kusurlu olduğunu, müvekkilinin çalışmadığını, kadın yararına hükmedilen nafakayı ödeyecek gücü olmadığını bu nedenle kadın yararına hükmedilen nafakanın kaldırılması gerektiğini, kadın yararına maddî ve manevî tazminat koşullarının oluşmadığını belirterek, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, müvekkili aleyhine hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminat yönünden İlk Derece Mahkemesinin kararının lehine kaldırılmasını talep ederek istinaf yoluna başvurmuştur....
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Milli Eğitim Bakanlığınca ihale edilen "2019-2020 Eğitim ve Öğretim Yılında Okul Öncesi İlkokul, Ortaokul ve Ortaöğretim Öğrencilerine Ücretsiz Dağıtılacak Ders Kitabı/Eğitim Aracı ve Öğrenim Materyallerinin Baskı İşi" nedeniyle tahakkuk ettirilip ihtirazi kayıtla ödenen 418.680,72-TL damga vergisinin kaldırılması ve ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek amme alacaklarına uygulanan faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla;Milli Eğitim Bakanlığınca davacı şirkete ihale edilen işe ilişkin işlemlere 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu'nun 83....
Mahkemece; davacının nafaka borçlarını yükümlü olduğu halde ödeme güçlüğü çektiğinin sabit olduğu, davacının ekonomik durumundaki değişikliğin yoksulluk nafakasının kaldırılmasını değil sosyal ekonomik durum ölçüsünde indirilmesini gerektirdiği, çocuğun ihtiyaçlarının devam ettiği, aradan geçen zamanda ihtiyaçlarının artması da dikkate alındığında iştirak nafakası borcunun öncelikli ödenmesi gereken borçlardan olduğu, davalının da ekonomik durumunun davacının iddia ettiği kadar iyi olmadığı anlaşıldığı gerekçesiyle, iştirak nafakasının kaldırılması talebinin reddine, yoksulluk nafakasının kaldırılması talebinin reddine, Ankara 9 Aile Mahkemesinin 2012/826 Esas 2013/518 sayılı kararı ile davalı için ödenen 1.500 TL yoksulluk nafakasının dava tarihinden itibaren 750 TL'ye indirilmesine, davacının geriye dönük nafaka ödemelerinin kaldırılması talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
İstinaf Sebepleri 1.Davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde; kadının kusurunun bulunmadığını, hükmedilen tazminatların ve nafakanın miktarının az olduğunu, ev eşyası davası yönünden usulüne uygun açılmış dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair kararın hatalı olduğunu, bu davada vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kusur belirlemesi, nafakaların ve tazminatların miktarları ile ev eşyasının iadesi talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair karar tesisi ve bu talep yönünden davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2.Davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde; kadının kusurlu olduğunu, tarafların en azından eşit kusurlu kabul edilmesi gerektiğini, hükmedilen tazminatların haksız olduğunu, bir yıl bile sürmeyen evlilik nedeniyle 6 yıl boyunca tedbir nafakası ödemesinin haksız olduğunu, tedbir ve yoksulluk nafakalarının kaldırılması gerektiğini, cevap dilekçesi ile boşanmayı kabul ettiğinden aleyhe...
Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğunca ihale edilen taşınmazı satın alan davacı tarafından, taşınmaz bedeli üzerinden %18 oranla ödenen katma değer vergisinin %8 oranı aşan kısmının kaldırılması ve fazladan ödenen 506.868,75-TL katma değer vergisinin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizle birlikte iadesi istemine ilişkindir....
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı tarafından, kurum kazancının tespitinde yurtdışı harcamalarına ilişkin olarak götürü gider indiriminin uygulanması gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen beyanname üzerine 2017 yılı için tahakkuk ettirilen kurumlar vergisinin, 2.518.387,36 TL tutarındaki kısmının kaldırılması ve fazladan ödenen tutarın tecil faiziyle iadesi istenilmektedir....
Davalı-karşı davacı vekili cevap-karşı dava dilekçesinde; nafaka artış isteminin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, asıl davanın reddini, karşı davaları bakımından ise gerek mahkemenin gerek tarafların aynı nitelikteki davalarla meşgul edilmemesi için ödemekte olduğu nafakanın yıllık artış oranının belirlenmesini talep etmiştir....
Yerel mahkemece bir önceki kararda yer alan gerekçeye yer verildikten sonra; dosyada mevcut belge ve beyanlara göre davalının gelirinin daha fazla olduğu, zabıtaca yapılan araştırmadaki gelirine veya tanıklarca beyan edilen gelir miktarına itibar edilmesinin mümkün olmadığı, çocuğun ihtiyaçlarının artması ve babası ile ailesinin yaşadığı sosyal, kültürel duruma uygun standartlarda yaşamını sürdürebilmesi için talep edilen nafaka miktarına ihtiyacı olduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir. Direnme kararı taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; tarafların ekonomik ve sosyal durumları, ortak çocuğun yaşı, ihtiyaçları ve eğitim durumu ile nafakanın niteliği gözetildiğinde, mahkemece takdir edilen nafakanın makul oranda ve hakkaniyete uygun miktarda olup olmadığı noktasında toplanmaktadır....
Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, yıllık ÜFE artış oranı, günün ekonomik koşulları, davalı kadının zorunlu ihtiyaçları, davalı kadına boşanma ilamından sonra annesinden intikal eden miras hissesi nazara alındığında mahkemece takdir edilen nafaka yüksektir. O halde, TMK.nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesine göre uygun bir nafakaya hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
olarak devamına karar verilen nafakanın, ilgili kararın kesinleşme tarihi olan 11.01.2012 tarihinden geçerli olmak üzere kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.Somut olayda, ......


