a bir kaç ay baktığını miras bırakanın onun dışında ... tarafından bakıldığını, davalı tanığı ...’in murise kendisinin baktığını, ...’in kardeşlerinin satıştan haberdar olduğunu, ...’in; murisin "bana kim bakarsa taşınmazı ona satacağım" dediğini, murise ...’in baktığını beyan ettikleri tespit edilmiştir. 35. Dinlenen davacı tanıklarından hiçbiri çekişmeli temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı yapıldığını ifade etmemiştir. Davacı taraf iddiasını ispata yarar başkaca delil göstermediği gibi dosya kapsamından da miras bırakan ile davacı kızı arasında temlik tarihinde mal kaçırmayı gerektirecek herhangi bir husumeti ortaya konulmamıştır. Yine dava konusu taşınmazın geldisi olan 752 sayılı parselden davacının da içinde bulunduğu ... mirasçıları tarafından o dönemde davalıya bir kısım yer verildiği anlaşılmıştır....
feragat etmiş), ibraz edilen mirasçılık belgesine göre muris Mahmut Saatçi'nin dava dilekçesinde belirtilen davacılar dışında Emriye Saatçi isimli mirasçısının da bulunduğu, murislerinden kaldığı belirtilen davalı taşınmazlar, murisin ölüm tarihi itibariyle ve hâlen iştirak halinde mülkiyete tabi bulunduğundan ve elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp, her birinin hakkının ortaklığa giren malların tamamına yaygın bulunması nedeniyle TMK'nın 640. ve 702. maddeleri hükümlerine göre elbirliği mülkiyetinde tasarrufi işlemlerde oybirliği arandığı, yani tasarrufi işlemlerin tüm mirasçıların katılımıyla yapılabileceği, davanın da bir tasarrufi işlem olduğu, mirasçılardan biri veya bir kısmı tek başına veya miras hisseleri oranında adına tescil isteyemeyeceğinden ve tüm mirasçılar adına tescil istenmediği için de dışarıda kalan mirasçı/mirasçıların da davaya katılımının sağlanması veya miras ortaklığına temsilci tayini yoluyla da davanın yürütülmesinin mümkün olmadığı, usul...
a herhangi bir malvarlığı bırakılmadığını, devir tarihinde davalının ev hanımı olduğunu ve alım gücü bulunmadığını, temlik sonrası fiili kullanım durumunun değişmediğini ileri sürerek dava konusu bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Cevabı 5. Davalı vekili cevap dilekçesinde; temlik tarihinde davacının mirasçılık sıfatı bulunmadığını, öncelikle bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davacı ile mirasbırakanın oğlu ...’ın 11.11.2007 tarihinde evlendiğini, ancak ...’ın 03.11.2009 tarihinde İnegöl 1....
Temyiz Sebepleri Miras kalan taşınmazların taksiminin kolaylaştırılması amacıyla 10.09.1981 tarihli vekaletnamenin verildiğini, vekil ...’in vekalet görevini kötüye kullandığını, vekaletnamenin tanziminden 14 yıl sonra 1995 yılında satış vaadi sözleşmesinin imzalandığını, davacının ilgili süreler nedeniyle tereddütle davranması gerektiği halde hem vekilin hem de davacının kötü niyetle hareket ettiğini, kız çocuğunun mirastan mahrum bırakılması amacıyla yapıldığını, edimler arasındaki fahiş farkın da vekilin iyi niyetle hareket etmediğini gösterdiğini, ayrıca sözleşmede belirtilen bedelin de taraflarına ödenmediğini, Yargıtay kararları uyarınca vekalet yetkisini kötüye kullanan vekilin yaptığı işlemlerin kendilerini bağlamayacağını, bu nedenle satış vaadi sözleşmesinin de geçersiz sayılması gerektiğini belirterek hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1....
