WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

Paragrafında açık bir biçimde fuarın resmi makamların kararına istinaden ertelenmesi durumunda katılımcının bedel iadesi istemeyeceğinin düzenlendiğini ve fesih yetkisinin de tanınmadığını, fuarın davalı tarafınca ertelenmediğini, devlet yetkilileri tarafından alınan karar ile ertelendiğini, fuarın ertelendiğini tüm katılımcılara olduğu gibi davacıya da bildirdiğini, davacının sözleşmeyi feshetme yahut sözleşmeden dönme gibi bir beyanın bulunmadığı gibi bir an için aksi düşünülse dahi böyle bir durumun sözleşmenin 1/2.maddesine aykırı olacağını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretini davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; taraflar arasında düzenlenen 08/11/2019 tarihli fuar organizasyonu sözleşmesine istinaden davalı tarafa verilen senetlerden kaynaklanan menfi tespit ve istirdat davasıdır....

İcra takibi sonrasında açılmış olan menfi tespit davasında husumetin takip alacaklısına karşı yöneltilmesi gerekmektedir. Somut olayda, takip alacaklısı olmayan davalı ... aleyhine açılan menfi tespit davasında pasif husumet ehliyetinin resen incelenmesi gerekmiştir....

Sonuç olarak, menfi tespit ve kötüniyet tazminatı talebinin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine kesin olarak karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 19....

Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı 2013/379 E. 2014/513 K. sayılı davada, ödediği 169.750,00 TL'nin iadesi ile müspet ve menfi zararı ile yoksun kalınan karının tespitini ve tahsili talep etmiş, mahkemece müspet ve menfi zararı ile yoksun kalınan karını açıklaması talep edildiğinde, davacının söz konusu talepleri yönünden davasını atiye bıraktığını belirtmesi üzerine mahkemece, taşınmazın satış bedeli olarak ödenen 169.750,00 TL yönünden davanın kabulüne, atiye bırakılan talepler yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, söz konusu karar Yargıtay incelemesinden de geçerek kesinleşmiştir. Davacı eldeki dava ile, önceki davada atiye bıraktığı müspet ve menfi zararı ile yoksun kalınan karının tespitini ve tahsilini talep etmiş, mahkemece, satış bedeli olarak ödediği 169.750,00 TL'nin denkleştirici adalet ilkesi gözetilerek çeşitli ekonomik etkenlerin ortalaması alınmak suretiyle ... 10....

O halde mahkemece bozmadan sonra alınan bilirkişi raporundaki tespit doğrultusunda, iş sahibi banka tarafından açılan birleşen 2004/722 esas sayılı davada davanın kabulüne, yüklenici tarafından açılan birleşen 2004/873 esas sayılı davada menfi tespit isteminin yüklenici tarafından kalıcı depo alanına taşındığı belirlenen %10’luk miktara tekabül eden 74.288,74 TL üzerinden kabulüne, yüklenici tarafından açılan birleşen 2004/1322 esas sayılı menfi tespit davasının ise reddine karar verilmesi gerekir. Mahkemece usuli kazanılmış haklara aykırı şekilde ve hatalı hukuki değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir....

İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası yönünden davalı tarafın pasif husumet sıfatı bulunmadığından menfi tespit talebinin usulden reddine, 2- Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası ile Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı icra dosyaları yönünden davacının menfi tespit talebinin reddine, 3- Adalar İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı icra dosyasına ilişkin davacının menfi tespit davasının kabulü ile davacının iş bu icra dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, 4- Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı icra dosyasına ilişkin davacının menfi tespit davasının kabulü ile davacının iş bu icra dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, 5- İstanbul ........

ve bu onaylarında Ata Karnesi' nde işlenmesi gerekmesine karşılık dosyada ki bilgi ve belgelere göre böyle bir onayın bulunmadığı, onaylama işlemlerinden de taşımayı fiilen gerçekleştiren davalının sorumlu olduğu anlaşılmakla taşımanın usulüne uygun yapılmadığı kanaatine varılarak aksi de ispat edilmediğinden ve delil de sunulmadığından menfi tespit talebinin kabulüne, istirdadı istenen bedel yönünden ise davanın kısmen kabulüne, davalının takip başlatmakta kötü niyetli olduğuna yönelik delil sunulmadığından davacının tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir....

yanın menfi ve müspet zarar taleplerinin mahkememizce ispatlanamaması nedeniyle reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır....

TBK 470. maddesi gereğince eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği bir sözleşmedir. Davamızda somut uyuşmazlık konuları davacının sözleşmeyi fesihte haklı olup olmadığı ve sözleşmenin feshi nedeniyle menfi zararlarını davalılardan talep edip edemeyeceği noktalarında toplanmaktadır. Dosyamızda toplanan tüm deliller, alınan bilirkişi raporları ile; davalı iş ortaklığının edimini sözleşmede belirtilen 530 günlük sürede tamamlayamadığı ve bu nedenle davacı tarafından sözleşmenin 25.1., 26.1. ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu ile Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 20. maddesi gereğince gönderilen ihtarnamelerin sonuçsuz kalması nedeniyle 13.09.2017 tarih ve 2017/124 sayılı Yönetim Kurul Kararı ile feshedildiği ve fesih işleminde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır....

Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. 15. Bir başka deyişle; kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise, ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233). 16....

UYAP Entegrasyonu