, Mayıs 2021 dir, sadece “ Paket Ücreti “ yansıtıldığı, b ) Hatta tanımlı “ ... “ paket AŞIMI kullanım yapıldığında, ki bu dönemler, Şubat, Nisan, Temmuz, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık 2020 dir, “ Paket Ücreti “ ne “..."...
KARAR Davacı, davalıdan 7.4.2004 tarihinde 14.700.000.000 TL bedelle Reno 19 Europa marka araç satın aldığını, ancak yaptırmış olduğu tesbitte aracın tavanının ve bagaj kapısının değiştirildiğinin ve sağ ön kapısının hasar gördüğünün belirlendiğini ileri sürerek, ayıplı malın iadesi ile ödediği bedelin yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir....
Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, davalı ile devremülk sözleşmesi imzalayan davacının, davalının sözleşme şartlarına aykırı davranması sebebiyle ödediği bedelin iadesi istemine ilişkindir. Asliye Ticaret Mahkemesince, uyuşmazlığın devre mülk sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle tüketici mahkemesinin görevli olduğugerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir....
KARAR Davacı, davalı ile 8.7.2012 tarihinde devre mülk satış vaadi sözleşmesi imzaladıklarını, hisse devri yapılmadığını ve bağımsız bölümü henüz kullanmadığını, sözleşmenin feshi ile ödediği bedelin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, mahkemenin görevsizliğine , görevli Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta ,davacı devremülk hissesi satın almak için davalıya verdiği bedelin iadesi ile sözleşmenin iptalini talep etmiştir. Buna göre , taraflar arasında 4077 sayılı kanunda düzenlenen devre mülk satış sözleşmesi bulunmaktadır....
Somut olayda, taraflar arasındaki paket tur tatil sözleşmesinden doğan ihtilaf, 4077 sayılı kanunun 1, 2, 3/c-f ve 23.maddeleri nazara alındığına bu yasa kapsamında kalmakta ve ihtilafı çözmede tüketici mahkemeleri görevli olduğundan, sözleşmedeki tahkim şartı geçersizdir. Uyuşmazlığın hakemler vasıtası ile çözümlenme olanağı yoktur. Öyle olunca hakem kurulunca açıklanan bu hususlar göz ardı edilerek, görevleri kapsamında olmayan dava hakkında verdikleri, usul ve yasaya aykırı karar HUMK 533/3 maddesi hükmü gereği bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 3.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi....
CEVAP : Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından herhangi bir hatalı yahut fahiş faturalandırma yapılmadığını, tüm faturalandırmaların davacı ile imzalan abonelik sözleşmesi ve taahhütname doğrultusunda yapıldığını, davacı şirket ile müvekkili şirket arasındaki akdedilen abonelik sözleşmesi ve taahhütnameye göre müvekkili şirket tarafından davacı yana gsm hatları ve superbox internet aboneliği tesis edildiğini, söz konusu abonelik sözleşmesi ve taahhütnamelerde faturalandırılmanın nasıl yapılacağı bilgisi de verildiğini, akabinde abonelik sözleşmesi ve taahhütname kapsamında müvekkili şirket tarafından sözleşmede belirtilen hatların tanımlanması yapılarak tam ve eksiksiz olarak davacı şirkete teslim edildiğini, ancak davacı kuruma teslim edilen bazı gsm hatlarında sözleşmeye göre tanımlanan paket içeriğinin aşıldığının görüldüğünü, mobil ödemeleri ve diğer ödemeleri müvekkili şirketten talep etmesinin hakkaniyete aykırı ve...
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının davalı bankayla 08/02/2006 tarihinde 430.000 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzaladığı, bu sözleşme kapsamında davacıdan 4.125,00 TL masraf tahsil ettiği, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin ticari kredi niteliğinde olduğu, davalı banka tarafından tahsil edilen ücretlerin TBK'nun 20. maddesine uygun olmadığı, banka tarafından alınan 4.125,00 TL’nin hukuka ve kanunlara aykırı olduğu, davacı taraf aleyhine konulan bireysel kredi kullandırım masrafı, komisyonu ve ekspertiz ücretinin sözleşmeye yazılmamış sayılması ve alınan bedelin davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, ticari kredi sözleşmesi kapsamında tahsil edilen masraf, komisyon ve ekspertiz ücreti bedelinin iadesi istemine ilişkindir....
KARAR Davacı, davalı ile 28.07.2013 tarihli ...... nolu ve 15.100,00 TL bedelli devremülk sözleşmesi imzaladığını, toplam 4.050,00 TL ödediğini, bakiye kalan kısmı için senetler imzaladığını, tesisten yararlanmadığını belirterek sözleşmenin iptali ile ödediği bedelin iadesini ve imzalanan senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Davalı .., davanın husumetten reddini dilemiştir. Diğer davalı , davanın reddini savunmuştur....
tarafın cep telefonu kullanmadığına ya da bu kullanımların kendisi tarafından yapılmadığına yönelik cep telefonu verileri gibi yukarıda eksik olduğu belirtilen deliller sunulmadığı sürece 12.05.2022 ile 26.07.2022 tarihli Bilirkişi raporlarında yazılı hususların halen geçerliliğini koruduğu hususlarını beyan ve rapor etmiştir Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141); toplanan/sunulan deliller,sözleşme konusu abonelik kayıtları bilirkişi raporu, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafça fazla olarak tahsil edildiği iddia edilen fatura bedelin iadesi iddiası ile açılmış alacak davası olduğu ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için bilirkişi incelemesinin yaptırıldığı yapılan inceleme özetle ; Davacı adına sözleşmesi yapılan ve faturasına itiraz edilen ---- nolu telefona seçilen paket ve --- kullanımıyla ilgili bilgilendirme mesajları gönderildiği yani...
"İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: K A R A R Dava, eser sözleşmesi nedeniyle yapılan fazla ödemenin iadesi ve gecikme tazminatının tahsili istemlerine ilişkindir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Gecikme tazminatı olumlu zarar kapsamında olup, bu bedelin talep edilebilmesi için sözleşmeden dönülmemiş olması şarttır. Başka bir anlatımla, feshedilmek suretiyle ortadan kaldırılan sözleşme hükümlerine dayanılarak olumlu zararın tazmini istenemez....