in 1998 ada 143 parsel sayılı taşınmazını 30/01/1976 tarihinde eşi olan ...’e muvazaalı olarak devrettiğini, mirasbırakanı ...’in de taşınmazı muvazaalı olarak ölünceye kadar bakma akdi ile davalılara temlik ettiğini, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali amacıyla dava açıldığını, usul ekonomisi açısından her iki davanın birleştirilmesi gerektiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın satış işleminin ve sonrasında yapılan ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali ile taşınmazın miras payı oranında adına tesciline veya tenkisine, olmadığı takdirde bedelinin tahsili ile doğmuş ve doğacak zarar ve ziyanların tazminine karar verilmesini istemiş, aşamada taşınmazın dava dışı kişilere satılması üzerine, HMK'nın 125. maddesi uyarınca istemini bedele hasretmiş ve 340.000-TL'nin davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve ..., davanın zamanaşımına uğradığını, mirasbırakanları ... ve ...'in davacı ile davalı ...'...
in 1998 ada 143 parsel sayılı taşınmazını 30/01/1976 tarihinde eşi olan ...’e muvazaalı olarak devrettiğini, mirasbırakanı ...’in de taşınmazı muvazaalı olarak ölünceye kadar bakma akdi ile davalılara temlik ettiğini, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali amacıyla dava açıldığını, usul ekonomisi açısından her iki davanın birleştirilmesi gerektiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın satış işleminin ve sonrasında yapılan ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali ile taşınmazın miras payı oranında adına tesciline veya tenkisine, olmadığı takdirde bedelinin tahsili ile doğmuş ve doğacak zarar ve ziyanların tazminine karar verilmesini istemiş, aşamada taşınmazın dava dışı kişilere satılması üzerine, HMK'nın 125. maddesi uyarınca istemini bedele hasretmiş ve 340.000-TL'nin davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve ..., davanın zamanaşımına uğradığını, mirasbırakanları ... ve ...'in davacı ile davalı ...'...
Bir başka deyişle, anılan İçtihadı Birleştirme Kararının somut olayda uygulanma olanağı bulunmadığından, mahkemece davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine karar verilmelidir. 27. Muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davası ile tenkis davası terditli olarak açılabilir. Bu durumda öncelikle daha kapsamlı olan muvazaa iddiasının araştırılıp değerlendirilmesi ve sonucuna göre tenkis isteğinin incelenmesi gerekmektedir. Eldeki dava muris muvazaası iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil, tescil mümkün olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir. Mahkemece İçtihadı Birleştirme Kararının somut olayda uygulanma olanağı bulunmadığından davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine karar verilmeli ve terditli taleplerden olan tenkis istemi değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır....
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların babası olan miras bırakanın dava konusu 10837 parsel sayılı taşınmazdaki 8 numaralı bağımsız bölümünü mirastan mal kaçırmak amaçlı ve bedelsiz olarak davalıya devrettiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: 5....
Maddesinde ise, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman davayı kabulün olabileceği hükümleri düzenlenmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 678. maddesinde; “mirasbırakanın katılması veya izni olmaksızın bir mirasçının henüz açılmamış bir miras hakkında diğer mirasçılar veya üçüncü bir kişi ile yapacağı sözleşmeler geçerli değildir. Böyle bir sözleşme gereğince yerine getirilmiş olan edimlerin geri verilmesi istenebilir...” denilmektedir. Bu maddeye göre, miras açılmasından önce yapılan sözleşmelerin geçerliği mirasbırakanın katılımı veya iznine tabi kılınmıştır....
ın erkek çocuğunun olmadığını, bu bölgede kız çocuklarına mirastan pay verilmediğini, dava konusu taşınmazların tarafların kök murisi ...'a ait olduğu, kök murisin mirasçıları arasında tüm mirasçıların katılımı ile yapılmış bir miras taksim sözleşmesinin yapılmadığı, dava dilekçesi, keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişiler beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İliç İlçesi Çaltı ve Atma köyü kadastro çalışmaları sırasında davalılar murisi adına tespit edilen dava konusu taşınmazların davacının murisi tarafından TMK 713/1 ve Kadastro Kanunu 14/1 hükümleri gereğince 1/2 oranda zilyetlikle kazanılmadığı gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir. VII. TEMYİZ 1.Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2....


