Davalı ... vekili, 1996 yılında davalının 650.000.000 eTL emekli ikramiyesi, yakınlarından aldığı borç altın-para, banka kredisi ve düğünde takılan takılarını bozdurarak toplam 900.000.000 eTL'ye dairenin satın alındığını, bedeli yine davalı tarafından ödenerek eksiklikler tamamlandıktan 1 yıl sonra eve girildiğini ve tapuda tescilin yapıldığını, taraflar eve taşınıncaya kadar kirada kaldıklarını, kira bedelinin davacı tarafından karşılandığını, bunun TKM 152 maddesi gereği kocanın yükümlülüğü olduğunu, davacının taşınmazın edinilmesinde hiçbir katkısının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 25.868,08 TL katkı payı alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir....
Dava ve talep çok açık olduğu halde,11.05.2010 tarihli yargılamanın son oturumunda mahkemece re'sen, davacıdan sorulup açıklama istenmiş ve davacının dava konusu aracın 1997 senesinde satın alındığında altın ve mark olarak davalı eşine 10.000 TL borç para verdiğini, borç verdiği parayı geri istediği yönündeki beyanı alınarak, yukarıda yazılı gerekçeyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş ise de, HUMK. nun 74 ve 76. maddeleri uyarınca olayları bildirmek taraflara, hukuki niteleme hâkime aittir.Davacı kadın, yargılama sırasında 10.000 TL paranın borç olarak verildiğini ve borç parasını istediğini açıklamışsa da, dava dilekçesinde açıkça belirtildiği gibi , dava; evlilik birliği içinde satın alınan araca yapılan katkı payının tahsili isteğine ilişkindir. Dava konusu araç, 01.07.1997 tarihinde satın alma yoluyla davalı adına tescil edilmiştir....
Mahkemece; davanın kabulü ile altın alacağı olarak 21.537,95 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükmün davalı vekili temyizi üzerine Dairemizin 06.04.2017 günlü ve 2015/19491 Esas-2017/4875 Karar sayılı ilamı ile "....Somut olayda; taraflar 1999 yılında evlenmiş, 03.09.2010 tarihinde açılan dava ile aralarında düzenledikleri protokol çerçevesinde anlaşmalı olarak boşanmışlar, boşanma hükmü 06.09.2010 tarihinde kesinleşmiştir. 27.11.2013 tarihli boşanma protokolünün 6. maddesinde " taraflar işbu anlaşma mukabili tazminat ve nafaka hususunda birbirlerini gayrikabili rücu olmak üzere feragat ederler" hükmüne yer vermişlerdir....
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu, tanık beyanlarının hatalı değerlendirildiğini, keşif sırasında tespit edilen fiili altın stokların miktarı, ayrılma akçesi hesaplamasının hatalı yapıldığını, bilirkişi heyeti, 2012 yılı defter ve kayıtlarını ve bilançolarını dikkate alarak inceleme yapmış ve rapor hazırlamış ise de, davalı şirketin stoklarının altın olduğu gerçeğini gözden kaçırıldığını ve sanki kaydi hesap tutulabilen bir işletmeymiş gibi değerlendirerek rapor tanzim edildiğini, ancak davalı şirketin tüm stoklarının, alacaklarının ve borçlarının altın bazında olduğunu ve hesaplamaların da bugünün altın gram değeri karşılığı yapılması gerektiğini, ilk derece mahkemesince itirazlarının dikkate alınmadığını, davalı şirket Müdürü ...ın davada duruşmaya davet edildiğini, davalı şirket defter ve kayıtlarına kendisini alacaklandırma yönünde kaydın yapılmasını ve alacağının sebep ve gerekçesinin...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Eşya alacağı Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, ziynet eşyalarının aynen iadesi mümkün olmazsa bedelinin tahsili istemine ilişkindir....
MAHKEME KARARI Mahkemece, 04.02.2016 tarihli kararı ile boşanma ve ziynet alacağı davasının reddine, 450,00 TL çocuk yararına tedbir nafakası ödenmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A....
için ise 35.000 TL katılma alacağı, 5.000 TL değer artış payı alacağı olarak ıslah etmiştir....
Taraflar arasındaki boşanma davası ile kadının ziynet alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kadının boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına ve kadının ziynet alacağı davasının da kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı kadın vekili tarafından ortak çocuk için hükmedilen nafakaların miktarı, yoksulluk nafakasının reddi, tazminat miktarları ile kısmen kabul edilen ziynet alacağı davası yönlerinden, davalı erkek vekili tarafından kadının kabul edilen boşanma ve ziynet alacağı davaları yönlerinden istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün ilgili bölümlerini kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmiştir....
DAVA 1.Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; düğünde müvekkiline 9 adet 22 ayar 21 gram ağırlığında adana burması bilezik, saat ve küpesi ile birlikte 1 adet altın set, 84 gram 22 ayar ağırlığında künyeden oluşan takıların ziynet olarak takıldığını, ayrıca düğün merasiminde 5.000,00 TL nakit para ve 58 adet çeyrek altının müvekkiline takıldığını, bu ziynetler dışında müvekkiline eşi tarafından doğum günü hediyesi olarak osmanlı tuğrası taşıyan kolye ve tektaş yüzük alınarak hediye edildiğini, bunun da davalıda kaldığını, ayrıca tarafların evlilikleri devam etmekte iken 2006 yılından önce ... plakalı ... marka bir otomobil aldıklarını, ... marka aracı 1 yıl kullandıktan sonra satıp ... plakalı ... marka otomobil aldıklarını, bu aracı da bir süre kullandıktarı sonra ... plakalı ...marka araç edindiklerini, bu aracı da 1-2 yıl kullandıktan sonra nihayet son olarak 2015 yılında ......
Zira , 818 sayılı Kanun ve de 6098 sayılı Kanun, 4721 sayılı Kanun'un tamamlayıcısı olarak kabul edilmiştir (818 sayılı Kanun md. 544, 6098 sayılı Kanun md. 646). 3. Mal ayrılığı rejiminde; eşler kendi malları üzerinde tasarruf yetkisine ve intifa hakkına sahiptir ve mallarının idaresi kendisine aittir (743 sayılı Kanun md.186/1). Her birinin malları, geliri ve kendi kazançları yine kendilerine ait kişisel mallarıdır (743 sayılı Kanun md. 189). Kadın veya kocanın, mal rejiminin devamı sırasında diğerinin edindiği mal varlığına katkısı nedeniyle katkı payı alacağı isteğinde bulunabilmesi için mutlaka para ya da para ile ölçülebilen maddi veya hizmet değeriyle katkıda bulunması gerekir. 4....


