in kaçırılma olayı ile birlikte 14 kalem manevi zarara uğrama sebeplerini ayrı ayrı belirterek manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Ancak her bir manevi tazminat sebebi için ayrı ayrı miktar belirterek değil tek bir miktar belirtmiş olup mahkemece de bu şekilde değerlendirilmiştir. İddilarından bir kısmının dosya kapsamına göre manevi tazminatı etkileyecek şekilde subuta erdiği, kaçırma olayı nedeniyle işverenin iş güvenliğini sağlamamasından dolayı kusurlu olduğu belirlenmiştir. Şantiyedeki yaşam koşullarından olan insan yaşamı için zorunlu ihtiyaçlardan olan yeme, içme barınma durumunun gereği gibi sağlanmadığı, iletişim araçlarına ulaşımın yeterince temin edilmediği, idari kadronun bunlara rahatça ulaşabildiği, şantiyedeki yaşam koşullarının davacı iddiası gibi olduğu tanık beyanları ile ispatlanmıştır....
ın şirketin şubesinden farkı bulunmadığını, gerçek bir acentelik ilişkisi olmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı ile maruz kaldığı psikolojiik taciz, mobbing ve kişilik haklarına yapılan saldırı sebebi ile manevi tazminat ve bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir....
Davacı vekili eldeki dava ile bir kısım işçilik alacakları yanında 1.000,00TL mobbing nedeniyle tazminatın da tahsilini talep etmiştir. 15. Mahkemece davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ve taleple bağlı kalınarak 1.000,00TL manevi tazminatın kabulüne ilişkin hükmü davalı vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece; davalının sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra sadece manevi tazminat yönünden bozulmuş olup, mahkemece direnme kararı verilmiştir. 16. Özel Daire ile mahkeme arasında direnmeye konu bu miktar kararın verildiği 08.04.2016 tarihinde temyiz kesinlik sınırı olan 2.190,00TL’nin altındadır. 17. O hâlde direnme kararı miktar itibariyle açık biçimde temyiz edilebilirlik sınırı altında olduğundan, anılan karara karşı temyiz yasa yoluna gidilmesi miktar itibariyle mümkün değildir. 18. Hâl böyle olunca, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi gerekir....
Davalı-karşı davacı vekili, davacı-karşı davalı işçinin iddialarının asılsız olduğunu,başka bir yerde daha yüksek ücretle iş bulduğundan işten kendisinin ayrıldığını, fazla mesai yapmadığını, hafta tatilini kullandığını, ne kadar ücret aldığının bordrolarda yazılı olduğunu savunmuş davanın reddini istemiş; karşı dava olarak da davacı-karşı davalının işten ayrılırken işyerinin gizli bilgi belgelerini gizlice aldığını, bu nedenle müvekkilinin manevi zarara uğradığından manevi tazminat ile davadan önce davacı-karşı davalıya ihtirazi kayıtla ödenen miktarın istirdadını istemiştir. Mahkemece, davacı-karşı davalı işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği, kıdem tazminatına hak kazandığı, yıllık izin ücretinin bulunduğu, karşı davanın ise sübut bulmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir. İşçinin ücretinin düşürülüp düşürülmediği ve fark ücret talep edip edemeyeceği ihtilaflıdır....
Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak yıllık izin, ulusal bayram genel tatil ücret alacağı ve manevi tazminat taleplerinin reddi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Gerekçe: Davacı Temyizi Yönünden;5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesine göre iş mahkemesinden verilen kararlar tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içinde temyiz olunabilir. Bu süre içinde temyiz dilekçesinin hakime havale edildikten sonra temyiz defterine kaydının yaptırılması ve harcının yatırılması gerekir....
tazminat talep ettiklerini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, prim alacakları, sigorta primi, fazla çalışma ücreti ve manevi tazminat alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir....
nedeni ile manevi tazminat ödenmesi gerektiğini, davacının dayanışma aidatı ödeyerek TİS’ten yararlanmak istediğini ama bu talebini fesih bildiriminden sonra yaptığından kötü niyetli bir talep gibi değerlendirilerek bu haklardan mahrum edildiğini, oysa ki talebini ihbar öneli içinde yaptığından, dayanışma aidatı ödeyebilmesinin gerektiğini, 2009-2010 yılları TİS hükümlerinde davacının faydalanması gerektiğini, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, kötüniyet tazminatı, eşitsizlik tazminatı, maaş zam farkı, eksik ... prim bedeli, aile ve çocuk yardımı, 6772 sayılı Kanun’a göre ilave tediye ve manevi tazminat alacaklarını istemiştir....
Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının kıdem tazminatına hak kazanacağı ancak her kurum ve kuruluşta hatalı uygulamaların olabileceği, bir uygulamanın mobing olabilmesi için sistematik ve kasıtlı olarak yapılması gerektiği, yani üstler ya da çalışma arkadaşları ile yaşanan anlık öfkeler, çatışmalar, geçici darılmaların mobbing olarak kabul edilemeyeceği, davacının manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine dairemizce 05/12/2016 tarihinde davalı lehine bozma kararı verilmiştir. Bozma ilamına uyulmasına karar veren Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davacı ve davalı ... vekilleri temyiz etmiştir. Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm ve davalı ......
tazminat talebinin reddi gerektiğini, somut olayda, manevi tazminat şartları gerçekleşmemiş olup, davacı tarafın manevi tazminat talebinde bulunulabilmesi mümkün olmadığını savunmasında bulunarak; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir....
ın kaçırılma olayı ile birlikte 14 kalem manevi zarara uğrama sebeplerini ayrı ayrı belirterek manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Ancak her bir manevi tazminat sebebi için ayrı ayrı miktar belirterek değil tek bir miktar belirtmiş olup mahkemece de bu şekilde değerlendirilmiştir. İddilarından bir kısmının dosya kapsamına göre manevi tazminatı etkileyecek şekilde subuta erdiği, kaçırma olayı nedeniyle işverenin iş güvenliğini sağlamamasından dolayı kusurlu olduğu belirlenmiştir. Şantiyedeki yaşam koşullarından olan insan yaşamı için zorunlu ihtiyaçlardan olan yeme, içme barınma durumunun gereği gibi sağlanmadığı, iletişim araçlarına ulaşımın yeterince temin edilmediği, idari kadronun bunlara rahatça ulaşabildiği, şantiyedeki yaşam koşullarının davacı iddiası gibi olduğu tanık beyanları ile ispatlanmıştır....


