Dava;sebepsiz zenginleşmeye dayanan alacak davasıdır. Davada, davalıya yersiz ödendiği iddia olunan bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsili istenilmiştir. Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre borçludan faiz talep edilebilmesi için zenginleşenin iyiniyetli ya da kötüniyetli olduğuna bakılmadan bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir. Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez. O halde somut olayda, davalı için keşide olunan bir ihtarname bulunup bulunmadığı araştırılıp, davalının temerrüdü yoksa dava tarihinden itibaren davalının temerrüde düştüğü kabul edilmek suretiyle faiz yönünden karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir....
Bu kapsamda, davacının gönderilen paranın iadesi talebi sözleşmesel yükümlülük değil sebepsiz zenginleşme kapsamında kalmaktadır. Zira Bir hukuki işlemin borç doğurmasının nedeni irade açıklamasıdır. Sebepsiz zenginleşmenin borç doğurmasının nedeni ise kişinin iradesi dışında malvarlığında bir eksilmenin meydana gelmesidir. Taraflar arasında malvarlıklarının değişimi bir sözleşmeye dayanır ise sebepsiz zenginleşmeden söz edilemez. Hukuki işlemlerden ve bunun en yaygın türü olan sözleşmeden doğan borçlarda borçlunun borcunu anlaşmaya uygun bir şekilde yerine getirmesi gerekir. Borçlu anlaşmaya uygun davranmazsa alacaklı borca aykırılık hükümlerini işletir ve mümkün ise borcun aynen ifasını, değilse doğan zararının giderilmesini talep eder. Sebepsiz zenginleşmede ise; sadece mal varlığındaki eksilmenin giderilmesinin talep edilmesi söz konusudur. Sebepsiz zenginleşme alacaklıya 2.derecede (tali nitelikte) bir dava hakkı temin eder....
-TL'nin, 20.08.2019 ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca tahsili için .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ancak takibin davalı şirketin haksız ve kötüniyetli itirazı üzerine durduğu, arabuluculuk süreci anlaşmama şeklinde olumsuz sonuçlandığı, Davaya konu icra takibi ile müvekkil şirket tarafından ödenen paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre müvekkil şirkete istirdadı talep edildiği, .... İcra Hukuk Mahkemesinin, istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen 22.01.2021 tarih, ... E. ve ... K. sayılı kararıyla; davacı (üçüncü şahıs) müvekkili şirket ile dava dışı borçlu ... ... San. Dış Tic....
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalının paranın veriliş sebebini talil ettiği, buna göre ispat külfetinin davalı yana geçtiği, davalının paranın kira ilişkisi nedeniyle verildiği yönündeki savunmasını yazılı delillerle ispatlayamadığı, bu durumda davacı yanca davalı tarafa gönderilen paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi gerektiği gerekçeleriyle davalının itirazının 50.000.-TL üzerinden iptaline, takibin bu miktara takipten itibaren değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı isteğinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Kural olarak havale bir ödeme vasıtası olup, mevcut bir borcun tediyesine yönelik olarak yapıldığının kabulü gerekir. Havalenin başka bir amaçla yapıldığını iddia eden davacının havale dekontuna bunun sebebini açıkça yazdırması gerekir....
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki dava özü itibariyle cebri icra tehdidi altında ödenen bedelin iadesi yani istirdat davası olduğunu, davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanmasının bu sonucu değiştirmeyeceğini, yapılan ödemenin 07.05.2019 tarihinde yapıldığı dikkate alındığında huzurdaki dava hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından reddedilmesi gerektiğini, bunun yanı sıra davacı tarafından sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak da dava açılması mümkün olmadığını, zira yapılan ödeme sebepsiz yere değil sözleşmeye dayalı olarak yapıldığını, sözleşmenin varlığı davacının da kabulünde olduğunu, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebileceğini, huzurdaki davada geçerli bir sözleşme ilişkisi mevcut olduğundan sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılması mümkün olmadığını, müvekkilin verdiği hizmetler servis formlarında açıkça...
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; bloke konulan paranın davalıya verilmemesine dair ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/49 E., 2010/384 K. sayılı kararının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi karşısında eldeki davada davalının sebepsiz zenginleşen konumunda olup olmadığı ve buradan varılacak sonuca göre davacının davalıdan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talepte bulunmasının mümkün olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. III. ÖN SORUN 12. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında; mahkemece bozma öncesi ilk karar gerekçesinde ... 2....
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafından keşidecisinin davacı, lehtarının davalı ------ ödemenin davalı ---- sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince tahsili talebine ilişkindir. Davacı, keşidecisinin davacı, lehtarının davalı olan -------- bedelli ödemenin davalı ..--- sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir....
Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili, Belediye Encümenince, davacıya mükerrer olarak ödenen 8.339.776.000 TL.nin yasal faiziyle tahsili yönünde 4.10.2001 tarihli kararın alındığını, davacının ana paranın tamamını ödediğini, ancak faiz ödemesi yapmadığını, davacıdan faiz istenilmesinin yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir....
ya ödendiği, böylece davalının sebepsiz zenginleştiği, davalının bu tutarları ödemekten kaçınması üzerine tahsili için girişilen takibe kısmi itirazın (....096 TL dışında) iptali ve inkar tazminatının tahsili istenmiştir. Davalı vekili cevabında; davalının, asıl alacağa (....096 TL) itiraz etmeyip ödediğini belirterek, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; ....096,30 TL'nın ödendiği konusunda ihtilaf bulunmadığı, sebepsiz zenginleşenin ise her zaman mütemerrit olduğu ve takipten önce kanuni faiz istenebileceği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü davalı vekili temyiz etmektedir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre borçludan faiz talep edilebilmesi için, zenginleşenin iyiniyetli ya da kötüniyetli olduğuna bakılmaksızın temerrüdü aranır....
Esas sayılı dosyası ile açtıkları dava sonucu beklenmeden, İcra Müdürlüğü'nce yapılan haciz işlemi sırasında alacaklının baskısı ile müvekkili tarafından alacaklı vekili hesabına 23/06/2021 tarihinde haksız yere gönderilen 4.300,00 TL 'nin sebepsiz zenginleme nedeni ile ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Somut olayın değerlendirilmesinde, zamanaşımına uğrayan borç eksik bir borç olmakla, bu borcun borçlu tarafından ödenmesi sonrasında, alacaklıdan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tekrar geri istenemeyecektir. Nitekim TBK-78/2.madde uyarınca zamanaşımına uğrayan bir borcun ifasından kaynaklanan zenginleşmelerin istenemeyeceği belirtilmekle; ( bkz. Safa Reisoğlu Borlar Hukuku Genel Hükümler Ankara 20... s...) sübut bulmayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....


