WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

Ne var ki davacı işçinin niteliği, yaptığı iş, ücreti ve 5 yıllık sürenin çalışılan ve çalışılmayan kısmı gözetilerek söz konusu alacaktan 6098 sayılı Kanun'un 182 nci maddesinin son fıkrası gereği makul oranda indirim yapılması gerekli iken indirim yapılmadan hüküm kurulması hatalıdır. Belirtilen sebeple; taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesi uyarınca kararlaştırılan cezai şarttan, makul oranda bir indirim yapılmak suretiyle cezai şart miktarının tespit edilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir. Bu husus gözetilmeden sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2....

Birliği anlaşması nedeniyle Avrupa Birliği üyesi ülkelerde aranan teknik özellikler ve nitelikler Türkiye için de aynen geçerlidir. Ancak sadece kullanılmış olan yerli ürün has marka tampon yönünden davacının ödediği bedelden 267,94 TL indirim yapılması gerektiği anlaşılmaktadır. Alınan 27/05/2021 tarihli heyet raporu Yargıtay bozma ilamını karşılar nitelikte denetime elverişli ve detaylı teknik gerekçeyi içerdiği anlaşıldığından hükme esas alınmıştır. Davacı tarafından hazır edilerek işin ifası için davalıya teslimi gereken asansör kuyusunda montaja başlanmasına engel durumlar olduğu, kuyuda bir takım yapılması gereken işlerden sonra montaja başlanacağı taraflar arasındaki yazışma içeriklerinden anlaşılmaktadır....

Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nın 51. (818 sayılı BK’nın 43.) maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. Davalı taraf, davacının sigortalı araçta hatır için taşındığı savunmasında bulunarak bu sebeple tazminattan indirim yapılmasını talep etmiş; Hakem Heyeti tarafından, davacının hatır için taşındığına ilişkin dosyada belge bulunmadığı gerekçesiyle, davalı yanın hatır savunmasına itibar edilmemiştir....

Davalının sözleşmenin devamı sırasında sözleşmeye aykırı olarak işletmeyi devretmesi nedeniyle sözleşmenin ihlâline neden olduğu sabittir. Ancak mahkemece sözleşmenin davalı tarafından ihlâli sebebiyle davalı aleyhine cezaî şartta hükmederken 6102 sayılı TTK’nın 22. maddesinde cezaî şarttan indirim yapılmasının öngörülmediği, davalının tacir olduğu, sözleşme yaparken basiretli davranması gerektiği belirtilerek cezaî şart bedelinden indirim yapılmamış ise de, cezaî şart tacir borçlunun ekonomik olarak mahvına sebep olacak derecede ağır ve yüksek ise bu husus genel adap ve ahlâka aykırı sayılacağından, mahkemece cezaî şartın tamamen veya kısmen iptaline karar verilmesi mümkündür. 30....

DAVANIN KONUSU : Manevi Tazminat Taraflar arasında görülen davada Ankara 13....

Davalının itirazlarının dosya kapsamına sunulan deliller ve tarafların iddia ve savunmaları ile birlikte değerlendirilmesi için önceki elektrik mühendisi bilirkişi ile birlikte hukukçu bilirkişi .... eklenerek ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti raporunda özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, davalı tarafından indirim oranında değişiklik talep edilebileceği, bu değişikliğin kabul edilmemesi halinde sözleşmenin tek taraflı olarak feshedilebileceği, dolayısıyla, davalının İndirim oranına ilişkin değişiklik talebinin, davacı tarafından kabul edilmemesi nedeniyle yapılan fesih bildiriminin sözleşmeye uygun olduğu, bu bakımdan sözleşmenin feshinden sonra, 2018/03 ve 2018/04 dönemlerine ilişkin davacının zarar taleplerin yerinde olmadığı, bununla birlikte sözleşmenin yukarıda anılan hükmü uyarınca, sözleşme değişikliği ve dolayısıyla indirim oranı ancak davacının kabulüyle mümkün olabileceğinden, davalının, böyle bir kabül olmadan %7...

Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, satışa konu taşınmazın eksik ve geç teslimi sebebiyle gerek eksik teslimden gerekse kira kaybı zararına ilişkin olarak açılan alacak davasıdır. Ne var ki mahkemece davalı şirketin geç teslimle ilgili bir yükümlülüğünün bulunmadığını, dava dışı ... tarafından imzalanan taahüdün davalı şirketi bağlamayacağı gerekçesiyle kira tazminatına ilşkin talep reddedilmiş ise de taraflar arasındaki ana sözleşmenin 6. maddesinde akdin ifası 2011/14654-21170 dolayısıyla doğacak her türlü zarardan ... 'in müteselsil kefil olarak sorumlu olacağı belirtilmiştir. Dosya kapsamından ... 'in davalı şirket yetkilisi olduğu ve sözleşmeyi şirket kaşe ve namı altında imzaladığı görülmektedir. Yine 28.05.1998 tarihli ve teslimatın gecikirse aylık 4.000 DM kira tazminatı ödenmesine ilişkin ek sözleşme de şirket yetkilisi ......

Ancak sadece süre oranlamasına göre indirim yapılması yeterli değildir. Taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 40. maddesinde iş sözleşmesinin ilk iki yıl içerisinde belirlenen şartlara çalışanın uymadığı ileri sürülerek ve herhangi bir nedenle işverence feshedilmesi durumunda çalışanın başka bir projeden transferi nedeniyle uğrayacağı muhtemel zararlarına karşı yıllık net maaş üzerinden kazancının %70’ni tazminat olarak ödemeyi kabul ettiği,çalışanın istifası halinde tazminat hükmünün geçerli olmadığı belirtilmiştir.Davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından feshedildiği, bu nedenle davacının bu tazminata hak kazandığı anlaşılmakla hüküm altına alınması yerindedir....

Davacı, işyerinde sözleşmenin bozulduğu tarihe kadar üç ay yirmiiki gün çalıştığına göre bu süreye tekabül eden miktar düşüldükten sonra kalan miktardan 818 sayılı Kanun'un 161/son maddesi uyarınca 1/3 oranından az olmamak üzere hakkaniyete uygun bir indirim yapılması gerekirken toplam miktar üzerinden yapılan indirimle bulunan miktara hükmolunması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 990,00 TL duruşam avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 12.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Mahkemece, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin 17. maddesi hükmünün “ifaya ekli ceza” niteliğinde olduğu kabul edilmiş ise de; mahkemenin bu yöndeki kabulü, sözleşmenin 17. maddesinin kapsamına aykırı bulunmaktadır. İfaya ekli ceza, Borçlar Kanunu'nun 158/II. maddesi hükmünde düzenlenmiş olup; sözleşmenin saptanan zaman veya yerde yerine getirilmemesi durumunda ödenmek üzere yanlarca kararlaştırılan cezadır. Oysa, Borçlar Kanunu'nun 18. maddesi gereğince ve “Amaca göre yorum kuralı” uyarınca sözleşmenin 17. maddesi hükmü değerlendirildiğinde; işin tesliminde yüklenicinin temerrüdünün gerçekleşmesi durumunda Borçlar Kanunu'nun 106/II. maddesine göre yanlarca kararlaştırılan gecikme tazminatının düzenlendiği sonucuna varılmaktadır. Diğer yandan mahkemece, dava konusunun ifaya ekli ceza niteliğinde olduğu kabul edildiği halde, Borçlar Kanunu'nun 44. maddesi hükmü uygulanarak belirlenen miktardan indirim yapılması da kabul şekli bakımından çelişkili olmuştur....

UYAP Entegrasyonu