmeyen satış sözleşmelerinin -------- geçersiz olduğunu; geçersiz sözleşme içinde kararlaştırılan hususlarında geçersiz olacağını; dolayısıyla geçersiz bir sözleşme ile banka borçlarının üstlenilmesinin mümkün olmadığını bildirmişlerse de, mahkememiz tarafından bu görüş benimsenmemiştir....

Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/409 Esas sayılı dosyasıyla açılan davanın feshin iptali olmayıp feshin haksız olduğunun tespiti ile tazminat isteğine ilişkin olduğu, neticede mahkemece 29.05.2013 tarihinde feshin haklı olduğundan bahisle davanın reddine karar verildiği, dolayısıyla gerek sözleşmenin ifasının imkansız hale gelmesi ve gerekse de davacının fesih talep etmekle menfi zararını isteyebileceği, menfi zararın, alacaklının sözleşme yapılmasaydı uğramayacağı fiili zararlar ile yoksun kaldığı kâr’ı kapsadığı, bunun da sözleşme kapsamında ödenen bedel ile taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedeli ile ödenen bedel arasındaki fark olduğu, Belediye yönünden güven sorumluluğuna dayanıldığı, ......

tüm paydaşlarıyla sözleşme yapılması veya diğer paydaşların yapılmış olan sözleşmeye muvafakat etmiş olması gerektiği, geçerli sözleşmenin varlığı halinde feshinin de tüm paydaşlarca talep ve dava edilmesi gerektiği, ancak işbu dava bakımından adi yazılı olması sebebiyle geçerli sözleşmenin varlığından söz edilemeyeceği, davacının adi yazılı sözleşmenin geçersizliğinin iddia edilmesinin iyi niyete aykırı olarak değerlendirilemeyeceği, yine davalı yüklenici tarafından sözleşmenin ifasına da başlanmadığından sözleşmenin geçersizliğinin talep edilmesinin iyiniyete aykırı olarak değerlendirilemeyeceği, bu nedenle geçersizliğinin kabulünün gerektiği, sözleşmenin geçersizliğinin tespiti halinde sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre devrettiği hissenin davacıya iadesi, karşısında menfi zarara kapsamında davacı gecikme tazminatı istemeyecek ise de sözleşme hükümlerine bağlı bulunmayan menfi zararlarını isteyebileceği, bu kapsamda davalı yüklenici tarafından yıkılan evinin bedeli ile geçersizliğinin...

A.Ş. arasındaki sözleşmenin feshedildiği 17.08.2011 tarihinden itibaren başlayacağı, bu hususun aynı hukuki ihtilafa ilişkin ekseri yargılamalar nezdinde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı ile de vurgulandığı, bu tarihten sonra feshin haksızlığının tespiti yönünden açılan davanın ... bir zamanaşımı süresi başlatmayacağı, zira davanın feshin iptali olmayıp haksız olduğunun tespiti niteliğinde olduğu, Belediye ile yüklenici firma arasındaki sözleşme feshedilmekle ifa imkanının ortadan kalktığından, davacı gibi yükleniciden taşınmaz satın alanların tüm talep haklarının muaccel hale geldiği, dolayısıyla ister dava dilekçesinde ileri sürülen talepler, isterse de davanın kısmi dava olma özelliği itibariyle ıslah edilen talepler açısından zamanaşımı süresinin 17.08.2011 tarihinden itibaren başlayacağı, bu tarihten itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde gerek dava dilekçesiyle ve gerekse de ıslah usulüyle yapılan taleplerin kabulünün gerektiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, 139.000,00...

tamamen talep edebileceğini, Davalının protokolün tanziminden sonra kararlaştırılan sürede yapması gereken ödemenin tamamını yapmamıştır, 23.868,00 TL'yi eksik ödediği gibi kısmi ödemeyi de geç yaptığını, protokolde kararlaştırılan bedelin tamamını belirtilen sürede ödememesi nedeniyle protokolün 3. maddesi uyarınca müvekkilinin ibrasının geçersiz hale geldiği ve davalıdan tenzil ettiği bedeli de talep hakkı doğduğundan, müvekkili şirketin, davalıdan, geçersiz kalan ibraya konu bedel ile İstanbul Anadolu ......

sözleşmenin davacı tarafça haklı nedenle fesih edildiği gerekçe ve kararın haksız olduğunu belirtip istinaf talebinde bulunsalar da (kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla ) taraflar arasında geçerli kabul edilen sözleşmeye göre davacıya bir bedel iadesi söz konusu olur ise bunun bila faiz yapılacağı hususu sözleşmede kararlaştırıldığını, faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacının dava ve ıslah dilekçesinde ticari avans faizi talep ettiği halde 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir....

UYAP Entegrasyonu