WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, dosya kapsamına göre, herhangi bir taksim sözleşmesinin mevcut olup olmadığının saptanamadığı, bir mirasçının uzun süre kullanımına diğer mirasçıların ses çıkarmamasının taksimin varlığına karine olduğu, uzun süre önce ölen mirasbırakanın ardından kadastro çalışmalarının yapıldığı, 2007 yılına kadar miras taksiminin yapılmamasının, yörenin sosyal ekonomik durumuna ve hayatın olağan akışına uygun düşmediği, davacının bu konuda ispat külfetinin gereklerini yerine getiremediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ 1. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay Bozma İlamı Yargıtay (Kapatılan) 16....

Noterliğinde yapılan sözleşmenin mirastan feragat sözleşmesi olarak kabul edilerek muvazaanın ispat edilmediği gerekçesi ile davanın reddedildiğini ve derecattan geçerek kesinleştiğini; bunun üzerine Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/17-2011/81 E.K. sayılı dava dosyasında, Çatalca 1. Noterliğinin 06/10/19998 tarih 13209 yevmiye numaralı sözleşmesinin iptali için açılan davada Mahkemenin davayı reddettiğini, temyiz yoluna başvurulduğunu ve Yargıtay 2....

İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı icra takibi başlattığını, müvekkili tarafından itiraz edilmesi üzerine takipten feragat ettiğini, davacının alacağından feragat etmesi nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, davalının ... tarihli sözleşmeden kaynaklanan borcunu davacıya ödediğini, bu sözleşmeden kaynaklanan borcunun bulunmadığını, ... tarihli sözleşme gereğince davacı şirketin üstlenmiş olduğu edimi yerine getirmediğini, bu nedenle davalı şirketin bu sözleşmeden kaynaklanan borcunun bulunmadığını, davacı şirketin hazırlanan projeye uygun olarak standı hazır etmediğini ve sözleşmenin 7.maddesine göre standı ... tarihinde davalıya teslim etmediğini, projeye aykırı imal edilmiş standın da davalı şirket tarafından fuar boyunca kullanılmadığını, bu hususun TUSID'in davalı şirkete vermiş olduğu dosyaya sunulan yazı ile sabit olduğunu, bu şekilde davalı şirketin mağdur edildiğini, davacının edimini yerine getirmediğinden davalının para ödeme yükümlülüğü bulunmadığını belirterek, bu...

Ancak yukarıda ifade edildiği üzere, payların hamiline yazılı pay olmadığı, yazılı bir devir sözleşmesinin dosyaya sunulmadığı dikkate alındığında, söz konusu pay devrinin hukuka uygun şekilde gerçekleştiği hususunun davalı tarafça ispat edilemediği, bu durumda şirket paylarının devrinin feragatle oluşan kesin hüküm kapsamında olması için öncelikle geçerli bir devir sözleşmesinin olması gerektiği, böyle bir sözleşmenin bulunmaması sebebiyle feragat beyanının sirayetinden söz edilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Feragat beyanı bakımından, ----Davacının eldeki davaya konu ettiği dava sebebinin feragatle sona eren davadakilerle aynı olduğu, feragatle oluşan kesin hüküm nedeniyle davalılar ------ açılan davanın reddine dair mahkeme kararı yerindeyse de bu şirketler yönünden davacının iddia ettiği şirket hisselerinin devredildiği kişilerin tespit edilip bu kişiler hakkında da feragat beyanının sirayetinin tartışılması gerektiği" belirtilmiştir....

çerçevesinde yine diğer davalı bakımından da sözleşme hükümleri çerçevesinde talep edilebileceği kabul edilebilecek olup iş bu halde de yapılan ödemelrin ispat edilmesi gerekmektedir..sözleşmede bahsi geçen zarar davacının ortaklığının gerçekleşmeme hali için olup davacının ortaklığı yukarıda anlatılan şekilde her ne kadar askıda kalmış ise de ortada geçerli bir Limited Şirket Hisse Devir sözleşmesi söz konusu olup iptal edilmediği ya da iptali talep edilmediği sürece bu sözleşmeye dayalı olarak ortaklıktan her zaman bu mümkün olmadığı mahkemeye müracaatla pay defterine kayıt ve tescil ve ilan talep edilebilecektir....

