Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, davalılara ait iş yerinde işçi olarak çalışmakta iken 16.12.2015 tarihinde iş kazası geçirdiği, davacının İstanbul SSGM'nin raporu ile maluliyet oranının %35 olarak tespit edildiği, maluliyet oranına itiraz üzerine YSK tarafından düzenlenen raporda davacının maluliyet oranının %35 olarak tespit edildiği ve kontrol muayenesinin gerekmediğinin anlaşıldığı, itiraz üzerine aldırılan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi raporunda da davacının maluliyet oranının %35 olarak tespit edildiğinin görüldüğü, kazanın oluşumundaki kusur oranının belirlenmesi açısından konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alındığı, bu raporda ise kaza olayının meydana gelmesinde %30 ... Termal...A.Ş'nin, %30 ... Mühendislik ... Ltd. Şti.'nin, %20 ... Isıtma ... Ltd....
Sgm tarafından düzenlenen 11/12/2013 tarihli yazı ile davacının maluliyet oranın %3,3 oranında olduğunun bildirildiği görülmüştür. Hesap bilirkişisi 22/02/2016 tarihli raporu ile davacının maddi zararını belirlemiştir. Hesap bilirkişisinden alınan rapordan sonra her ne kadar davacı tarafça maluliyet oranına itiraz edildiğine ilişkin dilekçe sunulmuş ise de davalı tarafa 24/05/2016 tarihli duruşmada verilen 4 hafta kesin süreye rağmen maluliyet tespitine ilişkin dava açılmadığı anlaşılmıştır....
Davacı vekili, dava dilekçesinde, kaza nedeniyle davacı müvekkilinin dosyada mevcut sağlık engelli kurulu raporuna göre %26 oranında maluliyeti kaldığını belirterek bu maluliyet oranına göre karar verilmesini talep etmiş, dava dilekçesinde maluliyet oranı konusunda fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmamıştır. Uyuşmazlık Hakem Heyetince her ne kadar hükme esas alınan ... Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'ndan 03.07.2017 tarihinde alınan raporunda, davacının %34 oranında meslekte kazanma gücünden kaybettiği belirtilmiş ise de, dava dilekçesinde maluliyet oranı %26 ile sınırlandırıldığı halde talep aşılarak davalının %34 malül olduğu kabul edilerek bu doğrultuda hazırlanan aktüerya raporuna göre hüküm kurulması isabetli değildir. O halde mahkemece, aktüer bilirkişiden davacının %26 maluliyet oranına göre düzenlenen raporuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir....
Davacı ...’ın davaya konu olay nedeniyle uğradığı maluliyet oranının tespiti bakımından haricen yabancı devlet kurumundan (Hessen Bakım ve Sosyal Dairesi ....) alınan 24.07.2010 havale tarihli raporuyla, davacının maluliyet oranı %20 olarak tespit edilmiş; mahkeme tarafından bozma öncesi tesis edilen hükümde, bu maluliyet oranına göre hesaplanan maddi tazminata karar verilmiştir. Mahkeme hükmünün davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyizi üzerine, %20 maluliyet oranına göre tesis edilen hüküm, davalı ... lehine bozulmuş; bozma gereği alınan, ATK 3. İhtisas Dairesi'nin 27.09.2017 tarihli raporunda, davacının maluliyet oranı %13 olarak tespit edilmiştir....
nce davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine ... tarafından verilen 17.01.2020 tarih 2021/İHK-1658 sayılı itirazın kabulü ile davanın kabulüne dair kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili; davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklet ile davalı nezdinde ... poliçesi olan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını, davalının tahkim başvurusundan önce % 6 maluliyet oranına göre ödeme yaptığını, ancak davacının maluliyetinin arttığını, aldıkları maluliyet raporuna göre davacının kazadan kaynaklı % 14 oranında maluliyetinin bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 39.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı, 500,00 TL tedavi ücreti olmak üzere toplam 41.000,00...
