nin tasarruf yetkisinin kendisinde olmaması nedeniyle paranın ve faizinin kendisinden istenmesi mümkün olmadığından, davanın sadece halihazırdaki davalıya yöneltildiğini, bankanın yaptığı bu işlem ile ilgili olarak da, savcılığa ve BDDK'ya başvuruda bulunulduğunu belirterek, müvekkili şirketin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sehven yatırdığı 500,00-EUR'un haksız kullanım tarihinden itibaren bankanın açık kredilere uygulamış olduğu faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte BK’nın 83. maddesi uyarınca fiili ödeme günündeki banka döviz satış kuru üzerinden, sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesi ile; Avusturya menşeili davacı şirket tarafından, aynı içerikteki sebepsiz zenginleşme gerekçesine dayanan istirdat davasının, müvekkili bankaya karşı, 02/03/2019 tarihinde .......
Somut olayda; davalının hesabına yanlışlıkla yatırılan bedelin iade edilmediği, bu nedenle bunun tahsiline , hatalı yapılan yapılan ödeme nedeniyle alacaklı olduğunu icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ve dava etmiş olup, davacı davasını sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandırdığından, taraflar arasındaki bankacılık işlemi haricinde yanlışlıkla ödenen bedelin tahsili talep edildiğinden, uyuşmazlığın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.( YARGITAY 11. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2018/4503 -KARAR NO: 2020/2011; ESAS NO: 2020/7206 -KARAR NO: 2022/46) Her ne kadar karşı görevsizlik veren mahkemeler arasında Asliye Hukuk Mahkemesi bulunmasa da görev hususunun kamu düzeninden olduğu, görevli mahkemenin resen belirlenebileceği anlaşıldığından, uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde bağlı bulunulan Bakırköy Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir....
Hukuk Dairesinin 17.12.2013 tarihli ve 2013/14303 E., 2013/18067 K. sayılı kararı ile; “…Dava konusu uyuşmazlık, davacının borçlu olmadığı bedeli, haciz tehdidi altında davalı alacaklıya ödediği iddiasına dayalı sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı alacağın tahsili talebine ilişkindir. 818 sayılı BK.'nun 61-66.maddelerine (6098 sayılı TBK.'nun 77-82.maddelerinde) sebepsiz zenginleşme, bir kimsenin mal varlığının geçerli (haklı) bir sebep olmaksızın diğer bir kimsenin mal varlığı aleyhine çoğalması (zenginleşmesi) demektir. Sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talep edilebilmesi için borçlunun mal varlığından bir başkasının aleyhine olarak bir zenginleşme meydana gelmeli, zenginleşme ve zenginleştirici olay arasında illiyet bağı bulunmalı ve zenginleşme haklı bir sebebe dayanmamalıdır....
(TBK m. 117; BK m.101) Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre borçludan faiz talep edilebilmesi için zenginleşenin bir ihtar ile ya da aleyhine bir takip ya da dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir. Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez. Somut olayda, davacı tarafından davadan önce davalı/borçluya dava konusu miktarın iadesi için keşide edilen ihtarnamenin 05.11.2015 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarda borcun ödenmesi konusunda borçluya 7 gün süre verildiği ve verilen sürede borcun ödenmediği anlaşılmıştır. Böylece davalı/borçlu 13.11.2015 tarihinde temerrüde düşürülmüştür....
Belediyesi sınırları içinde kalmış ve 3030 sayılı Kanun hükümlerine göre bu taşınmaza ilişkin tüm hak ve borçların ... Belediyesine geçtiği belirtilmiş ise de, bedeli tahsil eden davalı ... olduğu takdirde sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade ile sorumlu olacaktır.Yine, davalının cevap ihtarnamesinde arsa bedeli ödenmesi hususunda belediye kararı bulunmadığı halde bazı gecekondu sahiplerinin... Belediyesinin ... Şubesindeki banka hesabına belediyenin bilgisi dışında para yatırdıkları hususu kabul edilmiştir.Somut olayda, dava konusu paranın yatırıldığı ... Arsa Konut Yapı Koop. ne ait ... nolu hesap” ile davalı ... arasında hukuki, fiili ve organik bağ bulunup bulunmadığı hususları araştırılmadığı gibi, hesapta bulunan paranın nereye aktarıldığı, kimler tarafından kullanıldığı da belirlenmemiştir....
