WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

İİK'nın 128/a-1. maddesinin ilk cümlesine göre; kıymet takdirinin tebliğ edildiği ilgililer, raporun tebliğinden itibaren yedi gün içinde raporu düzenleten icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesinde şikayette bulunabilirler. Kıymet takdirine itiraz üzerine mahkemece verilecek kararlar kesin olmakla beraber süresinde şikayet hakkının kullanıldığı hallerde icra mahkemesi kararının, ihalenin feshinin istenmesi sırasında incelenmesi mümkündür (HGK'nın 17.03.1999 tarih - 1999/12-161 E.- 148 K. sayılı kararı). Ancak, kıymet takdirine süresinde itiraz etmeyerek yasanın öngördüğü bu olanağı kullanmayanlar, kıymet takdirine ilişkin hususları ihalenin feshi sebebi olarak ileri süremezler. Somut uyuşmazlıkta; ihalesi yapılan taşınmazın değerinin icra müdürlüğünce 10.000.000,00 TL olarak tespit edildiği, borçlu ile ipotek borçlusunun kıymet takdirine itirazı üzerine İstanbul 3....

Somut olayda, ihalenin feshini isteyen şikayetçinin, şikayet dilekçesinde yurt dışında (Belçika) yaşadığını, icra dosyasından tebligatların bu adrese yapılmadığını ileri sürerek ihalenin feshi isteminde bulunduğu, şikayet dilekçesinde ve vekilinin vekaletnamesinde de yurt içinde bir adresin gösterilmediği anlaşılmaktadır O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin şikayetin esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak, İİK’nın 134/2. maddesindeki koşulu taşımayan ihalenin feshine ilişkin istemin dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz ise de, sonuçta istem reddedildiğinden sonucu itibariyle doğru olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI....

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline gönderilen ödeme emri, 103 davetiyesi, kıymet takdir raporu ve satış ilanına ilişkin tebligatların usulsüz olduğu, taşınmazın değerinin düşük takdir edildiği, tebliğ işlemi usulsüz olduğundan müvekkilinin kıymet takdirine itiraz hakkını kullanamadığı, kıymet takdirinin yapıldığı tarihten sonra da taşınmazın değerinin olağanüstü şekilde arttığı, satış ilanının ilgililere tebliğ edilmediği, ihalenin saatinde başlatılmadığı, e-satış tutanağının dosya içinde olmadığı belirtilerek ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; ihalenin usul ve yasaya uygun olarak yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir. III....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kamu düzeni yönünden yapılan incelemede ihalenin feshini gerektirir bir yön olmadığı, satış ilanının borçlunun bilinen adresine çıkarıldığı ve iade edildiği, daha sonra TK 21/2. maddesine göre borçlunun mernis adresine tebliğ edildiği, kendisine kıymet takdiri tebliğ edilmeyen ilgililerin, satış ilanının tebliğinden itibaren yedi günlük sürede kıymet takdirine itiraz etmemeleri halinde, yine bu hususu ihalenin feshi nedeni olarak ileri sürmeleri mümkün olmadığı, satışa hazırlık işlemlerinden kaynaklanan nedenlerle ihalenin feshi isteminde bulunulabilmesi için yedi günlük sürede icra mahkemesi nezdinde şikayet konusu yapılması gerektiği, takibe ve borca itiraz niteliğindeki hususların ihalenin feshi nedeni sayılmadığı, diğer ilgililere yönelik tebliğ işlemlerinin usulsüzlüğünün ancak ilgilisi tarafından ileri sürülebileceği, teklif verenler listesinin tellal, alıcı ve icra müdür yardımcısı...

Şikayetçinin satış ilanı tebliği ile taşınmazların ayrı ayrı satılacağını öğrendiği halde bu tarihten itibaren İİK'nun 16/1.maddesinde öngörülen yasal sürede icra mahkemesine başvurarak şikayet konusu yapmadığından, aynı nedene dayanarak ihalenin feshini talep etmesi mümkün değildir. Kaldı ki, satışa esas alınan 10.09.2013 tarihli kıymet taktir raporunda taşınmazlar için ayrı ayrı değer tespit edilmesine rağmen, borçlunun kıymet takdirine itiraz dilekçesinde de taşınmazların birlikte satılması halinde değerinin daha yüksek olacağı hususunu dile getirmeyip sadece değerlerinin düşük takdir edildiğini ileri sürdüğü görülmektedir. O halde; mahkemece, şikayet dilekçesinde ihalenin feshi nedeni olarak ileri sürülen sair hususlar incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....

