İcra Müdürlüğünün 2018/35957 E. dosya ile takibi yapıldığını, borcun ödenerek dosyanın infaz edildiği halde takibe konu çek aslının infaz edilerek icra dosyasından alınarak muhatap bankaya iade edildiğini buna rağmen mükerrer takip yapıldığını ileri sürerek takibin iptalini talep etmiştir. Borçlunun mükerrerlik itirazı takip şartı olup kamu düzenine ilişkin olduğunda sürenin şikayet yolu ile mükerrer takibin icra mahkemesinde iptali mümkündür. HMK 114 maddesinde dava şartları arasında sayılan hukuki yarar ve derdestlik icra takipleri içinde geçerlidir. Bu konuda icra infaz kanununda hüküm olmadığı için niteliğine uygun düştüğü ölçüde HMK kuralları icra takipleri için de uygulanır. İcra mahkemesinin bu gerekçelerle takibin iptali kararı isabetlidir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ (KAPATILAN ... 5.SULH) Dava dilekçesinde itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davada, davalının meskeninde mükerrer kaçak elektrik kullanılması nedeniyle hakkında 6.115.87 TL asıl, 1.451.50 TL işlemiş faiz, 261.27 TL KDV alacağı toplamı 7.828,64 TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğu ileri sürülerek itirazın iptali, takibin devamına, %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili isteminde bulunulmuştur....
İİK’nun 71. maddesine göre süresiz olarak ileri sürülebilecek olan zamanaşımı şikayeti ise, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde zamanaşımının gerçekleşmesi hali içindir. Borçlu, itiraz dilekçesinde zamanaşımının oluştuğunu iddia ettiği zaman dilimini belirtmemiş ise de, itiraz tarihi itibariyle henüz takibin kesinleşmediği, hukuki tasnifin ise hakime ait olduğu dikkate alındığında, borçlunun itirazının İİK.nun 168/5. maddesi kapsamında takibin kesinleşmesinden önceki evreye ilişkin zamanaşımı itirazı olarak kabulü gerekir....
Davacı vekili dilekçesinde; davacı şirketin, İvrindi Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/12 E 2002/169 K. sayılı ilamı ile davalı idareye 5.280,47 TL tazminat ödemesine karar verildiğini, davalı idarenin 23.03.2004 tarihli yazısına istinaden anılan tazminatın yargılama giderleri ile birlikte 8.943,08 TL olarak ödendiğini, davalı idarenin bu kez aynı tazminat nedeniyle 10.116,14 TL üzerinden ilamlı icra takibine giriştiğini, takibin iptali için icra mahkemesinde açılan davanın ise reddedildiğini ileri sürerek; icra baskısı altında mükerrer ödenen faiz ve yargılama giderleri toplamı 3.216,78 TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte geri ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafça icra mahkemesinde açılan takibin iptali davasının reddedilerek kesinleştiğini, sözkonusu kararın eldeki dava yönünden kesin hüküm oluşturduğunu savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR- Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalılar, dava konusu alacakla ilgili daha öncede takip yapıldığını, yeni takibin mükerrer takip olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, itirazın takip hukukuna ilişkin ve sadece mükerrerlik iddiasına yönelik olup, borcun aslına bir itirazını bulunmadığı, itirazın giderilmesi için bir alacak davası niteliğinde olan itirazın iptali davası açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir....
İcra Müdürlüğü'nün 2015/2167 Esas sayılı dosyasında takibe konulmak suretiyle aleyhine mükerrer takip başlatıldığını ileri sürerek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece; ilk takibin canlandırılarak aynı dava konusuna ilişkin takip yapılabileceği gerekçesiyle şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nun 30. maddesinde; “Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.” hükmü yer almaktadır. Öte yandan; tarafları aynı olan ve aynı ilamdan kaynaklanan alacakların, aynı takip dosyası üzerinden harcı yatırılarak tahsili mümkün iken, makul ve kabul edilebilir bir gerekçe olmaksızın ayrı takip başlatılması, yukarıda yasa ile düzenleme altına alınan usul ekonomisi ilkesine aykırılık teşkil etmesi sebebiyle, ayrı takip yapılmaması gerektiği benimsenmiş ve bu yöndeki uygulama süreklilik kazanmıştır. Somut olayda, takibe dayanak ......
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile aynı alacağa ilişkin önce başlatılan takibin borca itiraz üzerine durdurulduğu, açılan itirazın iptali davasının da huzurdaki dava açılmadan önce takip edilmediği için açılmamış sayılmasına karar verildiği ve kararın 31.12.2019 tarihinde kesinleştiği, alacaklı temlik alan davacı tarafından borçlu davalılar aleyhine aynı alacağa dayalı olarak başlatılan ve işbu davanın dayanağı olan adi takip yolu ile icra takibine borçlu davalılar tarafından süresinde itiraz edilmesi üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, ancak dava konusu takibin mükerrer ilamsız takip olduğu için usulüne uygun bir takip olmadığı ve itirazın iptali davası için dava şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/132 E.,2014/181 K. sayılı kararıyla 172.547,00 TL asıl alacak ve 520,00 TL işlemiş faiz üzerinden takibin devamına karar verildiği, kararın borçlu tarafından tehiri icra talepli olarak temyiz edildiği, itirazın iptali davasında ilam konusu tüm alacak kalemleri ve ferileri de göz önüne alınarak dosya hesabı yapıldığı, belirlenen alacağı karşılayacak değerde teminat mektubunun dosyaya sunulduğu, teminat mektubuna rağmen 11/05/2014 tarihli icra emrinin mükerrer tahsilata yönelik olarak düzenlendiği iddia edilerek icra emrinin iptali ile takibin geri bırakılmasının borçlu tarafından talep edildiği, mahkemece, şikayetin kabulü ile icra emrinin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır. İtirazın iptali davası sonucunda verilen karar uyarınca, ilamsız icra takibine ilişkin dosya üzerinden (4-5) örnek icra emri düzenlenerek takibe devam edilmesine yasal engel bulunmamaktadır....
Davalılar vekili, kullandırılan kredinin teminatı olarak verilen senetle ilgili yapılan icra takibine karşı İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2001/827 Esasında menfi tespit davası açıldığını, davacının giriştiği takibin mükerrer olduğunu, davalılardan ...’nun kefalet limitinin 60.000.-TL.olup, borcun tamamından sorumlu tutulamayacağını, hesap kat ihtarnamesinin tebliğ edilmediğini, bu nedenle temerrüt faizi istenemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, itirazın kısmen iptaline, takibin 278.297.99.-TL.üzerinden, 36.724.46....
mükerrer takip olduğunu açıklayarak 2.takip olan İcra Müdürlüğü'nün 2013/5743 Esas sayılı takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir....