Uyuşmazlık, dava konusu gecekondu arsalarının zilyetlerine tahsis edilmesi için yapılan duyuru sonucu davalı belediyenin belirlediği banka hesabına yatırılan paranın tahsisinin yapılmaması nedenine dayalı olarak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi istemine ilişkindir.Dava konusu taşınmaz Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucuna göre ... Vakfı adına kayıt edilmiş olduğu, 4706 sayılı Yasa kapsamında Maliye Hazinesine ve ... Belediyesine takas yolu ile intikal ettiği yapılan yazışmalardan anlaşılmaktadır. ... Belediyesi 21.7.1993 tarihinde kurulmuş, ancak 27.3.1994 tarihli mahalli idare seçimlerinden sonra faaliyete geçmiştir. Taşınmaz sonradan ... Belediyesi sınırları içinde kalmış ve 3030 sayılı Kanun hükümlerine göre bu taşınmaza ilişkin tüm hak ve borçların ......
GEREKÇE : Dava, davacı tarafından yapılan havale işleminin başka bir alıcıya gönderilmesi gerekirken, IBAN bilgilerinin hatalı olması nedeniyle sehven davalı hesabına gönderildiği iddiası ile 50.000,00 TL.'nın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan talep edilip edilemeyeceği hususundadır. Mevcut davanın mutlak ticari dava olmadığı sabit olup, davanın nisbi ticari dava olup olmadığının tespiti açısından TK 12 ve 11 inci maddelerinin incelenmesi gerekmektedir. TTK 12 inci maddesinde tacir " (1) Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. (2) Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır." hükmü ile tanımlanmış olup, tacir olmak için öncelikle bir ticari işletmenin bulunması gerekmektedir....
Dava, sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı ödenen paranın hükmen tahsili, birleşen dava ise icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Birleşen davada davacılar, 25.07.2003 tarihli sözleşmeye göre satın aldıkları dairelerin yüklenici tarafından eksik bırakılan inşaatının tamamlanması için davalı ile anlaşarak ona daire sahiplerinden para toplayarak ödediklerini, ancak inşaatın tamamlanmadığını, bu nedenle ödedikleri paranın tahsili için takip yaptıklarını, takibe de itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep etmişlerdir. Gerçekten de, davacıların başlattığı Sinop İcra Müdürlüğünün 2006/1392 sayılı takip dosyası ile davalı aleyhine takip yapıldığı ve davalının borca itiraz ettiği sabittir....
İddia ve savunma, icra takip dosyası ve tüm dosya kapsamına göre; davacı borçlu olmadığı bir miktar parayı haciz tehdidi altında ödediğini ileri sürerek sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak iadesi talebiyle eldeki davayı açmıştır.Yargılamada maddi vakıaları açıklamak taraflara, davanın hukuki nitelendirmesini ve uygulanacak yasa hükmünü belirlemek ise HMK’nın 33. maddesi ve 04.06.1958 gün ve 5/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca mahkemeye aittir. İİK'nun 72/7. maddesi uyarınca borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir. İstirdat davası için öngörülen bir yıllık süre hak düşürücü süre niteliğinde olup, bu sürenin geçirilmiş olması halinde artık başkaca bir sebebe ve bu bağlamda sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ödenen paranın iadesi talebi mümkün değildir....
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı şirketin hukuka aykırı fiilleri sonucu davalı şirkete yatırılan paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre faiziyle birlikte tahsili talebine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır....


