olması halinde nafakanın çocukların her biri için ayrı ayrı aylık 500,00 TL'ye indirilmesine, ortak çocukların okul ve ilgili tüm giderlerinin davacı tarafından karşılanması hükmünün kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı tarafından, kurum kazancının tespitinde yurtdışı harcamalarına ilişkin olarak götürü gider indiriminin uygulanması gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen beyanname üzerine 2017/Ekim-Aralık dönemi için tahakkuk ettirilen geçici verginin, kaldırılması ve fazladan ödenen tutarın tecil faiziyle iadesi istemine ilişkindir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BULANIK ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ TARİHİ : 30/05/2013 NUMARASI : 2010/1011-2013/376 Taraflar arasındaki yoksulluk ve iştirak nafakasının kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesi ile; tarafların 23.12.2009 tarihinde kesinleşen karar ile boşandıklarını, boşanma davasında davalı kadın lehine 200TL nafakaya hükmedildiğini, davalının boşanma davasından sonra çalışmaya başladığını, müvekkilinin ise işsiz olup nafaka ödeyecek gücü olmadığını iddia ederek daha evvel hükmedilen nafakanın kaldırılmasını talep ve dava etmiştir....
Mahkemece , yoksulluk nafakasının kaldırılmasına , nafakaların iadesi talebinin reddine karar verilmiş , hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. TMK.nun 176.maddesine göre; yoksulluğun ortadan kalkması halinde mahkemece nafakanın kaldırılabileceği gibi, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına da karar verilebilir. Yargıtay HGK.nun, 07.10.1998 tarih ve 2-656-688 sayılı kararında da kabul edildiği gibi; yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir. HGK.nun yerleşik kararlarında "asgari ücret seviyesinde gelire sahip olunması," yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu kabul edilmemiştir....
Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, önceki tespit edilen nafaka tarihinden itibaren kısa sürenin geçmiş olması, nafakanın niteliği, ekonomik göstergelerdeki değişiklikler ve ÜFE artış oranı dikkate alındığında; davacı lehine hükmedilen yoksulluk nafakası miktarının fazla olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece; önceki nafaka takdirinde taraflar arasında oluşan dengeyi koruyucu, hakkaniyete uygun oranda artırım kararı verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde hükme bağlanan hakkaniyet ilkesine uygun görülmemiş, bu husus bozmayı gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Bu açıklamalara göre, ortada yanlışlıkla ödenen veya ödeme tarihi itibariyle fazladan yapılmış bir ödemenin ya da yanlış kişiye yapılan bir ödemenin mevcut olmadığı, takip borcuna ilişkin ve mevcut duruma uygun olarak yapılmış bir ödeme söz konusu olduğundan itiarzın kaldırılması isteminin sonradan ret edilmiş olması borçlu tarafından yapılan ödemeyi hükümsüz kılmaz. Aksi halde her iptal kararı verilen icra dosyasından ödenen paraların iadesi talep edilerek icra dosyasının hiçbir zaman infaz edilememesi, sürekli açık kalması sonucu doğar. Bu durumda İİK'nun 361. maddesinin somut olayda uygulama yeri yoktur. Anılan istemin borçlu tarafından genel mahkemelerde açılacak istirdat davasında tartışılması gerekir....
AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 27/03/2014 NUMARASI : 2013/361-2014/161 Taraflar arasında görülen nafakanın kaldırılması veya azaltılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı dava dilekçesinde; kendisi ve müşterek çocuklar için davalıya Kocaeli 1. Aile Mahkemesi'nin 2009/1307 esas, 2009/1221 karar sayılı ilamı ile toplam 700 TL nafaka ödemekle yükümlü kılındığını, bu nafakaları ödemeye devam etmekte iken 01/01/2013 tarihinde işinden ayrıldığını ve nafaka ödeyecek gücü kalmadığını belirterek, toplam 700 TL nafakanın kaldırılmasını, bunun mümkün olmaması halinde ise aylık 150 TL'ye indirilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 21.11.2013 tarihli dilekçesinde ve duruşmadaki beyanlarında ise; tarafların Kocaeli 1....
ileri sürerek, yoksulluk nafakasının kaldırılmasını aksi kanaate varılması halinde nafakanın hakkaniyet uygun şekilde indirilmesini talep ve dava etmiştir....
Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... ve ... parsellerde yer alan 32.232,00 m² yüzölçümlü deniz dolgusu alanına ilişkin imzalanan kullanma izni sözleşmesinden doğan ve ihtirazi kayıtla ödenen damga vergisinin, kira sözleşmesine ilişkin oran üzerinden alınması gerektiği iddia edilerek fazla ödenen damga vergisinin kaldırılması ile fazla ödenen tutarın tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davayı; Danıştay Dokuzuncu Dairesince tecil faizi yönünden verilen bozma kararına uymak suretiyle kabul eden ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dilekçede ileri sürülen iddialarla temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerekeceği düşünülmektedir....
Uyuşmazlık Uyuşmazlık, velayetin değiştirilmesi ve davacı tarafından ödenen nafakanın kaldırılması istemine ilişkindir. B. İlgili Hukuk 1....