Dava TTK'nun 34 maddesi gereğince Ticaret Sicil Memurluğunun işleminin iptali ve tescil istemi isteninilen kararın tescil ve ilanı istemine yöneliktir. Ticaret Sicilin, ret gerekçesinde ihtilaf olmaması, itirazın 28.08.2020 tarih ve 20476 sayılı genel kurul kararında devralınacak pay oranının ve kime ne oranda devredileceğinin belirlenebilir olup olmadığı, dosyadaki deliller çerçevesinde ihtilaf anlaşılmış olduğundan başkaca delil toplamasına gerek görülmeyerek TTK'nun 34. Maddesi gereğince dosya üzerinden inceleme yapılarak karar verilmesi yoluna gidilmiştir. DELİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının tescil ve ilanın istediği Genel kurul kararının tescil isteminin reddinin haksızlığından bahisle itiraz ile genel kurul kararı ile alınan kararların tescil ve ilamı istemidir. Öncelikle; Karar tarihi ve dava tarihi nazara alındığında dava 8 günlük süre içersinde açılmış olduğundan itiraz esastan incelenmiştir. Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 34....

Bir tarafa veya iki tarafa o taşınmazın satış aktinin yapılmasını isteme hakkını sağlayan bu ön sözleşme uyarınca vaadeden belli bir taşınmazı satmayı vaad eder, alan da bu taşınmazı satın almayı birbirlerine karşı borçlanırlar. Taşınmaz satış vaadinde bulunanın bu vaadde bulunması için ilk akla gelen tapuda taşınmaza malik olmasıdır. Fakat miras yoluyla gelen henüz intikallleri yapılmamış taşınmazda mirasçı malik sayıldığı gibi TMK’nun 705/2 hallerde de tescil olmadan da malik sayılır. Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi borçlandırıcı bir işlem ve taahhüt olması nedeniyle kişi mülkiyeti kendisine ait olmayan bir taşınmazında ya da ileride malik olacağı taşınmazın da satışını vaad edebilir. Böylece taşınmazın mülkiyetini üzerine geçirerek alıcıya temlik etme taahhütü altına girmiş olur. Taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin düzenleme şeklinde yapılması zorunlu olup, düzenleme şeklinde yapılmayan taşınmazı satış vaadi sözleşmesi geçersizdir....

ne kredi kullandırıldığı, davalı şirketin vadesinde borçlarını ödememesi üzerine hesabın kat edildiği ve alacağın tahsili için davalı şirket ile müteselsil kefil olan miras bırakan davalı ... hakkında icra takibi yapıldığı, davalı asıl borçlu şirket tarafından kredi borcunun ödenmediği, kefalet sözleşmesinin yasal şartları taşıması ve geçerli olması nedeniyle davalı olan müteselsil kefil ... tarafından da borcun ödenmemesi nedeniyle mirasbırakan davalı ...'ın ve onun yasal mirasçıları olan dahili davalılar ... ve ...'...

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.12.2021 gün ve 2018/(14)7-510 Esas, 2021/1590 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; “4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 599. maddesi hükmü uyarınca miras; murisin ölümüyle mirasçılarına geçer ve mirasçılar terekedeki mallar (menkul- gayrimenkul) üzerinde bu tarih itibariyle hak sahibi olurlar. Türk Medeni Kanunu'nun “Miras ortaklığı” başlıklı 640. maddesinde de; “Birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir. Mirasçılardan her biri, terekedeki hakların korunmasını isteyebilir....

Temyiz Sebepleri Davalılar vekili, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, bozma kararı sonrası hukuki dinlenilme hakkı kapsamında ıslah dilekçesi vererek delil ve tanık bildirmelerine karşın bu taleplerinin hukuka aykırı olarak reddedildiğini, ıslahın iddianın ve savunmanın genişletişmesi yasağının istisnası olduğunu, tahkikatın sona ermesine kadar ıslaha başvurulabileceğini, dinletmek istedikleri tanıkların taraflar arasındaki miras paylaşımına ve elden ödemeye ilişkin beyanda bulunacaklarını, davacının iddiasını ispata yarar delil sunmadığını, tanık dinletmediğini, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmuş olması nedeniyle ilk ve Bölge Adliye Mahkemesi evresi açısından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1....

UYAP Entegrasyonu