ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/59 Esas KARAR NO : 2021/912 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/01/2021 KARAR TARİHİ : 17/12/2021 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesin özetle: Müvekkilinin yüklendiği proje kapsamındaki işlerin bir kısmının davalıya yaptırılması karşılığında, davalıya avans olarak 3 adet çek vermiş olduğunu, ancak davalı yüklendiği edimleri yerine getirmemiş ve çekler bedelsiz kalmış olduğunu, dolayısıyla müvekkilin borcunun bulunmadığına yönelik huzurdaki bu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, arabuluculuk faaliyetleri içinde müvekkilin istirdatını talep ettiği çeklerin piyasaya sürülmesi tehlikesi karşılığında müvekkilin haklarının sakata uğrama ihtimali ve Yargıtay 11....
Yerleşik Yargıtay uygulamasıyla da kabul edildiği üzere; ilk ihaledeki edimin yerine getirilmemesi nedeniyle yapılan ikinci ihalede zarara uğranıldığı iddiasıyla açılan davada mahkemece yapılması gereken, ikinci ihalenin makul bir sürede ve ilkiyle eşit koşullarda yapılıp yapılmadığının ve ikinci ihale ilk ihaleyle aynı koşullarda yapılmış olsaydı satışın yapılması muhtemel değerinin ne olacağının belirlenmesi ve tespit edilecek bu değer ile kaçırılan fırsat olarak değerlendirilen bedel (ilk ihalede verilen en yüksek ikinci teklif) arasındaki menfi zararın irat kaydedilen değerlerin de düşülmesi suretiyle denetime elverişli şekilde ortaya konulmasıdır. 5. Ancak bu şekilde davalının eylemiyle davacının iddia ettiği zarar arasındaki illiyet bağı tespit olunabilir ve zararın gerçek miktarı tespit olunabilir. 3. Değerlendirme 1....
Tüm bu durumun yanı sıra davacı tarafından açılan davanın istirdat davası mı yoksa menfi tespit davası mı olduğunun davacı yana açıklattırılması gerekmektedir....
Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun “Menfi tespit ve istirdat davaları” başlıklı 72. maddesi:“Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.” düzenlemesini içermektedir. Anılan maddeden anlaşıldığı üzere borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir ve takip konusu alacağın borçlusu olmadığının tespiti isteyebilir. Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur. Somut uyuşmazlıkta davacılar icra takibinden sonra menfi tespit davası açmıştır. .......
Yargıtay bozma ilamına göre Mahkemeci araştırılacak başka bir husus bulunmadığından, dosyaya alınan bilirkişi raporlarından hareketle yoksun kalınan kira kaybı alacağının 103.910,93 TL, başlanmayan 12 daire için menfi zararın 336.000,00 TL olarak belirlendiği tespit edilmiştir....
GEREKÇE: Dava, kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespiti ve ... A.Ş.'nin %50 hissesinin iadesi istemine ilişkindir. Davacı davaya konu senetlerin ve ... Gayrimenkul A.Ş'nin %50 hissesinin iptal edilen hakem kararına dayalı olarak verildiğini belirterek hakem kararının iptali ile menfi tespit ve şirket hisselerinin iadesi için bu davayı açmıştır. Hakem kararına karşı açılan iptal davası üzerine İstanbul BAM 14. H.D.'...
ne hiçbir borcunun bulunmadığının tespiti talepli olarak menfi tespit davası açtığını, her iki davanın.... ATM'nin ... Esas sayılı dosyasında birleştirildiğini, söz konusu dosyada 18.02.2012 tarihli karar ile ... A.Ş'nin teslim edimini yerine getirmediği tespit ve kabul edildiğini ve asıl davanın reddine karar verildiğini, kararın davacı tarafından temyiz edilmemekle kesinleştiğini, buna göre davacı şirketin makine bedelini veya kira bedelini ...'dan talep edemeyeceğine karar verildiği ve kararın kesinleştiğini, 18.06.2012 tarihli kararda birleşen dava yönünden ise asıl davada ... A.Ş.'nin alacak talebinin reddine karar verilmiş olduğundan menfi tespit talebi hususunda artık hukuki menfaat kalmadığı gerekçesiyle birleşen davanın da reddine karar verildiğini ve Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 18.03.2013 tarih 2012/13762 Esas, 2013/4705 Karar sayılı ilamı ile davalı ... lehine bozulduğunu, bozma üzerine.... ATM'nin 15.09.2015 tarihi ve ... Esas, ......
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2019/291 Esas KARAR NO: 2022/258 DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 01/10/2019 KARAR TARİHİ 21/04/2022 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili hakkında ------esas sayılı dosyası ile ömründe hiç görmediği, tanımadığı ve alacağı vereceği olmadığı davalı -----tarafından takip başlatıldığını, dava dışı kişiler tarafından davacı müvekkilin cirosunun iptal edilmeden davalıya devredilen çeklerin kötü niyetli olarak icraya konu edildiğini, icra takibine konu ------ keşide tarihli ------ tutarlı -----keşide tarihli ---- tutarlı ----seri no.lu çekler-----alındıktan sonra müvekkil tarafından ----- tarihinde takasa sunulması için kendi banka şubesine başkaca çeklerle birlikte teslim edilmiştir....
Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davada davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada hizmet sözleşmesinden kaynaklı menfi tespit-istirdat; birleşen davada sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri 3. Değerlendirme 1....
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/12-376 Esas ve 2019/279 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, İcra ve İflas Kanunu, icra takip hukuku açısından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre özel kanun olup, takip hukukuna ilişin uyuşmazlıklarda öncelikle İcra ve İflas Kanunu hükümlerinin uygulanması ve bu kanunda hüküm bulunmayan durumlarda ise İcra ve İflas Kanunu'nda gönderme olması veya anılan kanuna aykırılık oluşturması koşuluyla genel nitelikte olan Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanması gerekir. Hukukumuzda tespit davaları hakkında genel bir hüküm bulunmamaktadır. Menfi tespit davasının icra takibine etkisini belirlemek için, menfi tespit davası İcra ve İflas Kanunu'nda özel olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle HMK'nın 397/2. maddesi hükmüne göre, İİK'nın 72/4. maddesi hükmü özel nitelikte olup öncelikle uygulanması gerekir. İİK'nın 72/4 maddesine göre, menfi tespit davasının reddi kararı ile ihtiyati tedbir kararı kendiliğinden kalkar....