Bu durumda şikayetçi borçlu tarafından kıymet takdirine süresinde itiraz edilmediğinden kıymet takdir raporunun kesinleştiği de gözetildiğinde zarar unsuru gerçekleşmemiş olup şikayetçinin ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmamaktadır. Mahkemece istemin bu nedenle reddi yerine işin esasının incelenerek sonuca gidilmesi yerinde değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden mahkeme kararı sonucu itibariyle doğrudur. Ancak bu durumda İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca işin esasına girilemeyeceğinden şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir. SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile ......

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kıymet takdirine itiraz üzerine mahkemece taşınmazın kıymet takdirinin tespit edildiği, belirlenen değerin kesinleşmiş olduğu, satış ilanına ilişkin tebligatların usulüne uygun yapıldığı, satışın yapıldığı tarihte satışa esas kıymet takdirinin 2 yıllık geçerlilik süresinin dolmadığı, haczin devam ettiği, satışın süresinde istendiği, ilan tarihi ve satış tarihi arasında bir aydan uzun zaman olduğu, satışın satış ilanında belirtilen yer, tarih ve saatte yapıldığı, tellal bulunduğu, KDV oranının doğru olarak belirlendiği, satış ilanının tirajı 50.000'in üzerinde olan gazetede usul ve yasaya uygun olarak ilan edildiği, ilanının elektronik ortamda yapıldığı, satış şartnamesinde tüm bilgilerin bulunduğu, ihalenin ilan edildiği saate uygun olarak başlatıldığı, ihaleye fesat karıştırıldığına dair delil olmadığı, davacı yönünden zarar unsurunun gerçekleşmemiş olduğu gerekçesi ile ihalenin feshi talebinin...

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayetçi borçlu tarafından tüm taşınmaz ihalelerine yönelik olarak aynı nedenlere dayalı olarak ihalelerin feshinin istenildiğini, ortak bir değerlendirme yapılmasının gerektiğini, şikayetçinin ilk olarak yapılan tebligatların usulsüz olduğunu ileri sürdüğünü,şikayetçinin ancak kendisi açsından bunu ileri sürme hakkına sahip olup her ilgilinin bu durumu kendisinin şikayet konusu yapabileceğini, bu bağlamda kıymet takdiri ve satış ilanı tebligatlarının borçlu şirkete 21/1 maddesi uyarınca ticaret sicilinde kayıtlı adreslerine usulüne uygun olarak yapıldığını, borçlu şirket tarafından 3350 ada 2 parsel 4 ve 29 no.lu dairelere ilişkin olarak kıymet takdirine itiraz davası açıldığını ve davanın kabulüne karar verilerek taşınmazlara yeniden kıymet takdir edildiğini, bu halde kıymet takdirine itiraz davalarında verilen hükmün incelenebileceğini ancak ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürülen...

Bölge Adliye Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Şikayetçi borçlunun, sair iddiaları ile birlikte satış ilanının usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürerek 4 adet taşınmaz ihalesinin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, ilk derece mahkemesince, kıymet takdirine itiraz yargılamasında borçlunun vekil ile temsil edildiği ve vekile satış ilanının tebliğ edilmediği gerekçesi ile şikayetin kabulüne ve ihalenin feshine karar verildiği, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, şikayetçi borçlunun kıymet takdirine itiraz yargılamasında vekil ile temsil edildiği, ancak şikayet dilekçesinde açıkça vekiline satış ilanının...

İcra Hukuk Mahkemesi'nce kıymet takdirine itiraz sonucu belirlenen 250.000,00 TL değer üzerinden satışa çıkarılması gerekirken; satış memurluğunca tespit edilen muhammen bedel esas alınmak suretiyle ihalenin gerçekleştirilmesinin usulsüz olduğu ileri sürülerek ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurulduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; HMK'nun 322/2. maddesinde; ''Paylaştırma ve ortaklığın giderilmesi için satış yapılması gereken hâllerde, hâkim satış için bir memur görevlendirir. Taşınır ve taşınmaz malların satışı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yapılır.''hükmüne yer verilmiştir.Satış memurunun,satış bedelinin tevziine kadar her muamelesine karşı şikayet mercii, ortaklığın giderilmesine karar veren Sulh Hukuk Mahkemesi'dir. Öte yandan, HMK'nun 1. maddesi hükmüne göre, göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup; mahkemece re’sen dikkate alınması zorunludur. Somut olayda, .... 1....

UYAP Entegrasyonu