WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

nun, muris ... terekesine göre 3. kişi konumunda bulunduğu, terekeye dahil bir taşınmaz hakkında bir mirasçı, diğer mirasçılar aleyhine tek başına miras payı oranında adına tescil istemi ile dava açabilirse de, 3. kişiye karşı miras payının adına tescili istemiyle dava açmasının hukuken mümkün olmadığı, elbirliği mülkiyetinde mirasçıların tereke malları üzerinde belli pay veya payları olmayıp, haklarının terekenin tamamını kapsadığı, TMK'nın 702. maddesine göre topluluk devam ettiği sürece tasarrufi işlemlerde tüm ortakların oy birliğiyle karar vermeleri gerektiği, mirasçılardan birinin terekeye karşı 3. kişi konumunda olan birisi aleyhine kendi payı hakkında açtığı davanın, diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına açılmadığından, davaya diğer mirasçıların katılması (icazet vermesi) veya terekeye temsilci atanması suretiyle devam edilmesine de olanak bulunmadığı, Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davacı.....

hususunda açıklama yapılmasına değinilmiş, davacı tek mirasçı kardeşi ...’nın miras hissesini kendisine bağışladığını beyan etmiş ve mirasçı ... tarafından imzalanan mirastan feragat dilekçesini dosyasına sunmuş olup, muris ... ...’ün terekesinde davacı ve ... dışında mirasçı olmadığına göre mahkemece verilen karar dosya kapsamına uygun düşmemektedir. 3.3.2. Hal böyle olunca davacının dava ehliyeti bulunduğuna göre davanın esasına girilerek toplanan deliller değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken aktif dava ehliyeti yokluğundan usulden ret kararı verilmesi isabetsizdir. VIII. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; Davacının yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

/8 olduğu halde sulh sözleşmesine göre ½ pay sahibi haline geldiğini, davacının fırsatçılık yaptığını, talebe rağmen diğer mirasçı İnci’nin dinlenmediğini, taşınmazları mirasbırakandan intifa hakkı ile satın aldığı halde bunun da nazara alınmadığını, mirasbırakanın satış bedelini aldığına ilişkin mirasbırakan ile avukatı arasında düzenlenen ibranamenin gözardı edildiğini belirterek, birleştirilen davanın kabulü ile sulh sözleşmesinin iptaline, asıl davanın ise reddine karar verilmesini istemiştir. 6....

Bu durumda mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Ancak, mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh hukuk mahkemesi, miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir. Birden fazla mirasçının olması durumunda, tek ortağın ölümü sonrasında şirket paylarına ilişkin olarak mirasın paylaşımına kadar mirasçılar açısından elbirliği mülkiyeti geçerlidir. El birliği mülkiyetinde mirasçıların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, terekeye giren şirket paylarının tamamına ilişkindir. Her mirasçının miras payı belli olsa dahi, mirasçıların hakkı terekenin (şirket paylarının) tamamı üzerindedir. Tereke (bütün paylar) üzerindeki hak ve yükümlülükler, miras paylarına göre belirlenmez. Dolayısıyla, mirasın paylaşımına kadar şirketin yönetiminde bütün mirasçılar söz sahibidir ve kararlar oybirliği ile alınır....

ile ...’in yaptırdıklarını, 1961 yılında yapılan bir satış işleminin bulunmadığını, kadastro sırasında satış gibi gösterilen işlemin aslında bağış olduğunu, adına tespit ve tescil yapılan ...’nın kadastrodan sonra vefat ettiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazlarda gerçekte miras bırakanlar ... ile ...’ye ait olması gereken payların davacıların miras payları oranında iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar Cevabı: 5....

Hukuk Dairesinin 30.11.2011 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere murisin ölüm tarihinden önce 17.12.1984 tarihinde mirasçıları arasında yapılan mirastan feragat sözleşmesinin hukuken bir geçerliliğinin bulunmadığı, murisin 1986 tarihli ölüm gününe göre terekesinin elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğu, mirasçılar arasında da pay devrinin mümkün bulunduğu açıktır. Ne var ki; Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 30.11.2011 tarihli bozma ilamından sonra, yargı kararıyla murisin ölüm tarihini 1981 olarak düzeltildiği ve ... ile ... tarafından kendilerinin taraf olmadığı bu kararın iptali istemiyle açtıkları davada da murisin gerçek ölüm tarihinin 1981 olduğu gerekçesiyle davalarının reddine karar verildiği, bu ilamın da 02.03.2021 tarihinde kesinleşmekle davacı ... ile davalı/davacı ... yönüyle de bağlayıcı hale geldiği tartışmasızdır....

Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastrodan önceki nedene ve miras payına yönelik olarak açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Türk Medeni Kanunu'nun “Miras ortaklığı” başlıklı 640. maddesinde “Birden çok mirasçı bulunması halinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye el birliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan ... temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir. Mirasçılardan her biri, terekedeki hakların korunmasını isteyebilir. Sağlanan korumadan mirasçıların hepsi yararlanır…” hükmü düzenlenmiştir....

Paylaşma sözleşmesiyle mirasçılar, tereke mallarının tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin miras payları oranında paylı mülkiyete dönüştürülmesini de kabul edebilirler. Paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır (TMK m. 676). Paylaşma sözleşmesinin geçerli olabilmesi için paylaşma konusu şeyin mirasbırakana ait olması gerekir. Paylaşma sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmış olması ve bütün mirasçıların katılması zorunludur. Bütün mirasçıların katılmadığı paylaşma sözleşmeleri geçersizdir. Somut olayda; mahkemece; dava konusu taşınmazın rızai taksim sonucu davacıya bırakıldığı davacının da üzerine iyiniyetli olarak bağ omcaları diktiği, bağ omcalarının değerinin arazinin değerinden yüksek olduğu gerekçesiyle tapu iptali ve tescil davasının kabulüne karar verilmişse de; dosya kapsamında mirasçılar arasında dava konusu taşınmazın rızaen taksim edildiğine ilişkin yazılı bir taksim sözleşmesinin bulunmadığı anlaşılmaktadır....

Mahallesinde yer alan 15 ada 294 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile adına tescilini talep etmiştir. Davalılar - birleştirilen dosyada davacılar vekili, dava konusu ölünceye kadar bakma sözleşmesinin murise karşı yapılan psikolojik baskı sonucu ve yaşlılığından yararlanılarak mirastan mal kaçırmak amacıyla yapıldığını, murisin bakıma ihtiyacı olmadığını, davacının bakım borcunu da yerine getirmediğini beyan ederek asıl davanın reddine, birleştirilen davada ise ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptaline, bu talebin kabul görmemesi halinde tenkis istemlerinin kabulüne karar verilmesi talep etmiştir. Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir....

3 parsel sayılı taşınmazın ½ payının tapu kaydının miras payı oranında iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir....

UYAP Entegrasyonu