Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, davacının geçici de olsa dönem dönem öğretmenlik yaparak gelir elde etmesi, ekonomik göstergelerdeki olumsuz değişiklikler ve ÜFE artış oranları dikkate alındığında davacı yararına hükmedilen yoksulluk nafakası miktarının fazla olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece nafakanın niteliği ve anılan nedenlerle TMK. 4.maddesi gereğince "hakkaniyete" uygun nafaka miktarına karar verilmesi gerekirken; somut nedenleri ve gerekçeleri açıklanmadan fazla miktarda yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Bu İtibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece; her iki nafakanın 300 TL'ye yükseltilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından teyiz edilmiştir. TMK 176/4 maddesi hükmüne göre tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılmasına karar verilebilir. Bu hüküm gereğince mahkemece iradın artırılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi ya da hakkaniyetin artırımı gerektirmesi gerekmektedir. TMK. 182/2.maddesine göre; "Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır". Aynı Yasanın 328/1.maddesine göre de; "Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir....
nun 329/....maddesinde; "küçüğe fiilen bakan ana veya baba diğerine karşı çocuk adına nafaka davacı açabilir" düzenlemesi yeralmaktadır. Nafaka takdir edilirken, tarafların ekonomik, sosyal ve mali durumları ile çocukların ihtiyaçları gözönünde bulundurulmalıdır. Dosyada mevcut davalının ekonomik sosyal durumuna ilişkin araştırma sonucunun incelenmesinden davalının komiser yardımcısı olup, ....506 TL maaş aldığı, aylık 300 TL kira ödediği, davacının da komiser yardımcısı olduğu, ....300 TL maaş aldığı, yıllık ....000 TL kira ödediği, çocuğun 2001 doğumlu olduğu, okula ve kursa gittiği anlaşılmıştır. Mahkemece; yukarıdaki ilke ve esaslar gözetilerek, makul oranda ve hakkaniyete uygun bir nafakaya karar verilmesi gerekirken, tarafların gerçekleşen ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına, ayrıca çocuğun yaşına göre ... oranda nafaka ödemesine karar verilmesi TMK'nun ....maddesinde yeralan hakkaniyet ilkesine uygun bulunmadığından bozmayı gerektirmiştir....
Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Yoksulluk Nafakasının Artırımı ve Toptan Nafakanın Ödenmesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, yoksulluk nafakasının artırılması davasında reddedilen miktar ile birikmiş nafaka alacağı talebinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davacı kadının yoksulluk nafakasının artırılması davasında reddedilen miktar yönünden temyiz dilekçesinin incelenmesinde; 6100 HMK'nın 362. maddesinin 1. fıkrasının b bendi uyarınca "Miktar veya değer kırık bin Türk Lirasını (bu tutar dahil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar" temyiz edilemez. 02.12.2016 tarihli 6763 sayılı Kanun'un 44. maddesi ile de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen ek madde 1 uyarınca temyiz parasal sınırlarının (HMK m . 341, 362) Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesine göre her yıl tespit ve ilan edilecek yeniden...
AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 03/03/2014 NUMARASI : 2013/1028-2014/130 Taraflar arasındaki iştirak nafakasının artırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde; velayeti davacıda olan Berfin'in, Uşak Anadolu Öğretmen Lisesi'ni kazandığını; davacının, kızının okuması için E.. ilçesinden U.. iline taşındığını, ev tuttuğunu, ayrıca Berfin'in dershaneye gittiğini; davalının ise, polis olduğunu, en son nafaka artırımı yapıldığı tarihten bu yana bir yıldan fazla zaman geçtiğini, nafaka bedelinin çocuğun ihtiyaçlarını karşılamadığını ileri sürerek; iştirak nafakasının 300,00 TL'den 800,00...
Mahkemece; nafakanın 600 TL'ye yükseltilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davalı tarafın temyiz itirazları yönünden; 5219 ve 5236 sayılı yasalar ile HUMK. nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2016 tarihinden itibaren 2.190 TL. ye çıkarılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.04.2005 tarih ve 2005/3-169 E- 235 K. sayılı kararı ile nafaka davalarında temyiz ve karar düzeltmede yıllık nafaka miktarının dikkate alınacağı açıklanmıştır. Hüküm, yıllık nafaka (farkı) miktarı itibariyle kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kurulu uyarınca Yargıtay'ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir....
na göre nafaka ve nafakanın artırılması davaları kanundan doğan bir alacağın tespiti ve tahsili niteliğinde olup, nafakaya dair taleplerin kabulünde, dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere karar verilmesi gerekirken, mahkemece; kararın kesinleşmesinden itibaren nafakaya hükmedilmesi doğru değilse de, belirtilen bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/VII. maddesi gereğince hükmün 1. bendinde yer alan; "...aylık 200,00 TL iştirak nafakasının kararın kesinleşmesinden itibaren 150,00 TL arttırılarak..." ve 2. bendinde yer alan; "25.09.2014 tarihli celse tedbiren takdir edilen aylık 350,00 TL nafakanın kararın kesinleşmesine kadar devamına", ifadelerinin çıkarılarak, yerine; 1. bendine "...aylık 200 TL iştirak nafakasının dava tarihinden itibaren 150 TL artırılarak ...", ve 2. bendine "25.09.2014 tarihli celse ile, 200TL iştirak nafakasının tedbiren 350 TL olarak ödenmesine karar verilmiş olmakla, mükerrer tahsilatın önlenmesine...
Somut davada, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları ve nafaka yükümlüsünün (davalı babanın) gelir durumu nazara alındığında, takdir olunan iştirak nafakası miktarı az olup, TMK 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bulunmamıştır. Bu nedenle mahkemece, müşterek çocuğun ihtiyaçlarındaki değişim ve davalının gelir durumundaki artış gözetilerek hakkaniyete uygun miktarda nafaka arttırımı takdir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Dava, iştirak nafakasının artırımı talebine ilişkindir. TMK. 182/2.maddesine göre; "Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır". Aynı Yasanın 328/1.maddesine göre de; "Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de gözönünde bulundurulur" (TMK. 330/1). İştirak nafakasının; çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşullarındaki paranın alım gücü ile genel ihtiyaçlarına uygun olarak ana babanın mali durumları da gözetilmek suretiyle takdiri gerekir....
lehine 200 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini ancak aradan geçen zaman içerisinde müşterek çocuğun ihtiyaçlarının arttığını ve nafakanın yetersiz kaldığını bu nedenle iştirak nafakasının 550 TL'ye çıkartılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde; talep edilen nafakayı ödeme gücünün olmadığını, yüklü miktarda vergi borcunun olduğunu, bu nedenle davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile müşterek çocuk için aylık 200.00 TL iştirak nafakasının dava tarihinden itibaren 250 TL'ye yükseltilmesine ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; iştirak nafakasının artırımı istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu'nun 182/2.maddesi gereğince; velayet kendisine tevdi edilmeyen taraf ekonomik imkanları ölçüsünde müşterek çocuğunun giderlerine katılmakla yükümlüdür....


