- K A R A R - Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirketler arasında hizmet alım sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme kapsamında davalılar tarafından çalıştırılan dava dışı işçinin müvekkili aleyhine açtığı işçilik alacakları ile ilgili davanın işçi lehine sonuçlandığını ve bu kapsamda müvekkili tarafından dava dışı işçiye icra takibi sonucunda ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemeden sözleşme hükümlerine göre davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkili tarafından ödenen bedelin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Bir kısım davalılar vekilleri, işçinin ücretlerinden davacının sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava dışı işçinin ... Ltd. Şti. ve ... Ltd. Şti. firmasında çalışmasının olmadığı gerekçesiyle davalılar ... İnş. Güvenlik Tem. Turizm Ltd. Şti.ve ... Tur. Tic. Ltd. Şti.'...
. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirketler arasında hizmet alım sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme kapsamında davalılar tarafından çalıştırılan dava dışı işçinin müvekkili aleyhine açtığı işçilik alacakları ile ilgili davanın işçi lehine sonuçlandığını ve bu kapsamda müvekkili tarafından dava dışı işçiye icra takibi sonucunda ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemeden sözleşme hükümlerine göre davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkili tarafından ödenen bedelin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...İnş. Tur. Tks. Tic. San. Ltd. Şti. vekili, davanın reddini istemiş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir....
ye uçtuğu, varış yerinde davalıya ait valizlerden birinin teslim edilmediği, söz konusu valizin yaklaşık üç ay sonra 05.11.2012 tarihinde bir kısım eşyalar eksik ve hasarlı olarak davacıya teslim edildiği, dava sonrasında valizin teslimiyle davanın, valiz hasarı ve eşya eksikliği ve bu olay nedeniyle yaşanılan zarara yönelik olarak sürdürüldüğü, somut olayda uygulanması gerekli ...hükümleri uyarınca taşıyanın özel bazı sorumluluktan kurtulma sebepleri dışında sorumluluğunun bulunduğu, davacı tarafından tur için yapılan 2.700,00 TL ve sonradan teslim edilen valiz dolayısıyla talepte bulunulamayacağı, acil durum nedeniyle alınan yeni valize ilişkin talepten de sonradan vazgeçildiği, somut olayda 3.139,15 TL değerinde olduğu belirtilen valiz içeriğine göre hesaplama yapılmasının gerektiği, alınan rapor ve dosyaya sunulan faturalar ile üç kişilik bir ailenin tur kapsamında çıktığı tatil nedeniyle yanında götürebileceği eşyalar baz alındığında davacı tarafından belirtilen bedelin kadri maruf...
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasında imzalanmış ---- sözleşmesi kapsamındaki hizmetin ayıplı olup olmadığı, davacının sözleşmeyi feshi ile ödediği bedelin iadesini talepte haklı olup olmadığı, buna yönelik takibe itirazın iptali ile icra inkar tazminatı isteminin yerinde olup olmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. Dava konusu sözleşmede belirtilen şekilde hizmetinin verilip verilmediği ve sözleşmeye aykırı, ayıplı sayılacak nitelikte olup olmadığı, dolayısıyla davalının, bu savunmalarına bağlı olarak sözleşmeyi feshetmesinin ve ödediği bedelin iadesi talebinde haklı ve kabul edilebilir olup olmadığı hususlarında ------------raporlarında gerekçelerini açıkladığı üzere sonuç olarak; eser sözleşmesinin konusunu--------- ayıplı olmadığını, ----- davacının iddia ettiği hususlarda ayıp olmadığını belirtmişlerdir....
Taraflar arasında düzenlenen 15.02.2009 tarihli tadilat sözleşmesi uyarınca davacının evinin tadilatının davalılar tarafından yapılması kararlaştırılmış olup davacı iş sahibi, davalılar ise yüklenicilerdir. Taraflar arasında imzalandığı tarih itibarı ile yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 365. maddesi uyarınca götürü bedelle imzalanan eser sözleşmesi ilişkisi bulunmaktadır. Davalı yüklenici ayrıca sözleşme kapsamında olmayan ilave işler bedelinin de tahsilini istemiştir....
