WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Toplanan deliller ve dosya kapsamından davanın kadastro öncesi miras yoluyla intikal, taksim ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik nedenlerine dayalı tapu iptali, tescil ve muhdesat tespiti ile beyanlar hanesinde gösterilmesi isteğine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, dava konusu 11 parça taşınmazın ortak kök muris Süleyman’dan mirasçıları davacıların yakın murisi ... ve ...’ye kaldığı kadastro sırasında taşınmazların adı geçen bu kişiler adına tespit edildiği, ... payının 26.08.2003 tarihinde davalıların yakın murisi ...’a intikal ettiği, davacılar tarafından taksim ileri sürülmüş ise de taksim olgusunun davacı tarafça kanıtlanamadığı, davalıların il dışında olmaları nedeniyle taşınmazları kullanamamış olmalarının taksimi kanıtlamaya yeterli olamayacağı, dava dışı 549 ada 43 parselin ......

Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır(TMK 722, 724, 729 m.ler). Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez. Ne var ki; çoğun içinde azda vardır kuralı gereğince, muhdesatın mülkiyetinin aidiyetinin tespiti isteğinin, muhdesatı meydana getirenin tespitini de kapsadığı kabul edilmelidir. Muhdesatın aidiyeti isteğiyle açılan bu tür davalarda, güncel hukuki yararın mevcut olması ve iddianın kanıtlanması durumunda muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekir....

Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır (TMK 722, 724, 729 m.ler). Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez. Çoğun içinde azda vardır kuralı gereğince, muhdesatın mülkiyetinin aidiyetinin tespiti isteğinin, muhdesatı meydana getirenin tespitini de kapsadığı kabul edilmelidir. Muhdesatın aidiyeti isteğiyle açılan bu tür davalarda, güncel hukuki yararın mevcut olması ve iddianın kanıtlanması durumunda muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekir....

Dava, muhdesat tespiti isteğine ilişkindir. Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK'nin 326/1. maddesi uyarınca Kanunda yazılı haller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Kanunda yazılı hallerden birisi hiç şüphesiz Yasa'nın 312/2. maddesidir. Bu madde hükmüne göre davalı taraf davanın açılmasına sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderinden sorumlu değildir. Hemen belirtmek gerekir ki; anılan maddenin uygulanabilirliği, bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesine bağlıdır....

Muhdesatın tespiti davalarında davanın konusu (müddeabih) davalıların payına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) olup; yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcının, yargılama giderlerinin ve taraflar yararına takdir edilecek vekalet ücretlerinin iş bu müddeabih esas alınarak hesaplanması gerekir. Hemen belirtilmelidir ki; dava değeri, harçlandırılan değer olup, vekalet ücretinin de harcı tamamlanan bu değer üzerinden hesaplanacağı kuşkusuzdur. Taraflar kendilerini vekille temsil ettirmiş ise, vekalet ücreti nispi harca tabi davalarda, davaya konu değer üzerinden takdir edilmesi gereklidir. Bu değer yukarıda ifade edildiği üzere harçlandırılmış değerdir....

tespiti isteği yönünden hukuki yararı olmadığı hususu da gözden kaçırılarak, hüküm kurulması doğru görülmemiştir....

Dava, muhdesat tespitine ilişkindir. 1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve HUMK'un 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istemlerinin reddine karar verilmiştir. 2.Davalılar vekilinin vekalet ücreti ve harca yönelik karar düzeltme itirazlarına gelince; Mahkemece, her ne kadar dava değeri, muhdesatların tamamı ve dava dilekçesinde belirtilmeyen kuyunun değeri dahil edilerek hesaplanmış ve bu değer üzerinden harç tamamlatılmış ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş ise de, muhdesat tespiti davalarında dava konusu değer, tespiti talep edilen muhdesatlardaki davalıların payıdır....

Dava muhdesat tespiti isteğine ilişkindir. Önemle belirtilmelidir ki, 6100 sayılı HMK'nin 297/2 maddesine göre, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi, infaza elverişli biçimde hüküm kurulması zorunludur. Somut olayda ise, davacı tarafın talebi muhdesat tespitine yönelik olduğuna göre, anılan usul hükmü gereğince tespitine karar verilen muhdesatların ne olduğu duraksamaya neden olmaksızın, açık ve tereddüte yer vermeyecek şekilde hükümde gösterilmelidir....

Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK mad.114/1-h, 115). Öğretide ve Yargıtay'ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir. Somut olayda, mahkemece, hukuki yararın bulunduğu kabul edilmiş ise de dosya kapsamı incelendiğinde muhdesat tespiti istenilen bölgede kamulaştırma kararı olup olmadığı, dava konusu taşınmazın kamulaştırma alanı kapsamında kalıp kalmadığını gösterir herhangi bir bilgi, belge bulunmadığı anlaşılmaktadır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesat Tespiti Ve Muhdesat Bedelinin Ödenmesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve müdahale talep eden ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili, dava dilekçesinde belirtilen 510 ada 1 parsel sayılı taşınmazda muhdesat olarak gözüken evlerin vekil edeninin babası ve amcası tarafından yapıldığını ve vekil edenince kullanıldığını, tapu kayıtlarının açık olmasına rağmen vekil edenlerinin hakları yok sayılarak icra yoluyla yıkımı için takip başlatıldığını belirterek, muhdesatların tespiti yapılarak muhdesat bedelinin vekil edenine ödenmesini talep ve dava etmiştir Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur. Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamışlardır....

UYAP Entegrasyonu