İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taraflar arasındaki ticari satım ilişkisi kapsamında davalının edimini ifa etmemesi nedeniyle, cezai şart, mahrum kalınan kâr mahrumiyeti ve manevi tazminat istemine, istinaf başvurusu ise ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararına ilişkindir. İlk derece mahkemesince, ihtiyati haciz talebinin reddine dair ek karar verilmiş; bu ek karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır....
HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, bayilik sözleşmesinin haksız feshinden kaynaklanan cezai şartın, kâr mahrumiyetinin ve emtia bedelinin tahsili istemine ilişkindir....
Hizmetleri Sözleşmesi'nin tanık beyanları ve dosyaya alınan yargı denetimine elverişli, konusunda uzman bilirkişilerce verilen ve bu konuda birbirini teyit eden raporlarına itibar edilerek, işveren ... şirketi tarafından haklı olarak fesh edildiği, dolayısı ile davacı ... şirketinin haksız fesih nedeniyle cezai şart ve mahrum kalınan kar alacağını talep edemeyeceği anlaşılmış, bu yöndeki asıl davanın reddine karar verilmiştir. Mahkememizin birleşen ......
Ek raporda ise önce yeni bayilik tesis edilmesi ve sonrasında sözleşmenin feshi sebebiyle yeni bayiden karşılanan kısmı 22 ton aylık ortalama belirlendiğinde, davacının ortalaması 31 ton ile aradaki 9 ton fark için aylık 4.500 USD, 3 ay için 13.500 USD hesaplanmıştır. (ek raporun 3. Sayfası ve devamında yer almıştır. İş bu görevlendirmede belirtilen hususlarda yapılan ek incelemeleri takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Asıl dava da, TBK 179. Maddesine dayalı cezai şartlar ve sözleşmeye dayalı olarak talep ettiği kar kaybı ve iade edilmeyen ürün bedellerinin tahsili istemine yöneliktir. Karşı dava ise, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle paraya çevrilen teminat mektup bedelinin iadesine ve davacı tarafından ödenmediği iddia olunan bir kısım alacak kalemlerinin tahsili istemine ilişkindir....
Mahkemece, davacı yanca onarımlar, yeni yapımlar, kalorifer tesisat işleri, sıhhi tesisat işleri, elektrik tesisat işleri bedeli olarak toplam 253.700,00 TL harcama yapıldığı, 03.12.2009 tarihli talimat yoluyla alınan teknik bilirkişi heyeti raporu ile tespit edildiği gerekçesiyle bu taleple ilgili olarak ıslah talebi de dikkate alınarak tamamı yönünden kabulüne, davacı tarafça ihale bedeli olarak 18.880,00 TL, kesin teminat bedeli olarak 1.925,00 TL ve depozito bedeli olarakta 8.020,00 TL ödendiği, sözleşmenin yürütülememesinde davacı yanın herhangi bir kusuru bulunmadığı, ihale nedeniyle ödenen bu miktarların davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle bu kalemler yönünden kabule, davacı Şirketin 2003 yılı için işletme bedeli olarak KDV dahil 16.095,00 ve 2004 kabulüne yılı için 45.308,00 TL ödediği, ancak bu süre içerisinde davaya konu tesisin davacının hüküm ve tasarrufu altında kalmış olması nedeniyle bu kalemler yönünden talepte haklı olmadığı gerekçesiyle reddine, kar kaybı talebi yönünden...
Arsa ve Konut Yapı Kooperatifine hiç bir nam ve ad altında hiçbir borcunun bulunmadığının tespitine; haksız işgal nedeniyle mahrum kalınan kira geliri ve maddi zarar için şimdilik 10.000,00.-TL ecrimisil bedelinin daireye el konulma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 24/04/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; dava dilekçesi ile 10.000,00.-TL olarak açtığı ecrimisil davasının değerini 48.525,80.-TL daha artırarak toplamda 58.525,80.-TL olarak belirlediklerini beyan etmiş, ıslah harcını yatırmış, ıslah dilekçesi davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Davalılar cevap dilekçesinde özetle; davacının 28.04.2005 tarihinde kooperatif inşaatını yapan ... şirketinin yetkilisi ...'...
A.Ş.adlı işyerinde meydana gelen yangın nedeniyle davacının işyerinde ve bitişik nizamda bulunan işyerlerinde hasar meydana geldiği, davacı tarafça yangın nedeniyle uğramış olduğu fiili zarar ve yoksun kalınan kar tazminatının kiracı işyeri sahiplerinden talep edildiği, 16/07/2018 tarihli ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki asıl dava olan itirazın iptali davası ile karşı dava olan istirdat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; çiftliğini besicilik yapması için davalıya 20/02/2010 tarihli kira sözleşmesi ile 6 yıllığına aylık 500 TL' den 6 yıllık 36000 TL kira bedeli karşılığında kiraya verdiğini, sözleşme gereğince 13.000 TL kira bedelinin peşin ödendiğini, ancak kalan bedelin ödenmediğini, ödenmeyen kira bedelinin tahsili için davalı aleyhine başlatılan takibe haksız itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir....
İNCELEME VE GEREKÇE Asıl dava, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin haklı nedenle feshinden kaynaklanan uğranılan kâr kaybı, cezai şart ve iade edilmeyen tüp bedellerinin tahsili; karşı dava ise bayilik sözleşmesi kapsamında davacı tarafından nakde çevrilen teminat bedelinin tahsili ve manevi tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, asıl davanın kabulüne, karşı davadaki maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş; bu karara karşı, taraf vekillerince, yasal süreler içinde ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Asıl davada davacı vekili, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin davalının haksız eylemleri nedeniyle, müvekkilince haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek, ıslahla artırılmış şekliyle iade edilmeyen tüpler nedeniyle 50.000,00 TL, kâr mahrumiyeti...
Ancak, böyle bir zararın, özellikle de miktarının kanıtlanmasındaki zorluğu dikkate alan kanun koyucu, haksız rekabetin varlığı halinde eylemin yaptırımsız kalmaması için, TTK'nın 56/1. maddesinde hakime, maddi tazminat olarak davalının elde etmesi mümkün bulunan menfaatin karşılığına hükmetmek yetkisi vermiştir. Haksız rekabette davacının maddi tazminat istemine konu ettiği zararı, davalının elde ettiği kar miktarı olmayıp, davalının haksız rekabeti nedeniyle davacının elde etmekten mahrum kaldığı kar miktarıdır. Bu zarar, kural olarak tarafların ticari defterleri ve diğer kanıtlarıyla beraber bilirkişi incelemesiyle tespit edilir. Bu şekilde bir tespit yapılamaz veya davacının kazanç kaybına uğramadığı anlaşılsa bile haksız rekabetin varlığında TTK'nın 57/2. maddesi uyarınca Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır....


