WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

Haksız işgal tazminatı (ecrimisil) ise, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere; hak sahibinin kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı ve birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Bu sebeple ecrimisilde karşı tarafı temerrüde düşürmeye gerek yoktur. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira bedeli, en fazlası mahrum kalınan gelir kaybı karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. 40....

nde müdür olarak görev yapmakta olduğunu, aracın kendisine tahsis edildiğini, aracı sürekli olarak ücretini kendi ödeyerek evinin yakınlarındaki ...'a ait otoparka bıraktığını, aracın 21.08.2006 tarihinde bu otoparkta çalındığını, Kadıköy Polis Merkezi Amirliği'nce tutulan tutanakta aracı çalan şüphelinin ... olduğunu, konuyla ilgili Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nda soruşturmanın devam ettiğini, olayın emniyeti suistimal değil, hırsızlık olduğunu, bu nedenle davalı sigorta şirketinin araç bedelini ödememesinin yerinde olmadığını, otoparkın sahibi ...'un da davaya dahil edilmesi gerektiğini, müvekkilinin olayla ilgili bir kusurunun bulunmadığını, davacının mahrum kalınan kira bedeli ve mahrum kalınan gelir nedeniyle uğranılan zarar karşılığının müvekkilinden talep edemeyeceğini, müvekkili ile davalı arasında imzalanmış herhangi bir sözleşme bulunmadığını beyanla müvekkili açısından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ......

mümkün olmayacağı, davalının ödemelerin ve özellikle de KDV ödemesinin zamanında yapılmadığı iddiasına ilişkin olarak ise, yapılan avans ödemeleri iş avansı olarak dikkate alındığı takdirde ödemelerin yeterli ve zamanında olduğu, davalının borçlu duruma düşmediği, davacının avans ödemelerinin iş avansı olarak değil işçilere ve taşeronlara elden yapılan ödemeler karşılığı olduğu şeklindeki iddiasının doğruluğunun karşılıklı ticari defter ve kayıtlar üzerinden tetkikinin mümkün olmadığı, bu iddianın takdirinin ispat külfeti çerçevesinde Sayın Mahkeme'ye ait bulunduğu; davacının mahrum kaldığı kârın tazminini talebine ilişkin olarak, fesih bildiriminin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, ayrıca bir “müspet zarar' kalemi olarak Sözleşmeyi fesheden tarafın mahrum kaldığı kârı talep edip edemeyeceği hususlarının Sayın Mahkeme'nin takdirinde bulunduğu, şayet davacının mahrum kaldığı kârı talep edebileceği değerlendiriliyor ise, mahrum kalınan kârın “kesinti yöntemi'ne göre hesap edilmesi gerekeceği...

Yargıtay 17 HD. nin Gerçek zarar ile ilgili “gerçek zarar ve değer kaybının, aracın kaza öncesi rayici ile (105.000 TL) onarım sonrası rayici (100.000 TL) arasındaki farktır” kararları göz önüne alındığında ve değerlendirildiğinde aracın piyasa koşullarında Değer Kaybının 5.000,00 TL olduğu, davaya konu aracın makul onarım süresi ile araçtan mahrum kaldığı süre zarfındaki zararına ilişkin olarak bir bilgi ve belge/delil, dosyaya sunulu olmadığı, yapılan araştırma neticesinde, davaya konu aracın makul onarım süresinin 8 gün olduğu, davaya konu araç ile aynı özelliklerdeki bir aracın, mahrum kalınan onarım süresince yerine ikame araç olarak kullanılması durumunda, aynı, özellik, segment ve konfordaki ikame bir aracın günlük kira bedelinin 200,00 TL/gün, (8 gün x 200 TL) toplamda 1.600,00 TL olduğu, 198,31 TL ekspertiz ücretinin piyasa koşullarında makul olduğu, yargılama gideri olarak sayılıp sayılmayacağının taktirinin Mahkememize ait olduğu görüşü ile raporunu düzenlemiştir....

KARAR Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirket ile müteveffa ... arasında düzenlenen 08.12.2006 tarihli sözleşme ve 24.04.2007 tarihli ek sözleşme ile fabrika binası yapımının kararlaştırıldığını, sözleşme gereğince inşaatla ilgili faturalandırılan her türlü giderin % 6’sının müvekkili firmaya ödeneceğini, iş tamamlandığı halde davalının sözleşmeyi haksız şekilde feshettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirket tarafından yapılan işler ve müteahhitlik kârı ile KDV alacakları karşılığı 468.438,00 TL, proje dışı yapılan işler karşılığı 1.000,00 TL, haksız fesih nedeniyle mahrum kalınan kazanç karşılığı 1.000,00 TL olmak üzere toplam 470.238,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Dava, davalı banka tarafından haksız olarak nakde çevrilmeyen teminat mektubu bedelinin tahsili ve bu nedenle uğranılan maddi zararın tahsili istemine ilişkindir....

Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız el atmanın önlenmesini de dava edebilir. Ecrimisil ise, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere hak sahibinin kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı ve birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Bu sebeple ecrimisilde karşı tarafı temerrüde düşürmeye gerek yoktur. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira bedeli, en fazlası mahrum kalınan gelir kaybı karşılığı zarardır....

ilişkisinin söz konusu olmayacağı için TBK m. 66 uyarınca sorumlu tutulamayacağını, ---- adam çalıştıran sıfatıyla sorumluluğunun olmadığının kabul edilmesi --- sorumluluğunun da söz konusu olmayacağı, bunun doğal sonucu olarak da ---- kapsamında sigortalı sıfatını haiz olan ----- verdikleri zararlar açısından somut olayda sigorta tazminatı ödemenin bütün şartları gerçekleşmemiş olduğundan davalı ----- sigortalısının sorumlu tııtutamadığı haksız fiil netieesindc üçüncü kişinin malvarlığında meydana gelen zararı ------ sunulan 3.şahıs malı sorumluluk teminao kapsamında tazmin etmesinin söz konusu olmayacağı, 13-Davacı ----meydana gelen somut hasarın haksız fiil nedeniyle sorumlulukları söz konusu olan kişiler tarafından tazmin edilmesi durumunda esas alınacak olan meblağ, ---- hasar öncesi rayiç değeri olarak 100.000,00-TL olacağı, 14....

Birleşen 2016/82 E. sayılı davada davacı kiraya veren vekili; Kasım ve Aralık 2015 kira bedelinin tahsili için İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün 2015/35731 E. sayılı takip dosyası ile yapılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptaline, müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. 4....

Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile; Müvekkili şirket nezdinde sigortalı aracın kazadaki kusur oranı nispetinde müvekkili şirketin sorumluluğu bulunduğunu, bu kapsamda kusur oranının Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu'ndan alınan rapor ile tespit edilerek yargılamaya devam edilmesi gerektiğini, orijinal parça ve iskonto talebinin haksız olduğunu, davacı tarafın KDV talebinden müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, değer kaybı tazminatının tamamen haksız olarak öne sürüldüğünü belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ......

UYAP Entegrasyonu