nın 13.07.2007 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçı olarak tarafların kaldığını, davacının ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2004/449 esas 2004/611 sayılı kararı ile kısıtlandığını, kendisine önce babası ...’nın, ölümü üzerine annesi ...'nın vasi olarak atandığını, ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ek kararıyla da kendisinin kayyım olarak tayin edildiğini, miras bırakan....'dan kalan terekenin taksimi konusunda ... 25. Noterliği'nin 27.06.2008 gün ve ... yevmiye numarasıyla miras taksim sözleşmesi düzenlendiğini, yapılan bu taksim sözleşmesinin TMK'nun 676. maddesine uygun olmadığını, vesayet makamından izin alınmadığını, kısıtlının hak ve yararının gözetilmediğini açıklayarak kısıtlının hak ve menfaatlerini korumaktan uzak, eşitlik kuralına uymayan miras taksim sözleşmesinin esastan ve şekilden yasaya aykırılığı sebebiyle iptaline karar verilmesini istemiştir....
Noterliğinin daha sonra verilecek tarih ve yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki Mirastan Feragat sözleşmeleri ile feragat etmiş olmasına karşın yasal mirasçısı olduğu iddiası ile ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 09.02.2023 tarih ... Esas ...K. sayılı mirasçılık belgesi alarak ...'in ...A.Ş. nde sahip olduğu payları davacı taraf ile çeşitli davaları olmalarına karşın haksız olarak üstlerine geçirerek ... A.Ş. nin 2020, 2021, 2022 mali yıllarına ait temettü ödemelerini haksız biçimde tahsil etmiştir. Davacı, davalının ...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 09.02.2023 tarih, ... E. ... K. İlamı ile haksız olarak aldığı mirasçılık belgesi nin iptali için ve davacının yasal mirasçılardan biri olduğundan bahisle davalı hakkında çeşitli davalar açmıştır. ...'in sağlığında sahip olduğu ......
(5) Müteselsil borçlulardan biri veya birkaçı ile alacaklı arasında yahut müteselsil alacaklılardan biri veya birkaçı ile borçlu arasında oluşan kesin hüküm, diğerleri hakkında geçerli değildir.” 2. 6100 sayılı HMK’nın 311. maddesi; “Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.” hükmünü içermektedir. 3. Bilindiği üzere; terekeye dahil bir taşınmaz hakkında bir mirasçı, diğer mirasçılar aleyhine tek başına miras payı oranında adına tescil istemi ile dava açabilirse de, 3. kişiye karşı miras payının adına tescili istemiyle dava açması hukuken mümkün değildir. Elbirliği mülkiyetinde mirasçıların tereke malları üzerinde belli pay veya payları olmayıp, haklarının terekenin tamamını kapsadığı, TMK'nın 702. maddesine göre topluluk devam ettiği sürece tasarrufi işlemlerde tüm ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerektiği açıktır....
DAVA Davacılar, mirasbırakanları ...in diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak 431, 432, 2166, 2164, 2168 ve 501 ada 3 parsel sayılı taşınmazlarını oğlu olan davalıya satış göstermek suretiyle temlik ettiğini, davalının dava konusu taşınmazlara ilişkin çeşitli kurumlardan kamulaştırma paraları ve destekleme primleri adı altında çeşitli ödemeler alarak haksız kazanç elde ettiğini ileri sürerek, davalı adına kayıtlı 431, 2166, 2164, 2168 ve 501 ada 3 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptalini, olmazsa tenkisi ile miras payları oranında adlarına tescilini, mirastan paylarına düşen nakdi ödemelerin de taraflarına ödenmesini istemişler, yargılama sırasında 24/03/2010 tarihli dilekçeleri ile davadan feragat ettiklerini bildirdikleri gibi aynı tarihli oturumda da davalarından feragat ettiklerini ifade etmişlerdir. II. CEVAP 1. Davalı ..., açılan davanın idare açısından husumetten reddini savunmuştur. 2....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının istinaf talebinin incelenmesinde, dava konusu taşınmazın davalıya, babası olan davacının yer aldığı 2007 tarihli vasiyet ve mirastan feragat sözleşmesi ile verilmiş ise de tapuda temlik, ölünceye kadar bakma akdiyle gerçekleştiğinden öncesinde düzenlenen sözleşmeden vazgeçildiği ve daha sonrasında yapılan ölünceye kadar bakma sözleşmesinin akdedilmesi nedeniyle artık anılan sözleşmenin sebep olarak kabul edilemeyeceği, bu durumda temlik nedeni olan bakım sözleşmesinin irdelenmesi gerektiği; davalı ...’nin cevap dilekçesinde kendisinin şeker hastası olması nedeniyle babasıyla ilgilenemediğini ifade ettiği, dinlenen tanık beyanlarına göre davalı ...'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL-TENKİS Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın davacı ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davacıların ... ve ... yönünden açtıkları davaların feragat nedeniyle reddi ile diğer davalılar ... ve ... yönünden ise ispatlanamayan davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı ... tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'...
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacının daha önce aynı iddialar ile Kocaeli Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/266 E. sayılı dosyasında dava açtığını, bu dava devam ederken miras payına karşılık kendisine Deretepe Köyü 1000 parsel sayılı taşınmazın 12.04.1985 tarihinde verildiğini, bunun üzerine davacının da 15.04.1985 tarihli celsede anlaştıklarını beyan ederek davadan feragat ettiğini, davanın da feragat nedeniyle reddine karar verildiğini, 1995 yılında da yine aynı taşınmazlar hakkında Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/642 E. sayılı dosyasında dava açtığını, bu dava sırasında tarafların sulh olmak için süre istedikten sonra davanın takipsiz bırakıldığını, bu aşamada davacıya 3469 parsel sayılı taşınmazın verildiğini, bu süreçte davacının mirastan kendisine düşen hisseyi aldığı hâlde yıllar sonra yeniden dava açtığını, muris ...'...
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/5 E. sayılı dosyasında; Davacılar İstemi: 11....
O hâlde muris muvazaasında öteki mirasçılardan gizlenen, malın temliki değil, temlik sözleşmesinin niteliğidir. Gizli sözleşme bulunmadığı takdirde muris muvazaasından söz etme olanağı yoktur. Bu noktada; görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli sözleşme de şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar resmi sözleşmenin muvazaa nedeniyle geçersizliğinin tespitini ve tapu kaydının iptalini isteyebilirler. Saklı pay sahibi olsun veya olmasın, her mirasçı mirastan mal kaçırmak amacıyla miras bırakan tarafından yapılan muvazaalı sözleşmenin geçersizliğinin tespitini, bu sözleşmeye dayanılarak bir tapu kaydı oluşmuşsa tapu kaydının iptali ile pay oranında adına tescilini veya eski hâle getirilmesini (terekeye döndürülmesini) isteyebilir. Mirasçı, muvazaalı sözleşmenin dışında kaldığından ve ona karşı koyduğundan üçüncü kişi durumundadır....
Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile miras payının tenkisi ve tapu iptali ile ilgili dava açıldığını öncesinde taraflar arasında protokol yapıldığını belirttiğini, protokolde görüldüğü üzere 4....