Bu haliyle davacının işgücü kaybı oranına ilişkin olarak dosyada bulunan maluliyet raporları arasında açık bir çelişki bulunmakta olup itiraz hakem heyetince bu konudaki çelişkiyi giderecek şekilde bir bilirkişi raporu alınmamıştır. Bu nedenle itiraz hakem heyetince maluliyet hususunda yapılan araştırma yetersizdir. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra da Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Yukarıda anılan raporlar arasında açıkça bir çelişki bulunduğu gibi kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmemişlerdir. Bu durumda yapılacak iş, Adli Tıp Kurumu 3....
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davalı vekili tarafından Mahkemece Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca alınan maluliyet raporunda belirlenen %4,2 maluliyet oranına itiraz edilmediğini, daha sonra mahkemece resen alınan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine istinaden alınan raporlarda ise sürekli iş göremezlik oranının bulunmadığının belirtildiğini, davalı vekili tarafından ilk rapora itiraz edilmemesi nedeniyle hakkında usuli kazanılmış hak oluştuğunu belirterek, mahkemece Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca düzenlenen raporda belirtilen %0 maluliyet oranının hükme esas alınamayacağını belirtmiştir. Uyuşmazlığın çözümü, "usuli kazanılmış hak" kavramının açıklanmasını gerekli kılmaktadır....
Davalı vekili kaza ile davacının psikolojik rahatsızlığı arasında illiyet bağı olmadığını ve maluliyet raporunun yeterli olmadığını savunmaktadır. Davacının maluliyetinin haksız fiil sorumlusunun fiili sonucu oluştuğunun, yani haksız fiil ile maluliyet arasında illiyet bağının bulunduğunun da belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Bu nedenlerle dosya kapsamındaki iki maluliyet raporu da hüküm kurmaya elverişli değildir. Ayrıca iki maluliyet raporu arasında da daimi maluliyet oranı bakımından çelişki mevcuttur. Bu yönüyle, maluliyet oranına ilişkin çelişki giderilmeksizin ve davacının psikolojik rahatsızlığı ile kaza arasında illiyet bağı tespit edilmeksizin hüküm kurulması hatalı olmuştur. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. İtiraz Hakem Heyeti tarafından; davacının davalıya başvuru sırasında sunduğu maluliyet raporunun usule uygun düzenlenmediği ve KTK'nın 97. maddesi ile ......
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/KIT- 567 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40 ıncı ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18 inci maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede, Yargıtay bozma ilamından sonra İtiraz Hakem Heyetince verilen karararın taraflara tebliğine ilişkin KEP belgelerinin, Yargıtay bozma ilamından sonra Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakultesi Adli Tıp Anabili Dalından illiyet bağı ve maluliyet oranına etki etme noktasında alınan bilirkişi raporunun, bu raporun taraflara tebliğine ilişkin belgelerin, varsa rapora itiraz dilekçesinin dava dosyası içerisinde ve UYAP ile oluşturulan elektronik ortamda bulunmadığı belirlenmiştir. Bu itibarla sözü geçen eksiklikler giderildikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Daireye gönderilmesi gerekir....
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/KIT- 567 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40 ıncı ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18 inci maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede, Yargıtay bozma ilamından sonra İtiraz Hakem Heyetince verilen karararın taraflara tebliğine ilişkin KEP belgelerinin, Yargıtay bozma ilamından sonra Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakultesi Adli Tıp Anabili Dalından illiyet bağı ve maluliyet oranına etki etme noktasında alınan bilirkişi raporunun, bu raporun taraflara tebliğine ilişkin belgelerin, varsa rapora itiraz dilekçesinin dava dosyası içerisinde ve UYAP ile oluşturulan elektronik ortamda bulunmadığı belirlenmiştir. Bu itibarla sözü geçen eksiklikler giderildikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Daireye gönderilmesi gerekir....