Tüm bu açıklamalar kapsamında mahkemece bilirkişiden ek rapor alınarak, işin yapıldığı Mayıs 2011 tarihi itibariyle mahalli piyasa rayiçleriyle imalâttaki ayıplara ilişkin bedel de düşülerek iş bedelinin tespit ettirilmesi, bulunacak bedelin ödenmesi kaydıyla, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeyle 7.000,00 TL götürü bedelle anlaşıldığı, davalı yüklenicinin daha fazla bedel talep edemeyeceği, bu nedenle davacının sözleşmeden dönmekte haklı olduğu kabul edilerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 04.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Noterliğinde yapılan limited şirket pay devri sözleşmesi, davacı ile davalı ... arasında yapılan Ankara .... Noterliğinde yapılan 21807 yevmiye numaralı limited şirket pay devri sözleşmesi, yine davacı ile davalı ... arasında yapılan Ankara ... Noterliğinde yapılan 21808 yevmiye numaralı limited şirket pay devri sözleşmesi hükümleri incelendiğinde; davalıların ...yeri Turizm ve Otelcilik limited şirketindeki ortaklıklarını şirket resmi kayıtlarına işlenmemiş ve bilançolarında gözükmeyen borçlar haricinde davacıya devrettikleri, şirket pay devri sözleşmelerinin 03/08/2015 tarihinde düzenlendikleri anlaşılmıştır. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile ; atık kaçak su tutarı hesaplanmış, bilirkişice hesaplanan bedelin dava dışı ... genel müdürlüğü tarafından talep edilen bedel ile aynı olduğu belirlenmiştir....
HMK'nun 320 maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının, taraflar arasında akdedilen ''Güvenlik Sisteminin Temin Kurulum, Montaj ve Kiralanması Sözleşmesi'' kapsamında davacı şirketin iş yerine 12/01/2022 tarihinde Servis Montaj Formu ile ilgili takılan cihazların ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın mahiyetinin ne olduğu, süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı, ayıbın kullanım hatasından/kusurundan yada başkaca bir sebepten kaynaklanıp kaynaklanmadığı, ayıplı olduğunun tespiti halinde işbu cihazların davalıya iadesi ile ödenen 799,00-TL bedelin davalıdan istirdadı isteminin yerinde olup olmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. Özel hukuka ilişkin bir uyuşmazlıkta, hâkim kural olarak, doğduğu iddia edilen bir hukuksal sonucun, gerçekten doğup doğmadığını belirleyebilmek için o hukuksal sonucu öngören hukuk kuralındaki olumlu veya olumsuz koşulların (öğe olayların), somut olarak ortaya çıkıp çıkmadıklarını kendiliğinden araştıramaz....
Turizm A.Ş. arasında 29/9/1989 tarihinde imzalanan kira, yapım ve işletme sözleşmesi kapsamında Bodrum’da Semiramis tatil köyü adında bir tesis oluşturulduğunu, bu kapsamda 13/3/1992 tarihinde davalı şirket ile 01/01/2038’e kadar devam edecek olan devre tatil sözleşmesi imzaladığını, ilk yıl tesisten yararlandığını, ancak daha sonra şirketin iflası ile yararlanmasının mümkün olmadığını, yıllarca sorunun çözülmesini beklediğini, ancak netice alamadığını ileri sürerek, sözleşme kapsamında ödediği 30.000 Alman Markı’nın davalılardan tahsili için başlattığı icra takibine itirazın iptaline ve icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalılar, öncelikle süresinde zamanaşımı definde bulunmuş ve esastan da davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen karar davalı vekilinin karar düzeltme talebi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 25/10/2017 tarihli ve 2016/15786 E. 2017/10226 K. sayılı kararıyla; “......
Bu itibarla; dosyanın ek rapor tanzimi için yeniden bilirkişiye tevdii ile; davacının 1 gb kullanım için aylık 39 TL +KDV ödediği nazara alınarak; kota aşımındaki her bir mb' ın bu oran dahilinde hesaplanarak; kota aşımının bu oran dahilinde bulunacak bedel üzerinden hesaplanarak fatura tanzimi gerekirken; bu yönde tüketicinin kendi kullandığı paket kapsamında bir oranlama yapılmaksızın her mb aşımını 2,56 TL üzerinden hesaplayan bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm tesisi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....


