"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma-Nafakanın Kaldırılması-Nafaka Artırımı Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; onanmasına dair Dairemizin 07.11.2017 gün ve 2016/16832 - 2017/12286 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2014 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir....
Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. 3-Davacı kadının nafaka taleplerine artırım isteği bulunmamaktadır. Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır. Ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez (HMK m. 26). Nafakaların artırımı konusunda talep bulunmadığı halde, istek dışına çıkılarak kadın ve çocuklar yararına hükmedilen nafakalara her yıl ... oranında artırım uygulanmasına karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) ve (3.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 23.06.2016 (Prş.)...
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların 2005 yılında boşandığını, 2014 yılına kadar birlikte yaşamaya devam ettiklerini, emeklilik için yaş sınırını beklediğini ve işsiz olduğunu, müvekkilinin mali durumunun belli olduğunu, 10 yıl beraber yaşamalarına rağmen hiç nafaka almamış gibi davacının icra takibi başlattığını, bu takibe yönelik olarak menfi tespit davası açtıklarını belirterek; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, aylık nafakanın 300,00 TL'ye yükseltilmesine karar verilmiş; hüküm süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, tarafların sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Dava iştirak nafakasının artırımı istemine ilişkindir....
Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de gözönünde bulundurulur" (TMK. 330/1). İştirak nafakasının; çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşullarındaki paranın alım gücü ile genel ihtiyaçlarına uygun olarak ana babanın mali durumları da gözetilmek suretiyle takdiri gerekir. Hükmedilen nafakanın, yerleşmiş Yargıtay Uygulamaları ve 01.01.2005 tarihi itibariyle .endeksinin geçerli olduğu göz önüne alınarak .oranında artışına hükmedilmesi gerekirken "her yıl Ocak ayında yayınlanan TEFE/TÜFE ortalaması oranında" oranında artırılmasına karar verilmesi de doğru görülmemiştir....
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 9 maddesinin 1. fıkrasına göre; nafaka davalarında hükmolunan nafakanın bir yıllık tutarı üzerinden tarifenin üçüncü kısmı gereğince hesaplanacak miktarın tamamı, vekalet ücreti olarak hükmolunur. Bu miktarlar, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre belirlenmiş bulunan ücretten az olamaz denilmektedir. Yine aynı maddenin 2. fıkrasında nafaka davalarında reddedilen kısım için avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği hususu düzenlenmiştir. O halde, mahkemece; hükmün 3. Fıkrasında; davada kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 1.800 TL vekalet ücretine hükmedildiği halde 4....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasındaki iştirak nafakasının artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalı ile Silifke 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/251 Esas 2014/449 Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, müşterek çocuk İlayda'nın velayetinin kendisine verilerek aylık 250 TL nafakaya hükmedildiğini, çocuğun eğitim masraflarına, diğer sosyal etkinlik masraflarına yetişemediğini, nafakanın yetersiz kaldığını ileri sürerek 250 TL nafakanın aylık 800 TL ye çıkartılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir....
Kurt'a 3 aylık emekli maaşının 3/4'ünü müşterek çocuklar ve eşi için nafaka olarak ödemeyi kabul eder, bir yıllık nafaka ödemesi sonunda nafaka artırımının dava açmadan emekli maaşına gelecek olan zam oranında otomatik olarak nafaka artırımı yoluna gidecek bunun için tarafların birbirlerine ihtar çekmesine ve bildirimde bulunmasına gerek duyulmayacaktır.'' şeklinde hüküm kurulmuştur. Somut olayda, tarafların müşterek kızları olan Beyza'nın 12.11.1986 doğumlu olup dava tarihi ( 07.04.2011) itibariyle 24 yaşında olduğu, endüstri mühendisi olarak özel bir şirkette çalıştığı, aylık 1.200 TL maaşının olduğu, diğer kızları Burçak'ın 23.02.1982 doğumlu olup dava tarihinde 29 yaşında olduğu, avukat olarak çalıştığı ve 2010 yılında evlendiği, davalı ...'in ise ev hanımı olup gelirinin olmadığı, kızı Beyza ile yaşadığı anlaşılmaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen iştirak nafakasının artırımı davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dilekçesinde; tarafların ... 2.Aile Mahkemesinin 13.12.2004 tarih ve 2004/297-179 E.K. sayılı kararı ile boşandıklarını, 1998 doğumlu müşterek çocuğun velayetinin davacı anneye bırakıldığını ve müşterek çocuk lehine 100 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, aradan geçen sürede nafakanın yetersiz kaldığını belirterek, 100 TL olan nafakanın 1.000 TL'ye artırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
in 1050 TL emekli maaşı aldığı, davacıya bakması için aylık 830 TL bakım ücreti aldığını, davalının 1.224 TL emekli maaşı aldığı ve davacıya 275 TL nafaka ödediği, her iki tarafın da yardıma muhtaç çocuklarına bakım yükümlülüğü karşılaştırıldığında nafakanın artırılmasının TMK'nun 4. maddesi göre hakkaniye uygun olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacı dava tarihi itibariyle reşit olup, hastalığı sebebiyle kısıtlanmasına karar verilmiş, %96 oranında özürlüdür. Taraflar hakkındaki sosyal ekonomik durum araştırmasına göre, davalının emekli olduğu, 1.150 TL emekli maaşı bulunduğu, eşine ait evde eşi, oğlu ve diğer oğlunun vefat eden eşinden iki torunu ile birlikte yaşadığı, ...'...
Ne var ki, nafaka miktarının belirlenmesine esas alınması gereken giderlerinin makul sınırlar içinde kalmasına özen gösterilmesi ve velayet kendisine bırakılmayan tarafın ağır yükümlülüklere maruz bırakılmaması gerekmektedir. Mahkemece, nafaka takdir edilirken; çocuğun yaşı, eğitimi ve ihtiyaçlarının yanında, ana-babanın gelir durumu da gözetilmeli ve nafaka yükümlüsünün (babanın) gelir durumu ile orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir nafakaya hükmedilmelidir. Somut olayda dosyadaki bilgi ve belgelerden, tarafların ......


