Taraflar arasındaki iştirak nafakasının artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı tarafın sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, davacının iş bu davadaki talebi, iştirak nafakasının artırılması istemine ilişkin olup; mahkeme gerekçesinde dava yardım nafakası olarak ifade edilmiş ve hüküm kısmında nafakanın niteliği açıklanmamıştır. Ayrıca, hükümde nafaka bağlanan küçüğün ismi M. K. A. olduğu halde Y. K. olarak yazılmıştır....
AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 18/11/2014 NUMARASI : 2013/733-2014/840 Taraflar arasındaki tedbir nafakasının artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın İstanbul 11....
Aile Mahkemesinde 2009 yılında nafaka artırımı davası açtığını, nafakanın artırılarak 300,00 TL olarak ödenmesine karar verildiğini, kararın 09/04/2010 tarihinde kesinleştiğini, üzerinden beş yıl geçtiğini ve nafaka miktarının günümüz koşullarında yetersiz kaldığını; davalının, davacı ile evliliği devam etmesine rağmen üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, emekli olduğunu; ayrıca, başka işlerde çalışarak yan gelir elde ettiğini, ... civarında lüks bir hayat yaşadığını, adına kayıtlı araç ve taşınmaz bulunduğunu, bankalarda para birikimleri de olduğunu ileri sürerek nafaka miktarının 900,00 TL’ye çıkartılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı; davacının halen kendisine ait evde oturduğunu, evin 1....
AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 15/07/2014 NUMARASI : 2014/176-2014/495 Taraflar arasındaki iştirak nafakası artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, dava dilekçesinde;tarafların Bornova 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/924 Esas 2001/1178 Karar sayılı ilamıyla boşandıklarını müşterek çocuk yararına 60 TL iştirak nafakasının hüküm altına alındığını, nafakanın İzmir 4....
Mahkemece oluşturulan hükümde iştirak nafakasının artırılmaya başlanacağı tarih belirtilmemiştir. 28/11/1956 tarih ve 15 E.-15 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre nafaka ve nafakanın artırılması davaları kanundan doğan bir alacağın tespiti ve tahsili niteliğinde olup, davanın açıldığı tarihten itibaren hüküm ifade eder. Buna göre, iştirak nafakasının artırılmasına dava tarihinden itibaren hükmetmek gerekirken; artışın hangi tarihten itibaren başlayacağının belirtilmemiş olması usul ve yasaya uygun bulunmamıştır. HMK 26.maddesinde; "Hakim tarafların talep sonuçları ile bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez" düzenlemesi yeralmaktadır. Mahkemece davacının talebi olmadığı halde hükmedilen nafakanın her yıl artırılması için oran belirlenmesi de isabetli bulunmamıştır....
Bu doğrultuda nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Somut olayda, taraflar 14.10.2008 tarihinde boşanmış ve boşanma kararı ile birlikte davacı lehine aylık 100,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir. Davacının ev hanımı olduğu, çalışmadığı, kirada oturduğu, aylık 350 TL kira ödediği, vefat eden babasından ötürü aylık 260 TL yetim aylığı aldığı, 2012 model aracının olduğu, miras yoluyla hisseli tarlaların kendisine intikal ettiği; davalının ise emekli olduğu ve aylık 1.038 TL maaş aldığı, ek iş yaptığı, ek iş sayesinde aylık 1.000 TL kazandığı tespit edilmiştir. Davalının ekonomik ve sosyal durumunda boşanma davasından sonra olağanüstü bir artış olduğu görülmemiştir....
Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Dosya kapsamından; tarafların 31/.../2012 tarihinde kesinleşen kararla boşandıkları, boşanma kararı ile birlikte davacı lehine 200 TL yoksulluk nafakasına karar verildiği,bu davanın açıldığı tarih itibariyle aradan yaklaşık üç yıllık süre geçtiği, davacının ev hanımı olup geliri bulunmadığı, davalının ise emekli olup, aylık ....150 TL gelirinin olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda; tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında boşanma davasından sonra olağanüstü bir değişiklik olduğu ispat edilmemiştir....
Davacı tarafın temyiz itirazlarına gelince; TMK'nun 175.maddesine göre; ''Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.'' TMK.nun 176/4.maddesine göre; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir. Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeye göre iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir. Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır....
Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Somut olayda, tarafların 2012 yılında boşandıkları, davacı lehine aylık 400,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiği, eldeki davanın 23.09.2014 tarihinde açıldığı, davacının ev hanımı olduğu, davalının polis olduğu 3.000 TL maaş aldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece; yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekirken, yanılgılı değerlendirme, yasal olmayan gerekçe ile yoksuluk nafakasının artırım talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş olup, bu konu bozmayı gerektirmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafakanın artırımı davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili, tarafların boşandıklarını, müşterek çocuklar ..... ve .......'nın velayetlerinin davacı annelerine verildiğini, müşterek çocukların her biri için aylık 150,00' şer TL iştirak nafakası bağlandığını, ancak müşterek çocukların eğitim ve bakım giderlerinin yetmediğini ileri sürerek, her bir çocuk için bağlanan 150,00'er TL iştirak nafakasının 300,00 'er TL ye çıkartılmasını talep ve dava etmiştir....


