WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

maddesine dayanılarak muhdesat tespiti ve bunun kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesi dava edilemez. Somut olaya gelince; her ne kadar bozma ilamında ve mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan nitelendirmeye göre dava, temliken tescil davası olarak nitelendirilmiş ve mahkemece temliken tescil koşullarının oluşmadığından bahisle davanın reddine dair karar verilmişse de; çoğun içinde az da vardır ilkesinden hareketle, 05.05.2009 tarihinde kesinleşen kadastro tespiti öncesinde yapılmış olduğu anlaşılan muhdesat için, 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılan dava ile davacının muhdesat aidiyetinin tespitine yönelik de istemde bulunduğu dikkate alınarak, bilirkişi raporunda "B" harfi gösterilen muhdesatın davacıya ait olduğunun tespitine yönelik karar verilmesi gerekirken davacının muhdesat aidiyetinin tespitine yönelik talebinin de reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle hükmün, bozulmasına karar verilmiştir....

Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK 114/1-h, 115 m.). Öğretide ve Yargıtay'ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir. Somut olaya gelince; davada taraflar arasında ortaklığın giderilmesi davası bulunmadığı, taşınmaz ve muhtesatın kamulaştırmaya konu olduğuna dair herhangi bir iddia, savunma, bilgi ve belge de bulunmadığı dikkate alındığında, davacıların muhdesatın tespiti davası açmasında hukuki yararının bulunmadığı, bir başka deyişle dava şartının gerçekleşmediği dosyaya yansıyan bilgi ve belgelerle anlaşılmıştır....

Somut olayda davacı tarafça 5762 parsel sayılı taşınmazda muhdesat olarak davacıya aidiyeti talep edilen ve mahallinde yapılan keşif sonucunda dosyaya ibraz edilip hükme esas alınan 11.04.2016 havale tarihli bilirkişi raporunda belirtilen ve krokide A1 ile işaretli olarak gösterilen bina kısmının 1. ve 2. katlarında yapılan tadilatlar ile taşınmaz girişinde bulunan demir kapı taşınmazın bütünleyici parçası, dolayısıyla muhdesat niteliğinde değildir....

Dava muhdesat tespiti isteğine ilişkindir. Muhdesatın tespitine ilişkin davalarda kabul kararı verilebilmesi için, muhdesatın davacı tarafından, kendi geliri ile, kendi nam ve hesabına yaptırıldığı hususlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde ispatı gerekir. Yargılama sırasında beyanlarına başvurulan davacı tanıkları, zeytin fidanlarını davacının diktiğini ancak masrafın kim tarafından karşılandığını bilmediklerini beyan etmişler, davalı tanıkları ise genel itibariyle, zeytin fidanlarının muris Fehmi tarafından alındığını, her ne kadar fidanları davacı dikse de masrafların Fehmi tarafından karşıladığını, davacının o tarihlerde ekonomik durumunun iyi olmadığını beyan etmişlerdir. Bu durumda, muhdesatın davacı tarafından, kendi geliri ile, kendi nam ve hesabına yaptırıldığı hususu duraksamasız ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır....

Dairemizin 23.01.2012 tarihli 2011/16118 Esas 2012/659 Karar sayılı ilamı ile genel mahkemelerde açılan davalarda Kadastro Kanununun 19/2. maddesine dayanılarak muhdesat tespiti ve bunun kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesinin istenemeyeceği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur....

Genel Müdürlüğü DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti ... ile ... aralarındaki muhdesatın tespiti davasının kabulüne dair ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, dava konusu ... parsel sayılı taşınmazın ... Barajı'nın kamulaştırma sahasında kaldığını açıklayarak anılan parsel sınırları içerisinde bulunan evin ve ağaçların vekil edenine aidiyetinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm; davalı ... vekili tarafından, temyiz edilmiştir. Dava, muhdesat tespiti isteğine ilişkindir. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK 684/1 m). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar....

Dava; muhdesat tespiti isteğine ilişkindir. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK 684/1 m). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK 722, 724, 729 m.ler), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez....

Dava; muhdesat tespiti isteğine ilişkindir. Bilinmektedir ki; HMK'nın 297. maddesi “Hükmün kapsamı”nı düzenlemekte olup 297/2. maddesi ise, " Hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir " hükmünü içermektedir. Somut olaya gelince; mahkeme hükmünün 1. bendi "davanın kabulü ile söz konusu muhdesatın davacı tarafından yapıldığının tespitine" şeklindedir. Dosya kapsamında yapılan incelemede, mahkemece dava dilekçesinde dava konusu edilen parselde keşif yapılmamış olup muhdesatın dava konusu taşınmaz üzerinde olup olmadığına ilişkin fen ve inşaat bilirkişileriyle yer tespiti yapılmadan, taşınmaz üzerinde sözü edilen muhdesatın olup olmadığı araştırılmadan ve rapor alınmadan karar verilmiştir....

Dava muhdesat tespiti isteğine ilişkindir. Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 827 parsel sayılı taşınmazın davacılar ile davalı ... Genel Müdürlüğü ve dahili davalılardan ... adına kayıtlı olduğu, mahkemece bilirkişi raporuna ekli krokide A,B,C ve D harfleriyle gösterilen muhdesatların ayrı ayrı davacılara ait olduğunun tespitine,vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin dahili davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verildiği ve hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki; davacılar vekili kimlik tespiti yapılmış 06.05.2015 hakim havale tarihli dilekçesi ile dahili davalı olarak davaya dahil edilen ... dışındaki diğer dahili davalılarla ilgili davasından feragat ettiğini belirtmiştir HMK'nın 310. maddesine göre davadan feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir....

iptali ve tescil, bu istemin kabul edilmemesi halinde ise taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın kendisine ait olduğunun tespiti ile tapunun beyanlar hanesine şerh verilmesini istemiştir....

UYAP Entegrasyonu