WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

ın ilk talebi üzerine derhal ve herhangi bir mahkeme hükmü gerekmeksizin ödemeyi kabul ve taahhüt eder." şeklindeki hükmü ile sözleşmenin ihlali halinde taraflara yüklenen cezai şartın düzenlendiği ve sözleşmenin davalı tarafından ihlali halinde davalının ayrıca davacının maruz kaldığı zarar ve satış kaybından dolayı mahrum kaldığı karı ödeme taahhüdünde bulunduğu görülmektedir....

Böyle bir cezai şart hükmü, Borçlar Kanunun 325. maddesine göre talep konusu yapılabilecek olan sözleşmenin kalan süresine ait ücret isteğinden farklıdır. Bu durum, konuya dair yasal düzenlemenin tekrarı mahiyetinde de değildir. Gerçekten tarafların iradesi özel biçimde cezai şart düzenlemesi yönünde ortaya çıkmış olmakla, iradeye değer verilmeli ve cezai şart hükümlerine göre çözüme gidilmelidir. Bu arada işçinin bakiye süre ücreti ölçüt alınarak kararlaştırılmış olan cezai şarttan başka sözleşmenin kalan süresine ait ücretlerin de Borçlar Kanununun 325. maddesine göre talep edilip edilemeyeceği soruna değinmek gerekir ki, ifaya eklenen cezai şart çözüme gidilmesi ve buna göre koşulların varlığı halinde sözleşmenin kalan süresine ait ücretlerin ayrıca talep edilebileceği belirtilmelidir....

Ne var ki; Bölge Adliye Mahkemesince, işçinin işe gelmemesi sebebiyle yapmaktan kurtulduğu giderler için de bir indirim yapılması gerektiği gerekçesiyle çalışılan sürenin çalışılmayan süreye oranı gözönünde bulundurularak İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminattan %50 oranında bir indirim daha yapılmış ve 28.857,065 USD tutarında tazminat hüküm altına alınmıştır. Bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminat cezai şart niteliğinde olmadığından; 6098 sayılı Kanun’un 438/2 maddesine göre yapılacak indirim somut verilere dayalı olmalıdır. Oysa dosya içeriğine göre, ispat yükü üzerinde olan davalı tarafça işin yapılmaması ve işyerine gidip gelinmemesi sebebiyle işçi tarafından yapılmayan bir gider olduğu ispatlanabilmiş değildir....

Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti: Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, istinaf dilekçesinde bildirilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, bakiye süre ücretinden %40 indirim yapılmasının yerinde olmadığı, %30 indirim yapılması gerektiği, ayrıca davacının sözleşmeye göre aldığı ücret ve konumu dikkate alındığında üst düzey yönetici olduğu, fazla çalışma ücreti talebinin reddi gerekti gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek, bakiye süre ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti alacaklarının kabulüne, fazla çalışma ücreti, ihbar tazminatı ile kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine, ücret alacağı talebi konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına dair yeniden hüküm kurulmuştur. Temyiz: Karar yasal süresi içerisinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir....

Hukuk Dairesinin 20.11.2006 tarih 2006/7976 E. - 12540 K. sayılı ilamı ile; “Davacı, finansal kiralama sözleşmesinin eki olan ticari senetlerin bedelini davalı noterden istediğine göre; davalının o sözleşmenin hazırlığı, tanzimi, ifası ve takibine ilişkin tüm savunmalarının incelenmesi, bu konudaki kanıtların toplanarak irdelenmesi gerektiği, öncelikle; sözleşme tarihinin belirlenmesi, şayet; davacının yaptığı sözleşme, davalının düzenlediği vekaletnameden önce ise, bu durumda illiyet bağının tartışılması gerektiği, vekaletnameden sonra düzenlendiğinin anlaşılması halinde ise sözleşmenin hazırlığı, tanzimi, ifası ve takibinde davacının özensizliği veya basiretsizliği bulunup bulunmadığı araştırılarak savunulan bu olguların indirim nedeni olup olmayacağının da değerlendirilmesi gerektiği”nden bahisle bozma kararı verilmiştir....

Noterliği'nin 22/09/2020 tarih ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı tarafa sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini, ayıplı ihbarında bulunulduğunu ve neticeden fazlaya dair hakları saklı tutarak ayıp oranında bedelden indirim tutarının iadesi ile 90.000,00TL maddi tazminat ve 15.000,00TL manevi tazminat tutarının ödenmesi talep edildiğini, daha sonra davalı tarafından Ankara 24....

Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak talepte bulunması mümkün görülmeyen davacı tarafın, erken ödemeye dayalı faiz indirimi talebinin, davaya dayanak Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesinin faizsiz satış sistemi ile yapılmış olması, faiz indirimi yönünde sözleşmede açık ve belirleyici net hükümler bulunmaması ve sözleşmenin imzası ve ödemelerin yapılması aşamasında davacının basiretli tacir gibi davranmadığı hususları nazara alınarak yerinde görülmemiş ve davanın reddi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır....

"İçtihat Metni"Mahkemesi:Asliye Hukuk Hakimliği Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesinin ayıplı ifası nedeniyle sözleşmenin feshi, sözleşme gereği ödenen bedelin iadesi ve manevi tazminat alacağının tahsili istemlerine ilişkindir....

Şart ve ceza arasındaki ilişki gözetilerek, işçinin iktisadi açıdan mahvına neden olmayacak çözümlere gidilmelidir. İşçinin belli bir süre çalışması şartına bağlanan cezalardan, sözleşme kapsamında çalışılan ve çalışması gereken sürelere göre oran kurularak indirime gidilmelidir. Somut olayda, mahkeme davacının talep ettiği cezai şart alacağını, indirim yapmaksızın, hüküm altına almıştır.Yukarıdaki ilke kararımızda ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 02/02/2005 tarih ve 2004/9-759 esas, 2005/9 karar sayılı kararında belirtildiği üzere cezai şarttan mahkemece makul ve hakkaniyete uygun bir indirim yapılmalıdır. Mahkemece hatalı bir değerlendirme ile indirim yapılmadan cezai şart alacağının hüküm altına alınması bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 09/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

KARAR Davacı, davalı kulüp ile aralarında yaptıkları 01.08.2014 tarihli Profesyonel Futbolcu Sözleşmesi kapsamında, ... para ve maç başı ücreti olmak üzere hakedilen 36.656,00 TL alacağının tahsiline yönelik keşide edilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını, ihtarname tarihinden sonra da 5.552,00 TL maç başı ücret alacağının doğduğunu ileri sürerek; 36.656,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 25.11.2014 tarihinden itibaren, 5.552,00 TL'nin ise dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı kulüp vekili, belirsiz alacak davasının koşullarının oluşmadığını, uyuşmazlığın özel hukuk hükümleri içeren futbol mevzuatı çerçevesinde incelenmesi gerektiğini, sözleşmenin ifası için yeterli özveri ve gayret gösterilmemiş olması nedeniyle hakkaniyet indirim yapılması gerektiğini savunarak; davanın reddini savunmuştur....

UYAP Entegrasyonu