Hukuk Dairesinin 03.05.2016 tarihli ve 2015/10878 E., 2016/6997 K. sayılı karar ile; “Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı eşte kaldığı ileri sürülen ziynet eşyalarının ve paranın aynen ya da bedelinin iadesi istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 6. maddesi uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin iddia ettiği olayı ispatlaması gerekir. Somut olayda; davacı kadın, davalı tarafından davacıya düğün hediyesi olarak alınan altınlar ile düğün esnasında davacıya hediye edilen tüm ziynet eşyalarının ve paranın davalıda kaldığını ileri sürmüş; davalı koca ise, ziynetlerin kendisinde olmadığını savunmuştur....
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İlk derece Mahkemesince, dava konusu edilen ve yargılamanın iade sebebi gösterilen hususun yargılamanın iadesi sebepleri arasında düzenlenmediği, bu bakımdan "yargılamanın iadesi" nedeninin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. D) İstinaf başvurusu : İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur. E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti : Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesinde, işe iade davasında yapılan yargılama sonucunda, ceza mahkemesindeki yargılamanın uzun sürecek olması nedeni ile feshin haklı olup olmadığının ileride açılacak edime ilişkin davada belirlenmesi gerektiği ve feshin en azından davacıya olan güvenin sarsılması nedeni ile geçerli olduğu belirtilerek davanın reddine karar verildiği, dosyada yargılamanın iadesi davası açıldığı tarihte bahsedilen ... 5....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 07/10/2015 gününde verilen dilekçe ile altın bedelinin iadesi ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/06/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile ziynet eşyalarının iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir....
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davacının dava dilekçesindeki iddiasının davacıya alınan ve hediye edilen altınların davalıda kaldığının belirterek aynen iadesi, olmadığı takdirde bedelinin talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince ziynetler yönünden davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraflarca istinaf edilmesi nedeni ile 2022/3060 Esas 2022/2495 Karar sayılı kararı ile ziynet eşyaları yönünden davasının reddine karar verildiğini, davacının, bu ret kararının hatalı olduğunu, zira 08.01.2020 tarihli kolluk evrakında davalının beyanında, altınların bozdurularak eşine paranın 15.000,00 TL'sinin verileceğini, ancak eşinin kartının üzerinde iban numarası olmadığından yollayamadığını belirttiğine dair kolluk evrakına delil olarak dayandığı, ancak iş bu delile İlk Derece Mahkemesinin 2020/67 Esas sayılı dosyasında açılan dava dilekçesinde dayanılmadığı, davacının yargılamanın iadesi talebine konu ettiği bu delile konu olayın 08.01.2020...
e yönelik hükümdeki eleştiri nedeni dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde (3) numarada açıklanan nedenlerle Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.10.2023 tarihli ve 2023/281 Esas, 2023/380 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/2. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, üye ...'ın "sanığın eylemlerinin kasten yaralama suçunu oluşturduğu kanaati ile suç vasfından hükümlerin bozulması gerektiği" yönündeki karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13....
Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığının 2006/701 sayılı soruşturma dosyasında davacı hakkında tahkikat heyeti ön inceleme raporunda iddia başlığı altında incelenen eylemlere ilişkin verilen soruşturma emri çerçevesinde askeri savcılıkça yapılan soruşturma sonunda soruşturma emrinde yazılı 2-6-7-8-13 no lu iddiaların askeri hizmete ilişkin olmaması nedeni ile 2803 sayılı Yasanın 7. maddesi uyarınca askeri savcılığın görevsizliğine ve dosyanın bir suretinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, ilçe Jandarma Komutanlığınca alınan hediyelerin kabul edilmesi eyleminin ise disiplin mahkemesinin görevine girmesi nedeni ile yine askeri savcılığın görevsizliğine, soruşturma emrinde yazılı 3-5-14-15 no lu iddialar ile ilgili ise Jandarma Komutanlığının adli yetkisine girmesi nedeni ile askeri savcılığın yetkisizliğine, 1-11-12-9 no lu iddialar hakkında ise 25/08/2006 tarihinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, kovuşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin karara...
ün, yargılama sırasında öldüğünü; dava tarihinde davacının akıl hastası olduğunun ve dava ehliyeti bulunmadığının sonradan öğrenildiğini, davacı vekiline verilen vekaletin geçerli kabul edilemeyeceğini iddia ederek, yargılamanın iadesine, mahkeme kararının kaldırılmasına, dava ehliyeti yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Yargılamanın iadesi talebine cevap veren davacı vekili; davalı tarafından davacı ...'ün ... hastalığı iddiasına yönelik detaylı bir hekim raporu veya Adli Tıp Kurumundan alınan bir rapor sunmaması nedeniyle davacının yargılamanın iadesi isteminin mesnetsiz olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kadının ziyaret amaçlı baba evine geldiği, daha sonra davalı ile çıkan tartışma üzerine baba evinde kaldığı, dolayısıyla planlı bir şekilde ortak hayatı sonlandırmadığı, hal böyle olunca ziynet eşyalarının davalıda kaldığının kabul edilmesi gerektiği, bir kısım ziynet eşyalarının davacı tarafça dosyaya sunulan görsel materyaller ile tespit edildiği, görsel materyallerde tespit edilmeyen ziynet eşyalarının varlığının da tüm taraf tanık beyanları ile doğrulandığı, ancak davacının talep ettiği 11 adet bileziğin her birinin 35'er gram olduğu alınan bilirkişi raporuyla belirlenmesine rağmen 40'ar gram üzerinden davanın kabulünün hatalı olduğu gibi ıslah tarihinin de hatalı belirlendiği gerekçesiyle davalının istinafının kısmen kabulü ile yeniden hüküm tesisine, 11 adet 22 ayar 35'er gram hasır modeli burma bilezik (169.785,00 TL), 1 adet 22 ayar 20 gram düz desenli bilezik (8.820,00 TL), 1 adet 22 ayar...
O halde mahkemece, aracın davacı elinde iken geçirdiği kazalar nedeni ile araçta değer kaybı oluşup oluşmadığı noktasında taraflar, mahkeme ve Yargıtay’ın denetimine açık konusunda uzman bilirkişi ya da heyetinden rapor aldırılarak, rapor sonucuna göre, bu miktarın iade edilecek bedelden mahsubunun gerektiği hususu dikkate alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu nedenlerle bozulması gerekirken, davalı ....Ltd.Şti. Yönünden zuhulen onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davalı ....Ltd.Şti.’nin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin davalı ....Ltd.Şti hakında vermiş olduğu onama kararının kaldırılmasına ve mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir....
Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir." 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI....


