WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve bozma nedenine göre, sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; süresinde zamanaşımı def'inde bulunduğuna göre mahkemece, öncelikle davalının zamanaşımı def'iyle ilgili bir karar verilmelidir. Bu hususta mahkemece, olumlu-olumsuz bir karar verilmeden, işin esasına girilerek hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. Kabule göre de; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, alacak miktarının (rapor tarihindeki) 08.05.2013 tarihli kur üzerinden hesaplandığı anlaşılmaktadır. Oysa, davacı; sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak ödediği (Euro cinsinden) paranın dava tarihindeki Türk Lirası karşılığını talep etmiştir....

Öyle ise, dava konusu olayda sebepsiz zenginleşenin davalı olduğunun kabulü gerekir.", olarak belirtildiği üzere, davacı sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak ödediği paranın iadesini talep edebilir ve sebepsiz zenginleşme davasının davalısı, mal varlığı zenginleşen asıl icra dosyası alacaklısıdır. 6098 sayılı TBK'nun sebepsiz zenginleşme davalarında zamanaşımını düzenleyen 82. maddesinde "Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar." düzenlemesine yer verilmiş olup , davalı davacı tarafından ödemenin 30.10.2019 tarihinde yapıldığı ve alacağın zamanaşımına uğradığını iddia etmiş ise de, davacı kendi içerisinde ödeme tarihi itibariyle istem hakkı olduğunu bilse bile, bu istem hakkını ileri sürebilmesi istihkak iddiasının kabul edilmesi ile mümkündür ki davacı 15/06/2022 tarihli Yargıtay onama ilamından...

Md gereğince tebliğ olunan haciz ihbarnameleri nedeniyle ve haciz baskısı altında icra dosyasına ödeme yapmak zorunda kaldığını, gerçekte böyle bir borcu olmadığını, yapılan ödeme ile davalının sebepsiz şekilde zenginleştiğini beyanla alacak talep etmektedir. Yerleşik Yargıtay kararlarında açıkça vurgulandığı üzere; icra müdürlüğüne sehven yatırılan paranın istirdat veya sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi talep edilebilecektir. Eldeki davada, davacı yaptığı ödeme oranında, takip borçusu durumundaki davalı ... ... Ltd. Şti'nin takip borcu sone ermekle sebepsiz zenginleştiğinden bahisle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE; 29.810,00TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsil ile davacıya ödenmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 2.036,32.-TL harçtan peşin olarak alınan 509,09....

Davacının istemi, kendisinden haksız şekilde tahsil edilerek davalının mal varlığına giren paranın iadesi olduğuna göre muhatap da davalı olmalıdır. Aksinin kabulü, davacıyı muhatabı olmayan, borcu ödeme kabiliyetinin olup olmadığı belirsiz dava dışı borçluya yönelmeye zorlayacaktır ki, bu tür bir riskin davacıya yüklenmesi adil olmaz. Öyle ise, dava konusu olayda sebepsiz zengin- leşenin davalı olduğunun kabulü gerekir. Davacının icra dosyasına parayı yatırmasıyla zenginleşenin dava dışı asıl borçlu oldu- ğu, davalı alacaklının zaten varolan alacağını aldığı, bu sebeple sebepsiz zenginleşme davasının dava- lısı olamayacağı, direnme kararının onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de yukarıda açık- lanan ilkelere görü bu görüşün kabulü yasal olarak mümkün değildir.Sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak açılan davada, sebepsiz zenginleşenin takip alacaklısı durumundaki davalı olduğu ve davalıya husumet düştüğü tartışmasızdır....

Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/10/2015 tarih ve 2015/42-2015/671 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının müvekkili bankanın ...Şubesinde 79.790 TL'lik vadeli mevduat hesabı açtığını, banka tarafından hesaba sehven 89.790 TL yatırıldığını, kasa açığının fark edilmesi üzerine teknik personel tarafından incelenen kamera kayıtlarında kasa açığının davalının yaptırdığı işlemden kaynaklandığının anlaşıldığını, bunun üzerine davalının aranarak durumun izah edildiğini, davalının fazla yatırılan parayı iade etmediğini ileri sürerek 10.000 TL’nin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Belli bir miktar paranın verildiği tarihteki alım gücü ile aynı miktar paranın aradan geçen zamana bağlı olarak iade günündeki alım gücünün farklı ve çok daha az olduğu bir gerçektir. Bugüne kadar uygulanan kurallara göre geçersiz sözleşme gereğince alıcının akit tarihinde verdiği paranın aynı miktarda iadesine karar verilmesi, gerçek hayatta büyük sarsıntılara, tutarsızlıklara, adalete karşı var olması gereken güvenin sarsılmasına neden olmuş, kamu vicdanında haklı eleştiri konusu yapılmıştır. Şu durumda hukuken geçersiz sözleşmeler, sebepsiz zenginleşme kuralları uyarınca tasfiye edilirken, denkleştirici adalet kuralı hiçbir zaman gözardı edilmemelidir. Bu husus hakkaniyetin ve adaletin bir gereğidir. Bu bakımdan iadeye karar verilirken, satış bedeli olarak verilen paranın alım gücünün ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılması ve bu şekilde iadeye, karar verilmesi uygun olacaktır....

İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinde; idarenin, idari eylem ve işlemlerine karşı (işlem ve eylemi yapan idare aleyhine) iptal ya da tam yargı davası açılabileceği kabul edilmiştir.HGK'nın 5.12.1984 tarih, l982/13-387 E.- 1984/997 K. sayılı kararı ile; idarenin herhangi bir şart tasarrufuna dayanmayan, salt hatalı ödemelerin idare tarafından Borçlar Kanununun sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri istenebileceği açıklanmıştır. Borçlar Kanunun 62. maddesi gereğince, borç olmayanı rızası ile ödeyen kimse yanlışlığa düştüğünü ispat ettiği takdirde ödediğini geri isteyebilir. Somut olayda davacı idare, davalı gerçek kişidir. Davacı idare, gerçek kişi olan davalıdan fazla ödemenin iadesini talep etmektedir. Davacı idarenin talebi kamu gücüne dayanmamaktadır. Buna göre davacı idare Borçlar Kanununun sebepsiz zenginleşmeye ilişkin 61-66 maddelerine dayanarak davalının zenginleştiği miktarı özel hukuk hükümlerine göre geri isteyebilir....

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle istinaf olunan ilk derece mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, davacının ticari ilişki içinde olduğu şirketin, dava dışı ... şirketi olduğu, davacının haciz ihbarnamesinin tebliğ olunduğu tarihte dava dışı olan bu şirkete borçlu olduğunu düşünerek sehven icra dosyasına ödeme yaptığı, davacının icra dairesine yaptığı ödeme ile sebepsiz zenginleşenin takip borçlusu olduğu anlaşılmakla, yerinde bulunmayan bütün istinaf sebeplerinin reddi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE karar verilmiştir....

Antalya Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; mahkemenin gerekçesi, ayrıca dava dışı Logo 43 ... A.Ş.'nin pay devri için o şirketin ortağı tarafından davalı şirkete yatırılması gereken bedelin kısmen davacı tarafından yatırılmış olması sebebiyle davalı şirketin sebepsiz zenginleştiğinden söz edilemeyeği, davacının terditli talebi yönünden ise, davalı şirket ile davacı arasında doğrudan sözleşme ilişkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, dava dışı şirket hisse devri sözleşmesi nedeniyle davacı tarafından davalının hesabına havale edilen 75.000,00 TL'nin davalıdan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili, davacının bu istemi kabul görmediği takdirde, davacının iradesinin sakatlandığından bahisle ödenen paranın iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece davalıya gönderilen havalenin dava dışı Logo 43 Kafe Gıda ... A.Ş.'...

Kırtasiye şirketinin davacıdan alacaklı olduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla davacı tarafından yapılan havalenin iban numarasının yanlış yazılması suretiyle gerçekleştiğinin kabulü ile yatırılan paranın davalı nezdinde sebepsiz zenginleşmeye sebep olduğu anlaşıldığından ve davalı şirketin hesaplarına dava dışı banka tarafından hapis hakkı kullanılmak suretiyle bloke konulmuş olmasının geri ödeme yükümünü ortadan kaldırmayacağı gözetilerek davanın kabulü ile, 24.885,00-TL’nin dava tarihinden işleyecek ticari temerrüt faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....

UYAP Entegrasyonu